KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/51
- Karar no
- 2023/2329
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 20/06/2022
- Numarası
- 2021/589 Esas - 2022/518 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 01/10/2011 tarihinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada ...'nun hayatını kaybettiğini, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi nedeniyle limiti kadar sorumlu olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/06/2011 tarihli 2011/17-142 E, 2011/411 K, sayılı kararında "Sigortalı aracın sürücüsünün kendi kusurundan dolayı vefatı halinde desteğin mirasçılarının üçüncü kişi sıfatıyla araç sigortacısından tazminat talep edebileceği"'nin kabul edildiğini belirterek ölenin annesi ... için 100,00 TL, ölenin babası ... için 100,00 TL,
olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini ... için 20.059,00 TL artırarak 20.159,00 TL ye, ... için 19.694,67 TL artırarak 19.794,67 TL' ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müteveffa ...'nun babası ve annesi olan davacılar ... ve ...' nun davadan önce müvekkil şirkete başvuruda bulunmadıklarını, huzurdaki davanın da, müteveffa ...'nun eşi ve çocuklarına mahkeme ilamı doğrultusunda ödeme yapıldıktan sonra açıldığını, müteveffa ...'nun eşi ve çocukları tarafından destekten yoksunluğa ilişkin açılan davada bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/03/2013 tarihli hesap bilirkişi raporunda sadece eş ve çocuklar için destekten yoksunluk tazminatı hesaplandığını, dosyanın bu rapor doğrultusunda Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/219 Esas, 2014/449 Karar sayılı ilamı ile karara çıktığını,
müvekkil şirketin mahkeme tarafından verilen ilam doğrultusunda poliçe teminatının tamamını ödediğini, yapılan ödemede müvekkil şirketin kusurundan ve ihmalinden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın kendi paylarının da müteveffanın eşi ve çocuklarına ödendiği iddiasında ise davasını müteveffa ...'nun eşi ve çocuklarına yönlendirmek zorunda olduğunu, ödenecek başkaca bir teminat kalmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davanın reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatının sadece eş ve çocuklar tarafından değil, müteveffanın hayatta olan anne ve babası tarafından da talep edilebilecek bir tazminat olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı için yapılan müracaatları üzerine,
nüfus kayıt örneği ile mirasçılık belgesinin başvuranlardan istendiğini, basiretli tacir gibi hareket eden tüm sigorta şirketlerinin benzer durumda nüfus kayıt örneği ile mirasçılık belgesini isteyip hesaplamasını buna göre yaptığını, davalı sigorta şirketinin basiretli bir şekilde hareket etmediğini, davalı sigorta şirketinin iyi niyetli kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,
ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 21/05/2021 tarih, 2019/1381 Esas 2021/932 Karar sayılı kararı ile "...Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine;
aynı maddenin 2. fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir.
Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Somut olayda davacılar tarafından destek ...'nun vefatı sebebiyle tazminat talebiyle açtıkları davada, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde ölüm halinde kişi başına teminat limitinin 200.000,00 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi vekili muris ...' nun vefatı sebebiyle eş ... ve çocuk ... için poliçe teminatının tamamıyla destek tazminatı ödediğini belirtmiştir.
Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/219 Esas, 2014/449 K. sayılı ilamında ...' nun vefatı sebebiyle eş ... ve çocuk ... için toplam 200.000,00 TL tazminat hüküm altına alınmış, 19/06/2014 tarihinde verilen karar Ankara ... İcra Müdürlüğü' nün .. E. nosu ile takibe ko.nmuş, 24/07/2014 tarihinde 320.639,05 TL ödenmiş, dosya hesabı ile eksik kalan 4.814,61 TL de yine davalı sigorta şirketince 26/09/2014 tarihli dekont ile ödenmiştir.
Davalı tarafça bahsi geçen karar yönünden yasa yollarına müracaat edildiği ileri sürülmediği gibi Uyap sistemi üzerinde (Gerek BAM ve gerekse Yargıtay) bu yönde bir kayda ulaşılamamıştır.
Mahkemece, "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesi karşısında, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/219 Esas, 2014/449 K. sayılı dosyası da incelenerek, sigorta şirketince yapılan ödemenin iyiniyetli olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu hususa değinen istinaf itirazı yerindedir." gerekçesiyle kararı kaldırmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre. İlk Derece Mahkemesince.
Dairemiz kararı doğrultusunda Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/219 Esas, 2014/449 Karar sayılı dosyasının incelenmesi sonucu, " poliçe teminatının tamamının kulanılarak müteveffanın eşi ... ile kızı ...'ya 24/07/2014 tarihinde 320.639,05 TL, 26/09/2014 tarihinde 4.814,61 TL olmak üzere toplam 325.453,66 TL ödenerek icra dosyasının kapatıldığı, dava konusu ölümlü kazanın 01/10/2011 tarihinde meydana geldiği, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2014/449 Esas sayılı dosyada verilen karar gereği anılan hak sahiplerine davalı sigortacı tarafından yapılan son ödemenin 26/09/2014 tarihinde olduğu,
eldeki dosyanın davacıları tarafından davalı sigortacıya yapılan başvuru tarihinin ise anılan ödeme tarihinden 2 yılı aşkın süre sonra 15/11/2016 tarihi olduğu, diğer hak sahipleri tarafından sigortacı hakkında açılan davanın yargılaması ve bu yargılama sonucu verilen karar gereği yapılan ödeme tarihine kadar davacıların sigortacıya yapılmış bir başvuruları bulunmadığından davalı sigortacının dosyadaki davacıların gelini ve torunu olan diğer hak sahiplerine yapmış olduğu ödemelerin iyi niyetle yapılmış ödemeler olarak kabul edilmesi gerektiği,..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacılar
vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/51, K. 2023/2329, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama