KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/1340
- Karar no
- 2025/1330
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/12/2024
- Numarası
- 2024/766 Esas - 2024/904 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
28.06.2022 tarihinde kusurlu sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, müvekkili şirkete ... poliçe numaralı kasko sigortası bulunan ... plakalı araca çarparak sigortalı araç nezdinde hasar meydana getirdiğini, hasar bedeli olan müvekkili şirketin sigortalısına ödendiğini, bakiye kalan 35.978,22-TL için işbu davanın açıldığını, davalıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, sigortalıya ödenen bedelin tahsili için İstanbul ...
İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalıların itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın yetkili mahkeme de açılmadığını, müvekkilinin yerleşim yerinin Ankara olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın 10/11/2020 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile ... firmasına kiralandığını, kazanın meydana geldiği tarihte aracın kiralayan şirketin kullanımında olduğunu, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davacının davasının usulüne uygun bir takip bulunmaması sebebiyle HMK m.114/2, 115 hükümleri uyarınca usulden reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takibine bakıldığında ...
Turizm dışındaki borçluların yetki itirazında bulunmadığını, borçlu davalı tarafın birden fazla olması halinde her biri için ayrı dava açılması durumunda dava açılması ve davanın takibi adına yapılması gereken masrafların hak arama hürriyetini ihlal edecek nitelikte olacağını, dava süreci için gereken yüksek harçlar olmadığını, davanın harca esas değerini aşan bilirkişi masrafları da göz önünde bulundurulduğunda HMK madde 7'nin usul ekonomisi ilkesini esas aldığının görüleceğini, İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibi, yetki yönünden itiraz etmeyen borçlular ve buna bağlı olarak borçlulardan biri olan ...
Turizm adına yetki yönünden kesinleştiğini, itirazın iptali davalarında yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, İİK'nın 67. vd. maddeleri uyarınca açılmış olan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu'nda, itirazın iptali davasında yetkili mahkemeye ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, itirazın iptali davasında, yetkili mahkeme, genel hükümlere göre tayin ve tespit edilir. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre.
"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkeme (icra müdürlüğünün) yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden (icra müdürlüklerinden) birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir.
Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra müdürlüklerinden) hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de (icra müdürlüğünde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/766 esas, 2024/904 karar sayılı dosyası içindeki bilgi ve belgelere göre, davaya konu trafik kazasının Gaziosmanpaşa/İstanbul'da meydana geldiği, davacının sigortalısı ...
Otomotiv'in yerleşim yeri adresinin Esenler olduğu, davalı ...
Turizm Taşımacılık Gıda İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin merkez adresinin Çankaya/ Ankara olduğu, davalılar arasında poliçeyi akdeden acentenin adresinin ise aynı şekilde Çankaya / Ankara olduğu bu hali ile icra takibini başlatma nezdinde davacının İstanbul Anadolu İcra Dairesi, Bakırköy İcra Dairesi, Gaziosmanpaşa İcra Dairesi, Ankara İcra Dairesi olmak üzere birden fazla icra dairesinin birinde başlatma seçimlik hakkına sahip olmasına rağmen icra takibini yetkisiz olarak İstanbul İcra Dairesinde başlatmış olduğu,
bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin, itirazın iptali davalarında özel dava şartı olan "yetkili bir icra dairesinde takip yapılması" dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1340, K. 2025/1330, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama