KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Esas no
- 2023/509
- Karar no
- 2026/43
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/03/2022
- Numarası
- 2017/389 Esas - 2022/254 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.197 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat 02:40 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucu yaralanmasına sebebiyet verdiğini, sürücü ...'in kusurlu olduğunu, trafik kazasında müvekkilin bedensel zarara uğraması nedeniyle toplanacak delillere göre şimdilik kısmen 100,00 TL nin işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden sigorta yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline ayrıca 80.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ...
San. ve Tic. Ltd.
Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, görevli olan mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalılarının kusuru oranında poliçede gösterilen azami teminat limiti dahilinde olduğunu, davacının ancak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminata ilişkin davasının feragat nedeniyle reddine,
davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, 35.000,00 TL manevi tazminatın ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ... şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, " karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne ilişkin kararı;
dosya kapsamında toplanan deliller ve mahkeme İçtihatları yönünden usul ve yasaya aykırı olup müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, mezkur kaza sonucunda bacağında meydana gelen 1 cm'lik kısalma sebebiyle halen yürümekte zorluk çektiğini ve hayatı boyunca bu zorlukla karşı karşıya kalacağını talepleri doğrultusunda toplam 80.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, ... günü saat 02:40 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobili ile Avcılar istikametinde maddi hasarlı trafik kazası yapması nedeniyle sol şerit üzerinde aracı ile durduğu esnada;
aracının arka kısmına gerisinde sol şerit üzerinde seyir halinde olan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması ve akabinde çarpmanın etkisi ile park halindeki aracın yanında bulunan ve yardıma gelen polis memuru davacı ... ve dava dışı kişilere çarpması ile meydana gelen kazada davacının davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11/02/2019 tarihli raporda; davalı sürücü ...'in, %75 oranında, dava dışı sürücü ...'in, %25 oranında kusurlu olduğu ve davacının kusursuz olduğunu tespit eden kusur raporu ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22/10/2021 tarihli rapora göre; kaza nedeniyle davacının %17.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı; iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği;
iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğini belirten maluliyet raporu dikkate alınarak manevi tazminata kısmen hükmedildiği görülmüştür.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yarlanmasının mahiyeti ve maluliyet oranı ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu,
50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 304,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/509, K. 2026/43, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama