KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/1078
- Karar no
- 2024/899
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 27/02/2024
- Numarası
- 2023/613 Esas - 2024/135 Karar
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.091 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketine Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalanmış olan müvekkiline ait ... plakalı yük nakli - ticari amaçla kullanılan kamyonetin 25/12/2022 tarihinde karıştığı kaza sonucu hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili davacının kusurunun bulunmadığını, bağımsız eksperden alınan raporda KDV dahil toplam 59.058,50 TL hasar tespit edildiğini, kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta meydana gelen gerçek hasar bedelinin, ikame araç bedelinin ve ekspertiz ücretinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete 21/03/2023 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını ancak davalı şirket,
ihtarnamede belirtilen süre içinde ödeme yapmadığını, onarımın ancak orijinal parça üzerinden yapılmasının gerektiğini, araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir tedarik iskontosu uygulanması kabul edilemeyeceğini, davalının servis ile anlaşması müvekkilini bağlamadığını, davalının gerçek zararı ödeme yükümlülüğüne KDV de dâhil olduğunu, bu sebeple müvekkilinin aracında meydana gelen zararın hesaplanmasında KDV miktarının da dâhil edilmesinin gerektiğini, davalı ... tarafından yapılan ödeme zararını tam olarak karşılamadığını, bakiye alacakları için taleplerinin devam ettiğini,
müvekkili davacı ile davalı ... tarafından yapılan Genişletilmiş Kasko Poliçesinde "İkame Araç Hizmeti" başlıklı kloz yer aldığını, kaza sonucu müvekkilinin aracını onarım sürecindeyken kullanamamasından dolayı araç mahrumiyet bedelinin davalı ... tarafından tazmin edilmesi gerektiğini belirterek dava konusu hasar miktarının tespiti için ödenen 1.045,34 TL ekspertiz ücretinin HMK 323/F gereğince yargılama gideri olarak davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kısmi dava niteliğinde 10,00 TL hasar bedelinin,
10,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ve 1.045,34 TL ekspertiz ücretinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: açılan davada tüketici hukuku gereğince tüketici hakem heyeti görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, dava konusu talebin kısmi başvuru ya da belirsiz alacak olarak açılmasında hiçbir hukuku yararının bulunmadığını, başvuran tarafça yapılan ekspertiz masrafı, TTK'nun 1426. maddesi kapsamında iyiniyetli ve makul bir gider olmadığını, müvekkili şirket KDV'den sorumlu olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini,
usulden red kararı verilmemesi halinde dava konusu talebin belirsiz bir alacak davası - kısmi dava olmadığından eksik harcın davacı tarafça tamamlattırılması gerektiğini, davanın ...
Sigorta Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesini, yürürlükte bulunan "Kasko Poliçesi Genel Şartlarının" ve sigortalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan ve ekte yer alan "sözleşmenin (poliçenin)" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin sunduğu teminatlar kapsamında, "zenginleşme yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle görev dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, ... kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu dava kasko poliçesinden kaynaklandığından davacı tüketici sıfatını haiz olup bu sebeple görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğunu, dava konusu davacının faaliyet alanı ile ilgili olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmişse de davacı ile davalı ... ile aralarındaki kasko sigorta poliçesinden kaynaklı tüketici işlemi söz konusu olduğundan görevli Mahkeme İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 3 de yer alan tanımlar içerisinde tüketici ve tüketici işlemleri açıkça yer aldığını, 73. maddesin de ise bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngördüğünü, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, sigortalının tacir sıfatı bulunmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespitini yerinde olmadığını, dava dilekçesinin davalıya 02.10.2023 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 02.10.2023 tarihinde süre uzatım talep edildiğini,
süre uzatım talebi doğrultusunda 03.10.2023 tarihinde cevap süresi bitiminden itibaren 2 haftayı geçmemek üzere süre talebinin kabulüne karar verildiği ancak mahkeme tarafından davalı tarafın cevap dilekçesi ve delillerin sunulması dahi beklenmeden savunma hakkı kısıtlanarak dosyanın bilirkişiye sevk edildiğini, yapılacak bilirkişi değerlendirmesinin hukuka aykırı olacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: HMK'nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.
Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde belirtilen hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.
Kamu düzeni ile ilgili olan bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür.
Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.
Somut uyuşmazlıkta davanın dava şartı bulunmadığı kanaati ile usulden reddine karar verilmesi nedeniyle HMK'nın 138. maddesi gereğince dosya üzerinden karar verilebilir ise de davalıya dava dilekçesinin tebliğinden sonra süresi içerisinde davalı vekilince süre uzatım talep edildiği ve bu talep kabul edilerek ek süre verildiği halde cevap dilekçesi ve delillerin sunulması için verilen süre beklenmeden, davalıya savunma imkanı tanınıp,
taraf iddia ve savunmaları ile delilleri değerlendirilmeden davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle ve duruşma günü belirlendiği ve taraflara tebliğ edildiği halde duruşma günü de beklenmeksizin re'sen dosya ele alınarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3. ve 355. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş. Daire kararının kapsam ve şekline göre davacı vekili ile davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazları incelenme konusu yapılmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1078, K. 2024/899, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama