KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2284
- Karar No
- 2024/2161
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ......
- Dosya no
- ......
- Karar no
- ......
- Başkan
- ...... (.........
- Üye
- ...... (.........
- Üye
- ...... (.........
- Katip
- ...... (.........
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 03/09/2024
- Numarası
- ......... Esas
- Davacı
- ......... ÖZEL EĞİTİM TAŞIMACILIK GIDA VE BİLİŞİM SAN. VE TİC. LTD ŞTİ
- Vekilleri
- Av. ......
- Davalı
- 1- ......... KİRALAMA VE SERVİS ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- 2- ............
- Vekili
- Av. ......
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 19/11/2024
- İstinaf karar yazım tarihi
- 19/11/2024
Karar Metni
1.652 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. 21.09.2022 günü Konya ili Selçuklu ilçesi ......
Mahallesinde müvekkiline ait ......... plakalı araç ile dava dışı eğitmen ......... nezaretinde K belgeli sürücü adayı dava dışı ......... idaresinde ...... caddesi istikametinden gelip ...... caddesi üzerinde ...... caddesi istikametine sağ şeritte acemi şoför çalışma yeri ve araçlar için ani fren çalışma bölgesi içerisinde eğitimden dolayı duraklama halinde bulunduğu esnada aracın arka kısımlarına davalı .........
Kiralama ve Servis A.Ş.'nin maliki ve .........'un sürücüsü olduğu ......... plakalı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında da davalı araç sürücüsü .........'un %100 kusurlu olduğu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davaya konu meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araç üzerinde maddi hasar meydana geldiğini, davalının ZMMS poliçesi kapsamında sigortacısı olan .........
Sigorta A.Ş. tarafından eksper ataması yapılarak müvekkilinin aracında 75.000,00 TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, ancak yüksek iskonto ve eş değer parça kullanılarak hasarın tespiti ve onarımı sağlandığından gerçek hasar bedelinin yansıtılmadığını, yapılan ödemenin müvekkilinin aracındaki gerçek hasarı karşılamadığını, müvekkiline ait aracın hasarının net olarak belirlenmesi için bilirkişi raporunun alınması gerektiğini, müvekkilinin aracında kaza nedeniyle değer kaybı oluştuğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tahsili için davalı tarafa ait aracı (ZMMS) poliçesi kapsamında sigortalayan .........
Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından 25.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, sigorta şirketi tarafından yapılan 75.000,00 TL hasar bedeli ve 25.000,00 TL değer kaybı bedeli ile sigorta şirketlerinin 2022 yılı Eylül ayı itibariyle sorumlu oldukları 100.000,00 TL teminat limitinin tükendiğini, bu nedenle müvekkiline ait araç üzerinde meydana gelen hasar ara fark bedeli ve gerçek değer kaybı bedelinin belirlenerek davalı taraflardan tahsili edilmesi gerektiğini, müvekkiline ait aracın kaza sebebiyle uğradığı hasardan dolayı, onarım için uzun süre serviste kaldığını,
onarım süresince kullanılamadığı için araçtan elde edilmesi beklenen maddi menfaat elde edilemediğini ve müvekkilinin ticari kazanç kaybına uğradığını, davalının aracı elden çıkartmış olması ve dava sonucu alınabilecek tazminatın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan ......... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati haciz konmasına, davanı kabulü ile tüm taleplerin HMK'nın 107.
Maddesi uyarınca belirsiz alacak kapsamında değerlendirilerek şimdilik 100,00-TL hasar ara farkı bedeli, 100,00-TL araç değer kaybı bedeli ve 100,00 TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam 300,00 TL'nin. 21.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden .........
Kiralama ve Servis Anonim Şirketi vekilinin sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz ara karar ile müvekkilinin maliki olduğu araç üzerinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını ya da tamamen imkânsız hâle geleceğini, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, ancak davacılar bakımından somut olayda bu şartların sağlanmadığını, araca ihtiyati haciz konulması,
aracın maliki olan ve dava ile ilgisi ve bilgisi bulunmayan müvekkilinin mülkiyet hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğunu, ölçüsüz bir tedbir olduğunu, sayın mahkeme tarafından davacının zararı kabul edildiği takdirde, ......... Par. San. Tic.
A.Ş. ve diğer davalılar tarafından tanzim edilmesi gerektiğini, araç üzerinde ihtiyati haciz konulmasında hukuki şartlar oluşmadığı gibi davacıların hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin ilgisi ve bilgisi olmadığı bir anlaşmazlık sebebiyle maliki olduğu araç üzerinde ihtiyati haciz konulması anayasa ile korunan mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale niteliğinde olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu araç üzerine ihtiyati haciz konulmasına ilişkin karara itirazlarımızın kabulü ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi 03/09/2024 tarih ......... Esas sayılı ara kararında özetle; "İtiraza konu Mahkememize ait ......... Esas sayılı dosyası incelenmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklı taraf vekilinin talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verildiği, kararın haksız fiil neticesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan maddi kayıplara dayandığı ve davalı ......... Kiralama ve Servis Anonim Şirketi vekilinin mahkememize işbu ihtiyati haciz kararının kaldırılması için itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davada gelinen aşama ve toplanan delillere göre, kusura ilişkin yaklaşık ispatın gerçekleştiği ve İİK'nun 257/1. maddesinde belirtilen ihtiyati hacze ilişkin yasal şartların mevcut olduğu kanaatine varıldığından davalı ......... Kiralama ve Servis Anonim Şirketi vekilinin itirazlarının reddine karar verilerek;
İhtiyati hacze itiraz eden davalı ......... Kiralama ve Servis Anonim Şirketi vekilinin itirazının REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ......... Kiralama ve Servis A. Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; huzurda görülen davada taleplere konu kazanın muhatabının müvekkil şirket olmadığını, müvekkil şirketin kazaya konu aracın maliki olup, işleteni olmadığını, müvekkil şirket söz konusu aracı ...... Cad. No:...... Selçuklu/Konya adresinde mukim ......... Par San. Tic.
A.Ş.'ne kiraya verdiğini, KTK 3. ve 85. maddeleri uyarınca işleten kiracı olduğundan, müvekkil şirket açısından işbu davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin ilgisi ve bilgisi olmadığı bir anlaşmazlık sebebiyle maliki olduğu araç üzerinde ihtiyati haciz konulması anayasa ile korunan mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale niteliğinde olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararına ilişkin itirazlarının dinlenmediğini, kararın gerekçesinde de savunmalarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, herhangi bir gerekçe sunulmadığını,
tüm bu nedenlerle yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine dair kararın ve ihtiyati haczin dairece kaldırılmasına karar verilemesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafça gerçekleştirildiği iddia edilen haksız fiil nedeniyle tazminat talebinde ilişkin olup, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına yönelik davalı ......... Kiralama A.Ş tarafınca istinaf talebinde bulunmuştur.
Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir.
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder.
İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder. Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Geçici hukuki koruma yargılamasında karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir.
İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.
Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir.
Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.
Dosyada bulunan trafik tespit tutanağındaki kusur ve espertiz raporlarına, sigorta poliçesine ve ruhsat kayıtlarına göre davacının zararlarının olabileceği muhtemeldir. Haksız fiil tarihi itibarıyla davacının tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.
(Bu hususlara ilişkin; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K,2014/22955 esas 2017/3970 karar sayılı ilamları; aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin T.C. 2014/1150 esas 2014/1621 karar sayılı ,2014/9434 esas 2014/13476 karar sayılı ilamları)
Somut olayda, trafik tespit tutanağındaki kusur ve espertiz raporlarına, sigorta poliçesine ve ruhsat kayıtlarına, taraf beyan ve dilekçe içerikleri, mevcut bilgi ve belgeler, sürücü ve araç işletenin müteselsil sorumluluğu hep birlikte değerlendirildiğinde mevcut delillere göre yaklaşık ispat ilkesi gözetilerek ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece, yukarıdaki açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddi kararı doğru olup, kazanın tarafı olan aracın davalı şirkete ait olduğu ve sigorta poliçelerinin onun tarafından düzenlendiği,
bu itibarla araç maliki olduğu sabit olup, dosyaya sunulan araç kiralama sözleşmesinin başlangıç tarihinin 2014 olması, davaya konu aracın bu sözleşme kapsamında başkaca kişilere kiralandığı mevcut dosya kapsamı ile ispata muhtaç bulunduğu anlaşılmakla, bu karara karşı davalı ......... Kiralama şirketince yapılan istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2284, K. 2024/2161, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama