KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/801
- Karar no
- 2024/1973
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 06/01/2022
- Numarası
- 2019/950 Esas - 2022/3 Karar
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı araç ile davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 26/10/2012 tarihinde karıştıkları kaza sonucu ...'ın vefat ettiğini, ...'ın vefatı nedeniyle, annesi ...ve babası ...'ın müvekkili şirkete karşı Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/638 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, verilen karar ile müvekkili şirketin davacılara tazminat ödemesine karar verildiğini, Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/638 Esas, 2015/789 Karar sayılı, 19/10/2015 tarihli ilamının ... sayılı dosyası ile takibe konulması sebebiyle,
müvekkili şirket tarafından 144.620,18TL tazminatın 01/02/2019 tarihinde ödendiğini, Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/638 Esas sayılı ilamına göre davalı ...
A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı aracın % 15 oranında kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından 01/02/2019 tarihinde ödenen 114.620,18TL tazminattan davalı şirkete sigortalı aracın %15 kusur oranına isabet eden 17.193,03TL tazminatın tahsili için davalı şirkete yapılan rücu taleplerinin neticesiz kalması üzerine, müvekkil şirket tarafından dava şartı olması sebebiyle Arabuluculuk alternatif çözüm yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmazlık ile sonuçlandığını belirterek,
17.193,03TL tazminatın ödenme tarihi olan 01/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 19/07/2012 başlangıç ve 19/07/2013 bitiş tarihli ... no’lu ZMMS poliçesi kapsamında müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunduğunu, müvekkili şirketin poliçe sorumluluğunun trafik sigorta poliçesini temin etmiş olduğu ... plakalı aracın kusuru oranında olduğunu, Polis Memuru tarafından tanzim edilen 26/11/2012 tarihli kusur bilirkişi raporunda,
Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 14/01/2103 tarihli kusur bilirkişi raporunda, yine trafik bilirkişisi Polis Memuru tarafından tanzim edilmiş olan 23/06/2014 tarihli kusur bilirkişi raporunda, İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilmiş olan 01/11/2014 tarihli kusur bilirkişi raporunda, müvekkil şirket nezdinde trafik sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur izafe edilmediğini,
daha sonra alınan ve hükme esas alınmış olduğu anlaşılan 02/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda trafik sigortalı araç sürücüsüne %15 oranında kusur izafe edilmiş ise de, mevcut raporlar karşısında müvekkili şirket sigortalısına izafe edilen kusurun kabulüne imkan bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın reddine " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
ATK raporunun eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hazırlandığını, ... plakalı araç sürücüsünün dikkatsız ve tedbirsiz araç kullanmaktan dolayı kusurlu olduğunu, kazadaki tüm kusurun hayvana verilmiş olmasının, dava konusu kazaya, kaza mahalli şartlarına ve araçların tedbirli kullanılması gerekliliği gerçeklerine aykırı olduğunu, Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/638 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun keşif yapılarak alındığını, yolun ve kaza mahallinin durumunun tespit edildiğini ve kazaya karışan tarafların dinlendiğini,
davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören 3. kişilere ödenen tazminatın sigortalının kusuru oranında davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut olayda,
26/10/2012 tarihinde saat 17.45 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Muş istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, yola giren başıboş hayvan (eşek) grubuna aracının sol ön kısımlarıyla çarpması,
çarpmanın etkisiyle yolun karşı yönüne savrulan eşeğe karşı yönden Muş istikametinden gelmekte olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpıp takla atması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği görülmüştür.Kaza tespit tutanağında: ... plakalı otomobilin eşeğe sol şerit üzerinde çarptığı, ... plakalı otomobilin 7 metre fren izi bırakarak sol şerit üzerine savrulan eşeğe çarptığı, akabinde sola doğru yönelip, karşı yön bölümünü de geçerek 85 metre lastik ve sürtünme izleri bırakarak yol kenarına çarptığı,
bu noktadan sonra taklalar atarak yol dışı kaldığı belirtilmiştir.Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/638 Esas sayılı dosyasında bulunan, 13/06/2014 tarihli keşfe binaen hazırlanmış 23/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'ın kusursuz, sürücü ...'in kusursuz, başıboş hayvanların sahibinin asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.Muş 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/638 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat sonucu İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesince İTÜ'de görevli bilirkişi heyetinden alınan 01/11/2014 tarihli raporda;
sürücü ...'ın kusursuz, sürücü ...'in kusursuz, başıboş eşeğin kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında etkili olduğu bildirilmiştir.Muş 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/638 Esas sayılı dosyasında, Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat sonucu hazırlanan 02/02/2015 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğü bilirkişi heyeti raporunda.
Telef olan eşek sahibinin % 60 oranında, sürücü ...'ın % 25 oranında, sürücü ...'in % 15 oranında kusurlu oldukları kanaati belirtilmiştir. Mahkemece alınan, ATK Trafik İhtisas Dairesi bünyesinde oluşturulan "Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu" tarafından oy birliği ile düzenlenen 22/09/2021 tarihli raporda.
Olayda sürücü ...’in kusursuz, sürücü ...’ın kusursuz, olay mahallinde başı boş halde bulunan hayvan grubunun (eşek) meydana gelen olayın oluşumunda % 100 oranında etken olduğu kanaati bildirilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre;
davacı şirkete ZMMS sigortalı... plakalı araç ile davalı şirkete ZMMS sigortalı ... plakalı aracın 26/10/2012 tarihinde karıştıkları trafik kazasında dava dışı ...'ın vefat ettiği, müteveffanın desteğinden yoksun kalan anne ve babası tarafından davacı şirket aleyhine açılan Muş 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/638 Esas, 2015/789 Karar sayılı ilamı nedeniyle davacı şirket tarafından ödenen tazminatın, davalı sigorta şirketinin sigortalısının %15 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle ödenmesinin talep edildiği,
olaya ilişkin farklı bilirkişiler ve heyetler tarafından düzenlenmiş kusur raporları bulunduğundan çelişkilerin giderilmesi için mahkemece ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 24/09/2021 tarihli raporda; kazaya karışan her iki sürücünün de kusursuz olduğu, kusurun tamamen başı boş halde bulunan hayvan grubuna (eşek) ait olduğu yönünde kanaat bildirildiği, Muş 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının içeriği, kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve mevcut tüm raporlar gözetildiğinde meydana gelen kazada araç sürücülerinin kazaya engel olmak için alabilecekleri bir önlem bulunmadığı,
birbirini doğrulayan önceki iki rapor ve ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna itibar edilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü...'in kazada kusursuz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/801, K. 2024/1973, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama