KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/2382
- Karar no
- 2025/83
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 06/06/2024
- Numarası
- 2024/151 Esas - 2024/619 Karar
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı şirketler aleyhinde 26/10/2020 tarihinde keşide edilmiş çekin ödenmemesi nedeni ile Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile 36.258,12 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, icra takibi kapsamında müvekkili ...'un değiştirmediği adresine İİK 89/1, 89/2, 89/3 maddeleri gereğince haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkilinin tebligatlardan haberdar olmaması sebebiyle itiraz edemediğini ve dava açamadığını, müvekkilinin 01/04/2022 tarihinde tüm mal varlığına haciz konulması nedeniyle icra dosyasından haberdar olduğunu, müvekkili ...'un, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ilişkin "..." isimli kitabın yazarı olduğunu,
müvekkilinin bu çalışması ve devam eden çalışmaları nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hedefi konumunda olduğunu, zaman zaman tehdit de edildiğini, bu nedenle müvekkilinin fiilen ikamet ettiği adresini can güvenliği nedeniyle MERNİS sistemine kaydettirmediğini, alacaklının soyut bir borç isnadı ile müvekkiline olmayan bir borcu yüklemek niyeti ile hareket ettiğini, müvekkilinin ...ne herhangi bir borcu veya müvekkilinin uhdesinde bir alacağı bulunmadığını, müvekkilinin, mezkur şirketi 31/10/2018 tarihinde alacak ve borçları ile birlikte devrettiğini, bu tarihten sonra şirket ile herhangi bir bağı kalmadığını ve ticareti olmadığını,
aksine müvekkilinin şirketi devrettiği tarih itibari ile şirketten alacaklı durumda olduğunu, müvekkilinin mal varlığına konulan hacizler ile ciddi ve telafisi güç zararlara uğradığını, alacaklı olduğu halde yıllar önce devrettiği şirket tarafından keşide edilmiş çek nedeni ile zarara uğradığını ve banka işlemlerini gerçekleştiremediğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin davalı şirketlere Bakırköy ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davalıların takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın İİK 89. maddesinde öngörülen yasal süresi içerisinde açılmadığı anlaşıldığından hak düşürücü süre yönünden usulden reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Davalı ...nin soyut bir borç isnadı ile müvekkiline olmayan bir borcu yüklemek niyeti ile hareket ettiklerini, müvekkilinin ...
Pazarlama Limited Şirketine herhangi bir borcu veya müvekkili uhdesinde bir alacağı bulunmadığını, müvekkilinin bu dava ile kendi elindeki belgelerle davalı şirketlere borcunun olmadığını ispatlamak mecburiyetinde kaldığını, hukuken "olanaksızı ispat külfeti"ni yüklendiğini, borçlu şirketin ticari defterleri incelendiğinde bu durumun açıkça görüleceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde.
İİK'nın 89. maddesine göre; ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
On beş günlük bu süre, hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Somut uyuşmazlıkta, davaya konu icra takibinin borçlusu davacı değildir. Üçüncü kişi olarak da davacı, İİK'da düzenlenen özel hükümlere göre çıkarılan 89/1.,2.,3. haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemiştir.
Davacıya İİK'nun 89/3. maddesi gereği gönderilen haciz ihbarnamesinin 04/03/2022 tarihinde tarihinde tebliğ edildiği halde eldeki davanın 14/04/2022 tarihinde açıldığı, belirtilen tebliğ tarihi gözetildiğinde, davacı yönünden dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu,
takip borçlusu olmayan davacı 3. kişinin, ilgili yasa maddesinin hükmü dışında İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit davası açma hakkı bulunmadığı ve süresinde İİK'nın 89. maddesine göre davasını da açmadığından İlk Derece Mahkemesince yapılan hukuki nitelendirme ve yazılı gerekçe ile davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2019/1501 E. - 2020/2984 K., 2020/5224 E. - 2020/1198 K. sayılı kararları).
Daire kararının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2382, K. 2025/83, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama