KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/1233
- Karar no
- 2024/2132
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 09/09/2021
- Numarası
- 2014/1726 Esas - 2021/951 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.804 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Altyapı Hizmetleri Müdürlüğü'nün, Kozyatağı E-5 (D-100) Karayolu üzerinde bulunan yaya üst geçidinin İstanbul-Ankara ve Ankara-İstanbul yönü söküm işini... firmasına verdiğini, ... firması bu söküm işinde ilk önce ... firması ile anlaştığını, ... firmasına ait vincin kapasitesinin küçük gelmesi sebebiyle söz konusu söküm işinin yapılamayacağının anlaşılması üzerine aynı işlemin yapılabilmesi için ... firmasının müvekkili şirketle irtibata geçerek işi birlikte yapmaları ve iş bitiminde taraflarınca ücretin müvekkili şirkete ödeneceği yönünde bir anlaşma sağladıklarını,
bunun üzerine müvekkili şirkete ait ... plakalı 2003 model ... marka vinci kiraladığını ve akabinde müvekkiline ait vinç ve vinç operatörü ... ile birlikte 16/11/2014 günü saat 00:00'da İstanbul-Ankara yönündeki parçanın sökümü çalışmalarına başlandığını, gece saat 03:15 sularında ise sürücüsü... olan ... plakalı aracın 2 otomobile çarptıktan sonra üst geçit çalışmaları için kapatılmış yoldaki park halinde duran vince çarpması sonucu müvekkiline ait vincin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle yaya üst geçidinin kaldırılması çalışmalarının bir gün süreyle ertelendiğini,
ertesi gün müteahhit ... firması yaya üst geçidinin Ankara-İstanbul istikameti yönünün sökümünü izin belgesinde tarif edildiği şekli ile D-100 karayolunu tamamen kapatıp trafiği yan yollara vermek suretiyle gerçekleştirildiğini, bu doğru uygulamanın bir önceki gün kazanın olduğu diğer istikamette her nedense uygulanmadığını, trafik akışının tamamen yan yollara verilmeden tek şeride düşürülerek sağlandığını ve söz konusu kazanın oluşmasına zemin hazırlandığını belirterek müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....
Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir iş üstlendiğini, kendisine ortak olarak davacıyı seçtiğini ve birlikte iş yaptıklarını, ortaklara dışarıdan gelen bir eylem sebebiyle kusur isnadında bulunulamayacağını, davacı ortağını kusurlu görüyor ise bu aslında kendisinin kusurlu olduğunun kabulü anlamına geleceğini, müvekkilinin alması gerektiği belirtilen tedbirlerin esasında ortak olan davacının da yükümlülüğü olarak kabul edileceğini, alınmadığı iddia edilen tedbir ve bundan kaynaklanan kusur varsa bu davacının alması gereken tedbir olduğunu ve alınmamış bir tedbir var ise kusurun yine davacıda olduğunu,
hasarın tamamen...n'ın eylemlerinden kaynaklandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş ve .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı olarak gösterilen ...
A.Ş.'nin dava konusu olay ve araçla herhangi bir ilgisi olmadığından davanın bu davalı yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, olay yerine gelen trafik ekiplerince düzenlenmiş olan trafik kazası tespit tutanağında yol güvenliğinin sağlandığı, uyarı ve yön levhalarının olay yerinde bulunduğunu, kazaya etken yol sorununun bulunmadığını, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;
dava dilekçesinde belirtilen ve müvekkili şirkete sigortalı olan araç ile davacının sigortalısına ait aracın karıştığı 16/11/2014 tarihli kazanın müvekkili şirkete davacı tarafından ihbar edilmediğini, kazaya ilişkin belgelerin müvekkili şirkete ulaştırılmadığını ve bu nedenle de anılan kazaya ilişkin hasar dosyasının açılamadığını, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından ekspertiz incelemesi yaptırılarak kazada sigortalının kusur oranının ve davacının sigortalısının kaza nedeniyle gerçek zararının tespit edilme imkanının ortadan kaldırıldığını,
kusur ve hasar incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyenin kamu hizmeti sırasında verildiği iddia edilen zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığını Belediye'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Belediye tarafından verilen izin yazısında sözleşme hükümleri gereği müteahhit firmanın eksik yapılan hatalı yapılan imalatlar sonucu meydana gelebilecek her türlü hasar ve zarardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ...
Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, maddi tazminat talepleri yönünden sıralı sorumluluk gereği ZMMS poliçesinin teminatı tükenmeden... Sigortasına başvurulamayacağını bu nedenle müvekkili şirketin maddi tazminata ilişkin sorumluluğunun olmadığını, tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;
dava konusu iddia ve taleplerin müvekkili idareye husumet yöneltilmesini gerektirir maddi ya da yasal izahının olmadığını, davacının iddialarının delillerle de ispat edilemediğini, idareye husumet tevcihini gerektirir herhangi bir illiyetin söz konusu olmadığını, ... tarafından üst geçit ile ilgili kararlar alındığını, bu kararlara istinaden müvekkilinin herhangi bir kusurlu eyleminin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın ..., ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden kabulü ile. 460.400,00-TL maddi tazminatın (davalı ... A.Ş. yönünden 13.01.2015 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 08.01.2015 tarihinden, davalı ..., ... yönünden 16.11.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) ve (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden sigorta limiti olan 26.800,00 TL ile sınırlı olmak üzere, diğer davalı ...
A.Ş. yönünden sigorta limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ) davalılar..., ..., ...Sigorta A.Ş. ve.... A.Ş.’den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının ticari faiz talebinin reddine, davalılar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, .... (İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü), .... Şti. ve Ü.... A.Ş. yönünden davanın reddine,... İnş. ... A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen ... İnşaat yönünden pasif husumet yokluğu kararı yerinde olmadığını, mahkemece ... ...
İnşaat yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, bu kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme tarafından İçişleri Bakanlığı yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...
Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusura ilişkin olarak, sigortalı araç sürücüsüne kusurun tamamının atfedilmesi dayanıksız olduğunu, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması taleplerinin değerlendirilmeyerek müvekkili şirketin %100 kusuru üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, maddi hasara ilişkin olarak hesaplanan tazminatın fahiş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, ... poliçelerinden kaynaklı gelir yoksunluğu, kazanç kaybı, araç mahrumiyet vs. dolaylı zarar talepleri ise teminat dışı olduğunu,
ticari faize hükmedilebilmesi için kazaya neden olan aracın ticari niteliği bulunması gerektiği ve kazanın ticari faaliyet esnasında meydana gelmesi gerektiğini, bu nedenle ticari faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,
16.11.2014 günü saat 04.00 sıralarında davalı sürücü.... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Kadıköy istikametinden Maltepe istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafında kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki 3...5 plakalı otomobilin sol kısımlarına çarpması,
çarpmanın etkisiyle sola doğru yönelerek sol tarafında kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ arka köşe kısımlarına çarpması akabinde sola doğru yönelerek trafik işaret ve levhalarıyla işaretlenmiş trafiğe kapalı alanda üst geçit çalışması için park halinde bulunan ... plakalı iş makinesine çarpması sonucu davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 80 km/h olduğu,emniyet şeridi/banket 2 metre genişliğinde olduğu, ...'ın sürücü belgesinin olmadığı, olay mahallinde yön ve uyarı levhalarının bulunduğu, iş makinesinin bulunduğu alandan 300 metre geriye doğru yolun trafik oklu işaretleriyle daraltılmaya başlanıldığı ve olay mahallinde trafiğin tek şerit olarak sağ şeritten işlediği,... plakalı otomobilin vincin bulunduğu yere gelmeden evvel belirtilmeyen mesafede kazaya karışan diğer otomobillere çarptığı,bu kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K'nun 52/1-A '' Araçların hızını,
yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak'' kusurunu işlediği kaza yeri ve sürücü beyanlarından anlaşıldığı, belirtilmiştir. Ceza Mahkemesinde alınan kusur raporunda davalı sürücü ... 'ın tam ve asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26/03/2018 tarihli kusur raporunda; "...
Davalı sürücü... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, yolun trafik işaretleriyle daraldığını dikkate almayıp mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyrini sürdürmesi neticesi olay mahallinde direksiyon hakimiyetini kaybedip önce sağ tarafında kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan sürücü idaresindeki araca, daha sonra sola yönelerek sol tarafında kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan sürücü idaresindeki araca çarpıp,
sola doğru yönelerek trafik işaret ve levhalarıyla işaretlenmiş trafiğe kapalı alanda park halinde bulunan iş makinesine çarptığı olayda asli derecede %100 oranında kusurludur..." belirlemesi yapılmıştır.
Mahkemece alınan 04/09/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı sürücü ... 'ın tam kusurlu olduğu belirlenmiş ve yolun tamamen kapatılmamış olmasının kaza ile illiyet bağının olmadığı belirtilmiştir.Bu durumda Ceza Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporlarının kaza tespit tutanağı, dosya kapsamına uygun olduğu ve teknik veriler ile hazırlandığı anlaşılmakla kusura;
kusur belirlemesinin yapıldığı raporda yolun tamamen kapatılmamış olmasının kaza ile illiyet bağının olmadığı belirtilmiş olduğundan illiyet bağına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde "...İstanbul Büyükşehir Belediyesi Altyapı Hizmetleri Müdürlüğü, Kozyatağı E-5 (D-100) karayolu üzerinde bulunan yaya üst geçidinin İstanbul-Ankara ve Ankara-İstanbul yönü söküm işini...firmasına vermiştir...
Belirtmekte yarar gördüğümüz bir diğer husus şudur. Kozyatağı E-5 (0-100) karayolu yaya üst geçidinin İstanbul-Ankara ve Ankara-İstanbul yönü söküm işini üstlenen .... A.Ş.'ye bağlı olup, ana grup şirket ... olması sebebiyle bu şirketi de davamızda hasım olarak göstermiş bulunmaktayız..." açıklamasında bulunmuştur. Söküm işinin üstlenen davalı ....
A.Ş grup şirketleri içinde olsa dahi ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğundan ve yapım işini bu şirketin üstlendiği davacının da kabulünde olduğundan ana grup şirketi olduğu belirtilen ....
A.Ş.'ye salt bu husumet yöneltilemeyeceğinden Mahkemece bu şirket hakkında pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Kaza tarihine göre Yeni Genel Şartlar yürürlükte olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmında açıklanan hesaplama yöntemi kullanılamayacaktır.
Yargıtay 4. (kapatılan 17.) Hukuk Dairesi içtihatlarına göre değer kaybının belirlenmesinde aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Somut uyuşmazlıkta.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda Yargıtay içtihatları gereğince fark yöntemine göre değer kaybı belirlendiğinden hesaplama yöntemine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Mahkemece zaten yasal faiz uygulandığından ticari faiz uygulanmaması gerektiğine değinen istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bilirkişi raporunda kazanç kaybı 60.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Kazanç kaybından sigorta şirketi sorumlu olmamakla birlikte, sorumlu oldukları hasar ve değer kaybı miktarı 400.400,00 TL olduğundan ve sigorta şirketlerinin limitleri oranında "... davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden sigorta limiti olan 26.800,00 TL ile sınırlı olmak üzere, diğer daval...
A.Ş. yönünden sigorta limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ..." şeklinde hüküm kurulduğu gözetildiğinde bu sınırlanan limit miktarlarının hasar ve değer kaybı miktarının tamamını dahi karşılamadığından, kazanç kaybı miktarı için ödeme yapılamayacağı belirgin olmakla bu yöndeki istinafın reddi gerekmiştir.Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı... Sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1233, K. 2024/2132, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama