KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/52
- Karar no
- 2023/1117
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... (TC No:...)-Kurtuluş Mah. Bayrak Sk.N:2/4 Gürsu/ BURSA
- Vekili
- Av. ... - [16541-45641-....] UETS
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - [35746-46473-....] UETS
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 14/12/2020
- Karar yazım tarihi
- 25/12/2023
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Bursa 5.Tüketici Mahkemesinin 2020/513 Esas 2021/274 Karar sayılı 04/06/2021 tarihli görevsizlik kararı sonucu mahkememize tevzi olunan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Bursa 5.Tüketici Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle:müvekkilinin 26.06.2018 tarihinde Kara Kuvvet Komutanlığı uzman erbaş sınavına katılıp, uzman erbaş olarak 15.08.2018 komando olarak sınıflanmış ancak; görevlendirme tebligatının kendisine PTT Genel Müdürlüğü Bursa Bölge Müdürlüğü ve (Çalışanı Süleyman Biler) kusuruyla tebliğ edilmemesi nedeniyle TSK Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Erbaş Şube Müdürlüğünce,
süresinde görevlendirme yazısında belirtilen birliğine teslim olmadığı için mesleğe kabul şartlarını ihlal ettiğinin bildirilmesi üzerine Ankara 5. İdare Mahkemesi'ne açılan 2019/83 Esas sayılı davanın 16/10/2019 tarihinde kabul edildiğini, Bursa Merkeze gelen kabul ve görevlendirme yazısının PTT Yıldırım Dağıtım Müdürlüğüne ulaşmadığı,
müvekkilinin adres bölgesinde görevli PTT memurunun TSK Kara Kuvvetleri tarafından gönderilen evraktaki adresin Tebligat Kanununa uygun olarak düzenlenmediği iddiası ile iade ettiğini, Uzman Erbaş ve Uzmanların atandıkları birliğe süresi içinde katılmaması şeklinde gerçekleşen eylemin PTT Genel Müdürlüğü Bursa Bölge Müdürlüğü (Çalışanı Süleyman Biler)kusurundan kaynaklandığının anlaşıldığını, 2020/15106 Arabulucuk Dosyası ile uzlaşı sağlanamadığını, T.C. Anayasasının 125.
Maddesine göre, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu gözetilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile maddi ve manevi zararın tespiti ile olayın vuku bulduğu tarihten itibaren takdir edilecek maddi ve manevi tazminatın ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 04/02/2021 tarihli cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi olup taraf sıfatının yanlış gösterildiğini,
davalı taraf olarak Süleyman Biler'in de ayrıca yazılması ve kimlik ve adres bilgilerinin yer alması gerektiğini, dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardaki eksiklikler nedeniyle usul yönünden reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, maddi manevi tazminat talepli olarak açılan davanın müvekkilİ şirketin de Anonim Şirket olması sebebi ile görevli mahkemede açılmadığını, tazminat talep değeri belirtilmeyerek dava dilekçesinin zorunlu unsurunun eksik bırakıldığını, bildirilen RR054394475895 barkod numarasının hatalı olması nedeniyle gönderi hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamadığını, davacı ...
Şaşkın adına 2018-2019 yılları arasında gelen tüm kayıtlı gönderilerin araştırılması sonucunda TSK Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 2018 yılında gönderilen herhangi bir gönderiye rastlanılamadığını, yapılan arşiv araştırmasına göre Başmüdürlük ve bağlı işyerlerinde veya alt yüklenici firmalarda Süleyman Biler adında bir personel çalışmadığını, dava dilekçesinde maddi manevi tazminat taleplerinin olduğu ifade edilmişse de bu taleplerinin miktarına ilişkin açıklık olmadığını bu nedenle haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın öncelikle usulden,
bu talep yerinde görülmezse esastan reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığı uzman erbaş kadrosuna atanma tebligatının davalıya tebliğ edilmemesine rağmen tebliğ edilmiş gibi gösterilmesi iddiası kapsamında davacının işe başlayamadığı iddiası ile maddi ve manevi tazminatı talebinde bulunup bulunamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Ankara 5.İdare Mahkemesi'nin 2029/83 Esas, 2019/1959 Karar sayılı kararında "...
Davanın iptali istenilen işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların ödenmesi istemine yönelik kısmına gelince; davacının hem bireylerin, tüm eylem ve işlemlerde devlete güven duyabilmesi ilkesini ifade eden hukuki güvenlik ilkesine, hem de idarenin yaptığı iş ve eylemlerde makul süre içinde hareket ederek bireylerin mağduriyetini engelleme işlevi olan hukuki belirlilik ilkesine aykırı olacak şekilde görevine başlatılmaması işlemi sebebiyle parasal ve özlük haklarından yoksun kaldığı açıktır.
Her ne kadar davalı idarece davacının göreve başlamasına yönelik tebligatın yapılamamasında kendilerine atfedilecek bir kusur bulunmadığı ve davacının verilen süre içinde birliğine katılmadığı dikkate alınarak görevine başlamamış sayıldığı öne sürülmüş ise de göreve başlama tebligatını alamadığı açık olan davacının bu hususa rağmen davalı idare tarafından süresi içinde birliğine katılmadığından göreve başlamamış sayıldığı anlaşıldığından davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi ve iadesi ile yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin de davalı idareye yükletilmesi gerektiğin kanaati ile dava konusu işlemin iptali
istemi bakımından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın; işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi bakımından kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya iadesine ve ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 270,40-TL yargılama gideri ile yürürlükteki AAÜT uyarınca belirlenen 1.362,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizin 29/09/2023 tarihli duruşmasında "Davacı vekilinin her ne kadar Tüketici Mahkemesinde dava değerinin belirlediğine ilişkin dilekçe ibraz etmiş ise de, dava değerinin belirtilen aşamada henüz belirlenemeyeceği, dilekçenin ıslah edilmediği görülmekle, davacı vekilinin dava değerinin belirlemesine ilişkin mahkememize sunmuş olduğu dilekçe bağlamında belirlediği değer üzerinden harcı yatırması" şeklinde ara karar tahsis edildiği ve ara karar uyarınca davacı vekilinin süresi içinde harcı yatırdığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı bir kısım dilekçelerde farklı miktarları talep ettiğini belirtmişse de bunların hiçbirisinin usulüne uygun şekilde dava değerinin belirtilmesine ilişkin olmadığı gözetilerek davacı vekilinin harçlandırdığı miktar üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Davacının idare mahkemesi kararı ile parasal ve özlük haklarının ödendiği, idarenin özlük hakkı ve parasal haklarını davacıya iade ettiği gözetildiğinde, idarenin yaptığı ödeme için davalının kusurlu olması ve diğer şartları oluşması halinde davalıya rücu edebileceği, davacının bu noktada herhangi bir talepte bulunamayacağı açıktır. Davacının talebine konu ettiği uçak bileti, OYAK üyeliği ve doğu tazminatı gibi taleplerin tebligatın davalıya ulaşmaması ile doğrudan irtibatlı olmadığı gibi, davacının dava dışı idari ile sözleşmesinin başka bir sebepten dolayı feshi ile irtibatlı olduğu, davalının eylemi ile davacının talepleri arasından illiyet bağı olmadığı davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85 TL.maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 680,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Miktar itibari ile kesin olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2023
Katip ... · E-Imzalıdır. Hakim ... · E-Imzalıdır.
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/52, K. 2023/1117, 8 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama