KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/454
- Karar no
- 2024/1748
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 10/10/2023
- Numarası
- 2023/182 Esas - 2023/529 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.397 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 11/07/2015 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın beton elektrik direğine çarparak kaza yaptığını, müvekkilinin kaza sebebiyle daimi malul kaldığını, davalı ...'nin, ... plakalı aracın ZMSS olduğunu, bu sigorta şirketine 07/08/2015 tarihinde hazine tarafından el konulduğunu, ruhsatlarının iptal edilerek ...na devredildiğini,
bu nedenle ...nın sigorta şirketinin yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlardan sorumlu olduğunu belirterek 500,00'er TL sürekli ve ve geçici iş göremezlik tazminatları olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığı, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğu, maluliyete ilişkin ATK raporu alınması gerektiği, tazminat hesabında devre başı ödemeli belirli rant hesaplamasının kullanılması ve yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 98.999,20 TL tazminatın dava tarihi olan 26/08/2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ tarafından tanzim olunan Karayolları ZMSS Poliçesi limitleri dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Anayasanın 153. maddesi gereğince iptal kararının bağlayıcı olup derdest davalara ve kesinleşmemiş hükümlere de etki edeceğini, bu ihtimalde usuli kazanılmış haktan bahsetmenin mümkün olmadığını, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı uyarınca sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun tespitinde ZMMS Genel Şartlarının nazara alınamayacağının açık olduğunu, yargılamanın her aşamasında asgari ücret değişmesi durumunda yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...
AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkeme tarafından 13.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun esas alınarak müvekkili şirket aleyhine 98.999,20 TL üzerinden hüküm kurmasının hatalı olduğunu, 23.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda sakatlık oranı %19,2 üzerinden tazminat hesaplanarak 98.999,20 TL tazminat tutarına ulaşıldığını, aynı tarihli verileri kullanarak %10 sakatlık oranı ile hesaplama yapıldığında zararın 98.999,20 TL olarak hesaplanmasının matematiksel olarak mümkün olmadığını, 13.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda tazminatın 56.470,75 TL olarak hesaplanmış olmasına rağmen mesnetsiz ve hatalı olarak 98.999,20 TL üzerinden hüküm kurulmasının yanlış olduğunu,
davalı yararına usuli müktesep hak doğduğunu, kaldırma kararı sonrasında mahkemenin davacı yararına 17.900 TL vekalet ücretine hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yönünden vekalet ücreti hesabında 2017 tarifesinin esas alınması gerektiğini, davacının geçici işgöremezlik süresinde SGK'dan geçici işgöremezlik ödemesi alıp almadığının araştırılmasının gerektiğini, davayı ve kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte;
poliçe tanzim tarihi tibariyle yürürlükte olan genel şartlara göre tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ile teknik faiz 1,8 oranının kullanılmamış olmasının kararın iptalini gerektirdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle TRH 2010-erkek mortalite tablosu kullanılması gerekirken PMF-1931 kullanılmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümeyeceğini açıkladığını, hükme esas alınan raporun kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay yerleşmiş içtihatları doğrultusunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmesi gerektiğini, hatalı maluliyet oranı kapsamında yapılan hesaplamanın gerçeği yansıtmadığından bilirkişi raporunun karara esas alınmasının mümkün olmadığını,
dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne tevdii ile kesin ve denetime elveirşli maluliyet raporu alınması gerektiğini, dava konusu olayda hatır taşıması bulunduğunu ve hatır taşımasının indirim sebebi olduğunu, usuli müktesep hakkın bulunduğunu Yerel Mahkemece yok sayılmış olduğunu, usuli müktetesep hak vekalet ücreti yönünden de uygulanması gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu,
tedavi teminatı kapsamında yer alan geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 11/07/2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ...'ye ZMSS sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanma nedeniyle geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 27/02/2023 tarih, 2021/2459 Esas ve 2023/330 Karar sayılı kararı ile " ...Dosya kapsamında davacı tarafından mahkemece verilen ilk hüküm istinaf edilmemiş, davalıların istinafı üzerine karar maluliyet ve aktüerya yönünden Dairemiz kararı ile kaldırılmıştır.
Daire kararımız sonrasında mahkemece aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda güncel verilere göre hesaplama yapıldığı, davacı tarafından talep artırım dilekçesi sunulduğu, mahkemece ilk hükümdeki tazminat miktarlarına göre karar verilip gerekçeli karar hüküm kısmında ve tavzih ek kararı ile talep artırım dilekçesine göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2021 tarih, 2021/2403 Esas 2021/4658 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği gibi ilk hükmün sadece, davalılar tarafından istinaf edildiği, dairemiz ilamının kapsamında belirtilen yön dışında ilk kararda hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamaya esas alınan veriler yönünden davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek mahkemece 23/08/2017 tarihli ilk rapor tarihindeki verilere göre rapor alınarak karar verilmesi gerekmektedir...." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin hatır, husumet, maluliyete; davacı vekilinin usuli kazanılmış haklara ilişkin istinaflarının Daire ilk kararı ile esastan değerlendirme yapılarak karar verilmiş olduğundan aynı nedenlere dayalı istinaf talepleri değerlendirilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı ... tarafından verilen istinaf dilekçesinde KTK 98 ve Sgk ödemesine ilişkin istinaf talebi bulunmadığından karşı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Ödeme iddiası her zaman ileri sürebilir ise de ödemeyi ispat eder yazılı belge sunulmadığından istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince.
Dairemiz kararı doğrultusunda ilk rapor tarihindeki veriler kapsamında 13/06/2023 tarihli ek raporda dava dilekçesi kapsamında dava konusu edilen geçici işgöremezlik tazminatı yönünden 4.102,26 TL , sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 49.425,49 TL olarak toplam 53.527,75 TL maddi tazminatın hesaplanmasına rağmen mahkemece hesaplanan tazminat miktarının 128.168,20 TL olduğu belirtilerek ilk karardaki tazminat miktarı olan 98.999,20-TL üzerinden karar verilmesi doğru olmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat miktarı yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. Mahkemece daire kararımız doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmiş olması nedeni ile karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktar.
Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/454, K. 2024/1748, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama