KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/1458
- Karar no
- 2024/2070
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/03/2024
- Numarası
- 2022/901 Esas - 2024/179 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.370 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ...
A.Ş. tarafından işletilen, davalı ... yönetimindeki ... plakalı şehirlerarası yolcu otobüsünün 08.09.2018 tarihinde seyir halindeyken, şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak toprak zeminde sağ yan tarafına devrilip sulama kanalı betonuna çarptıktan sonra sürüklenerek durduğunu, meydana gelen kazada yolcu otobüsünde davacı anne ... ile birlikte yolculuk yapmakta olan 8 yaşındaki ...'ın vefat ettiğini, anne ...'ın kızının maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını,
kazada yaralanan davacı kardeş ...'ın da kaza nedeniyle tarifi imkansız bir acı yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile HMK'nın 107/1 uyarınca belirsiz alacak olarak şimdilik, davacı anne ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, sürücü ve araç sahibi yönünden kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı anne ...’a ödetilmesine,
davacı anne ... için 175.000,00 TL, davacı kardeş ... için 125.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sürücü ... ve davalı araç sahibi/işleten ... İşletmeleri A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve özetle.
Müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'un direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı, ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hatır taşımasının varlığı halinde hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesi gerektiğini ayrıca müteveffanın kendi can güvenliği nedeniyle gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığı ve müterafik kusurunun belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini belirterek davanın zamanaşımı, husumet yönünden aksi taktirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Otobüs şoförünün kusuru bakımından Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/11695 esas sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini ve henüz dosyada bir kusur raporu bulunmadığını, otobüs şoförü ile yapılan görüşmede kaza anında rahatsızlık geçirdiğini, tansiyon problemi yaşadığını, gözlerinin karardığını, her türlü hız ve şoför değiştirme kurallarına uyduğunu, şehirlerarası otobüs yolculuklarında yolcuların kemer takmasının zorunlu olduğunu, otobüs firmasının bu konuda gerekli uyarıları yolculuk sürecinde yaptığını, yolcuların bu durumdan dolayı kişisel sorumluluklarının bulunduğunu,
dava dosyasının ihtiyari mali mesuliyet poliçesi kapsamında ... AŞ 'ye ihbarı gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-598.812,81 TL destekten yoksun kalma tazminatından 226.135,35 TL nin diğer davalılar ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ZMM sigortacısı ...
Sigorta A.Ş.'den 06/11/2018 tarihinden itibaren (sigorta limiti ve kusur ile sınırlı olmak üzere) yasal faiziyle alınarak davacı ...'a verilmesine, 2-Davacı ... için tahsilde tekerrür olmamak üzere 598.812,81 TL destekten ten yoksun kalma tazminatının (Davalı ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ ile) ve 100.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için 50.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/09/2018 den itibaren yasal faiziyle araç maliki davalı ...
Aş ile sürücü davalı ... dan alınarak davacılara verilmesine, 3-Davalı ... AŞ ile davalı ... Sigorta AŞ nin zamanaşımı itirazlarının reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili ile davalı ... İşlt.A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davayı kabul etmemekle beraber müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun cevap dilekçesinde de belirttikleri gibi poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında poliçe limiti miktar olarak belirtilmediğini, İlk Derece Yerel Mahkemesinin müterafik kusur konusunda hukuka uygun detaylı bir değerlendirme yapmamış ve müvekkil sigorta şirketi aleyhine tazminata karar verdiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat tutarlarının fahiş olup gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi tarafından herhangi bir şekilde gerekçelendirmeden,
somut belgelerle desteklemeden ve yeterli araştırma yapmadan yalnızca Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre asgari ücretin esas alınamayacağının belirtilerek asgari ücretin 1,25 katının hesaplamalara esas alınmasının hatalı olduğunu, herhangi belge ve bilgi olmadan bu şekilde hesaplama yapılmaması gerektiğini, kadınlarda ortalama evlenme yaşı 25 yaş olarak alınması gerekirken bilirkişi raporunda 28 yaş olarak esas alındığını, itirazlarının da değerlendirmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ...
İşlt.A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; öncelikle desteğin yaşasa idi elde edeceği gelirin somut delillerle tespiti gerektiğini, mahkemenin karara esas aldığı bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, vefat eden çocuğun annesinin hemşire babasının ise mühendis olduğunu, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda bozma ilamı esas alınmak sureti ile anne ve babanın sosyal ve ekonomik durumu yaşadıkları yer, sosyal ve ekonomik durumu araştırılarak desteğin geliri ve davacıların parasal olarak desteğe ihtiyacı olup olmadığının tespiti gerektiğini, bu hususun yargılama sırasında dikkate alınmadığını,
8 yaşında hayatını kaybeden kızı ...ın yaşasaydı davacıya sınırlı maddi destek vereceği dikkate alınması gerektiğini, ...'de 8 yaşından sonra eğitim görerek üniversiteyi bitirecek bir öğrenciye anne ve babasının yetiştirme ve eğitim giderleri için yapacakları masrafların gelirlerinin %5 i olarak tespit edilerek tahsil süresince (17 yıl ) yapılacak masrafın tespiti yoluna gidilmesinin ülkedeki eğitim giderlerinin özellikle üniversite tahsilinin oldukça masraflı olması düşünüldüğünde bu oranın oldukça düşük olarak hesaplandığını, kararda belirtilen manevi tazminatın davacı tarafa ödenmiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 08.09.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı, davalı ...
A.Ş.'ye ait, davalı ... yönetimindeki ... plakalı şehirlerarası yolcu otobüsün tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında yolcu olan destek ...ın vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 09/11/2022 tarih, 2021/397 Esas ve 2022/2004 Karar sayılı kararı ile "...Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında desteğin emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.O halde mahkemece yapılması gereken ;- Davacı anne ve babanın sosyal ve ekonomik durumu, yaşadıkları yer, eğitim durumu konularında araştırma yaptırarak desteğin yaşasa idi elde edeceği gelirinin tespit edilmesi,
- Dosyanın başka bir aktüerya bilirkişine tevdi edilerek yukarıda açıklandığı şekilde ailenin ekonomik ve sosyal durumuna göre desteğin ileride eğitim durumu ve geliri belirlenerek, Yargıtay yerleşik içtihatlarında gösterilen pay oranları ve yetiştirme giderine ilişkin ilkelere göre tazminat hesabı yaptırılarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece desteğin gelirinin tespiti yönünden Daire kararımız kapsamında değerlendirme yapılarak desteğin anne ve babasının eğitim ve gelir durumu dikkate alınarak gelirin asgari ücretin 1,25 katı olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Daire kararımız kapsamında müterafik kusura yönelik istinafın esastan değerlendirilmiş olması nedeni ile aynı yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmün 1. bendinde davalı sigorta şirketi yönünden limit ve garemet hesabına göre sorumlu olduğu 226.135,35 TL'nin açıkça belirtilmiş olması nedeni ile bu yöne ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve prograsif rant tekniği uygulanarak düzenlendiği, destek, eş, çocuklar, anne ve babaya da pay verilerek, yetiştirme giderleri düşülerek,
muhtemel evlenme tarihi yerleşik yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve İlk Derece Mahkemesince de bu rapora göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekillerinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... İşlt.A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1458, K. 2024/2070, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama