KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/1070
- Karar no
- 2024/1961
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 14/02/2023
- Numarası
- 2014/1673 Esas - 2023/119 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.288 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 08.10.2012 günü saat 18.15 sıralarında davalı ... adına kayıtlı, davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otobüs ile Üsküdar Kısıklı istikametinden ... Caddesi ile ... Caddesinin kesiştiği yerde müvekkilinin kullanmakta olduğu ... plaka sayılı motosikletin çarpışarak motosikletin devrilmesine, müvekkilinin yere düşerek yaralanmasına neden olduğunu, kazaya neden olan... plakalı aracın davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından ZMSS ile sigortalandığını, müvekkilinde efor kaybı oluştuğunu belirterek efor kaybı ve çalışılamayan süreden kaynaklanan zararlar için tüm davalılardan şimdilik 20.000-TL maddi tazminatın, davalı ... hariç olmak üzere diğer davalılardan 20.0000-TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu kazanın 08.10.2012 tarihinde meydana geldiğini ve bu tarih itibari ile de davacı tarafından zararın bilindiğini, bu nedenle davacının tazminat talebinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazanın oluşumunda müvekkili şirket sigortalısının kusurlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Maddi tazminat talebi yönünden konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan maddi tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-Davacının davalılar ... ve ...'ten manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı için 7.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin kısmın reddine " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili, davalılar ... ile ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ... lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının son derece düşük olduğu, uğranılan manevi zararı gidermekten çok uzakta kaldığı hususunun açıkça anlaşılacağını, hükmolunan manevi tazminata da ticari faiz işletilmesi gerektiğini, yargılama harç ve giderlerinin eksik hesaplandığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ... ile ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
davacının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının kendisinin aracına çarptığını, motorcuyu hastaneye götürdüğünü, tedavisinin yapıldığını, adli vaka raporunun alındığını ve sonrasında kendisi hakkında davacı olduğunu, kendisinin suçsuz ve kusursuz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 08/10/2012 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile davacı sürücü ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürürcü ...'in % 75 , davacı ... 'un ise % 25 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde davalı sürücünün % 75 , davacını %25 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/170 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna göre sürücü Şükrü'nün asli derecede, davacı ...'ın tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir.
Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine verilen manevi tazminat miktarının az olduğu, 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Davaya konu trafik kazasının haksız fiil olması nedeni ile kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. Mahkemece davanın kabul ve red oranına göre yargılama giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenle; davalılar ... ile ...'in istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1070, K. 2024/1961, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama