KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/2268
- Karar no
- 2024/1875
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/05/2024
- Numarası
- 2023/726 Esas - 2024/428 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Karar Metni
931 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, 25/10/2021 tarihinde kimliği belli olmayan firari sürücü sevk ve idaresindeki davalı şirketin işleteni olduğu ... plakalı araç ile kazaya karıştıklarını, maddi hasar meydana geldiğini, sigortalının işbu kazayı ihbar ettiğini, ve eksper neticesinde sigortalı araçta 41.268,96TL maddi hasar tespit edildiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere tam ve asli kusurlu olduğunu, bedelin tahsili amacıyla İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın ... tarafından kiralandığını, davanın ...'ya ihbar edilmesini istediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesini, öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davalının işleten sıfatının devam ettiğini, dava konusu olayda uzun süreli kiralandığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, bu durumda mahkemece taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesi olup olmadığı, uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı,
kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediğine bakılması gerektiğini, 3.kişileri bağlayacak güçte olması için de adi yazılı şekilde yapılması yeterli olmayacağını, resmi kanal veya noter vasıtasıyla yapılması gerektiğini,
davalının davadışı ... ile aralarında akdettiği bireysel paylaşımlı araç kiralama sözleşmesinin sadece sözleşmenin taraflarını bağlar 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olmadığını, davadışı ...'nun ...
Kiralama Anonim Şirketi ile akdettiği bireysel paylaşımlı araç kiralama sözleşmesindeki maddelerin de kiralamanın uzun süreli olmadığına işaret ettiğini, yerel mahkemenin uzun süreli kiralama olduğu kanaatinin gerçeğe aykırı olduğunu, kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.
Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, ... plakalı aracın kayıt malikinin ...
Servis A.Ş. olduğu , aracın ihbar olunan tarafından dijital ortamda aplikasyon üzerinden kayıt açılarak 24/10/2021 tarihinde fiilen teslim aldığı, davaya konu trafik kazası 25/10/2021 tarihinde meydana gelmiştir. Dosya kapsamında bulunan mevcut delillere göre ... plakalı aracın maliki olan davalı tarafından ihbar olunana uzun süreli olarak kiralandığı somut delillerle ispat edemediği anlaşıldığından mevcut delil durumuna göre davalı ...
Servis A.Ş'nin işleten sıfatı devam etmektedir. Bu nedenle davanı pasif husumet yokluğundan reddin karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2268, K. 2024/1875, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama