KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Esas no
- 2023/1156
- Karar no
- 2026/685
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13/12/2022
- Numarası
- 2021/746 Esas - 2022/853 Karar
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/12/2021
- Karar yazım tarihi
- 27/03/2026
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 07.12.2020 tarihinde davalı ...
A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalısı olan ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında sigorta eksperine yaptırılan tespit sonucu hasar bedelinin, sigorta şirketinden yazılı olarak talep edildiğini, davalı şirketin başvurularına herhangi bir cevap vermediğini ve herhangi bir ödeme de yapmadığını, bunun üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduklarını ancak davadan el çekilmesine karar verildiğini, olayda ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta büyük oranda maddi hasar meydana geldiğini,
sigorta eksperine yaptırılan tespit sonucu 552,54 TL ekspertiz ücreti ödendiğini şimdilik 1.000,00 TL hasar bedeli, 552,54 TL eksper ücreti olmak üzere toplam 1.552,54 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacı tarafın başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmediğini, hasarın oluş şeklini tespit ve maddi tazminatın hesabına ilişkin asgari ve mer’i düzenlemelere uygun belge ve inceleme fırsatı sunulmadığından tazminat talebinin kısmen veya tamamen yerine getirilemediğini, tazminat hesaplanması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınması ile ekspertiz ücretinin poliçe teminatı kapsamında yer almadığını belirterek davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile toplam 20.805,62 TL'nin (20.253,08 TL hasar onarım bedeli, 552,54 TL ekspertiz ücreti alacağı olmak üzere) 13.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulen reddi gerektiğini, öncelikle kazaya ilişkin tüm delillerin dosyaya kazandırılması ile öncelikle kaza ile hasarın uyumu bakımından teknik inceleme yapılması taleplerinin bulunduğunu, daha önce sigorta tahkime aynı nedenle başvuruda bulunulduğu ancak itiraz hakem heyetince hasar ile kazanın uyumu konusunda keşif ve araç üzerinde inceleme yapılması,
sunulan evrakların okunaksız olması nedeniyle el çekilmesine karar verildiğini, davacının kusura ilişkin iddiaları gerçeği yansıtmamakla, öncelikle kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davacı taraf Türk Ticaret Kanunu gereğince yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmakla;
müvekkili şirketin zararın tespiti açısından bilgi alma hakkını engellediğini, trafik sigortası genel şartları hükümlerine göre yapılacak hesaplamanın üzerinde kalan zararın reddi gerektiğini, davacı tarafın talebine konu ekspertiz ücreti poliçe teminatı kapsamında yer almadığını ve ekspertiz raporu dava değerini belirlemek amacıyla da kullanılmamış olup makul ve faydalı masraflar arasında da kabul edilemeyeceğini, ekspertiz ücreti olarak talep edilen ücret fahiş olup davacı taraf söz konusu tutarı ödediğini gösterir belge de sunmadığını, her durumda söz konusu giderin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesi gerektiğini,
müvekkili şirkete gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan temerrüt tarihi dava tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporundan da görüleceği üzere müvekkil şirketin ... marka araçlarda orijinal parçalar için %40 indirim imkânı bulunduğu, bu oranda iskonto uygulanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut olayda, 07.12.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kazaya karışan sürücüler arasında tutulan maddi hasarlı trafik kazası tutanağında; "... plaka sayılı araç sürücüsü ...; sola dönüşün en sağda olduğunu geç farkettim ve direksiyonu sağa ani çevirdim ... plakalı araca arkadan çarptım, "... plaka sayılı araç sürücüsü ....
Hadımköy yolunda ilerlerken ... plakalı araç duramayıp bana arkadan vurmuştur direksiyon hakimiyetini kaybederek aracımla orta refüje çıktım" şeklindeki açıklamalarını imzaladıkları görülmüştür.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda;
davalıya ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...' nun, 2918 sayılı KTK nun madde 54/a (Sürücülerin önlerinde giden Önündeki sürücünün başka bir taşıt veya aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermemiş olması) madde 56/a (Kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, İşaret vermeden şerit değiştirmeleri) kurallarını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiği ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...' nın; meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda sürücülerin kendi aralarında düzenledikleri maddi hasarlı kaza tespit tutanağı ile uyumlu olan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yine bilirkişi raporunda.
Trafik kazası tespit tutanağı, kazanın oluş şekli, kaza sonrası fotoğrafların ve dosya içeriğinde bulunan belge ve bilgilerin incelenerek değerlendirilmesi neticesinde (İşçilik + boya işçiliği + değişen parça) vergiler hariç 20.253,08 TL bedelin meydana gelen hasar ve kaza yönünden uyumlu olduğu belirtildiğine göre kaza ile hasarın uyumlu olmadığına,
davacıya ait aracın arkadan aldığı darbe ile orta refüje çıktığı kaza tespit tutanağından anlaşılmakla aracın ön kısmından da hasarlanmış olmasının kaza şekline uygun olmasına ve Sigorta Tahkim dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı miktar hasar tespit edilmiş ve raporda açıkça iskonto uygulandığı belirtilmiş olmasına ve davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılarak hasar dosyası açılmış olmasına göre başvuru koşulunun yerine getirilmiş olmasına ve mahkemece başvurudan 8 iş günü sonrasından faiz başlatılmış olmasına göre bu yönlerden istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Davacının aracında davalının inceleme yapmak istediği ancak engellendiğine ilişkin delil sunulmadığı ve ispat külfeti yerine getirilmediğinden bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamına göre davacının hasarlanan araç için ekspertiz incelemesi yaptırdığı sabit olup 6100 sayılı HMK'nın 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK'nın 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle talep edilen ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
İstinaf talebi yerinde görülerek karar düzeltilmiştir.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN
1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 391,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1156, K. 2026/685, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama