KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
- Esas no
- 2023/783
- Karar no
- 2026/635
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/06/2022
- Numarası
- 2020/629 Esas - 2022/643 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
25/11/2015 tarihinde dava dışı...'ın sevk ve idaresindeki araçla geri manevra yaparken yaya olarak yürüyen davacıya çarptığını, Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/141 Esas sayılı dosyasında şikayetten vazgeçme üzerine davanın düşmesine karar verildiğini, sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacının engel durumunun %11 olarak tespit edildiğini belirterek HMK 107.m uyarınca davacı müvekkili için 500 TL maddi tazminatın yasal faizin altında olmamak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca talep edilen davaya konu alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, maluliyet ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda. "Davanın kabulü ile 56.485,57 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 25/11/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yetkili merci tarafından hazırlanmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacı tarafın huzurdaki davaya dayanak gösterdiği hastane raporundan da anlaşılacağı üzere, maluliyet ve kaza arasında uygun illiyet bağı olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.25/11/2015 tarihinde, davalıya ... poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde, yaralanan davacının sürekli maluliyet ve efor kaybına dayalı olarak maddi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır.6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre.
“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir.
Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idi ise, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının dosyaya kazandrılan tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, kaza ile illiyet bağını da ortaya koyar şekilde ve maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlendiğinin anlaşılmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Yine,
maluliyet raporu ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlenmiş olmakla raporun yetkili mercii tarafından tanzim edilmediğine ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/783, K. 2026/635, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama