KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/1371
- Karar no
- 2026/320
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 24/12/2024
- Numarası
- 2024/41 Esas - 2024/847 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.131 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi özetle. 24/01/2015 tarihinde sürücüsü ... olan ... plakalı araç ve ... plakalı çekici ve dorsenin sürücüsü ... olan ... plaka sayılı minibüse çarpması sonucunda ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada müvekkillerinin desteği ...'ın hayatını kaybettiğini, kaza ile ilgili olarak Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/73 Esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması yapıldığını,
kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinden ... plakalı ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebini açık ve net olarak belirtmesi,
hangi davacı için ne kadar tazminat talep edilmesi gerektiğini açıklaması gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsünün tali kusurlu bulunduğunu, davacı tarafın muhatabının aslında ... - ... plaka sayılı çekici dorsenin maliki, sürücüsü ve sigortacısın olduğunu beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların davasının kabulüne, ... için 105.072,45 TL'nin,.
Davacı ... için 59.761,58 TL'nin 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma hesabında hükme esas alınan bilirkişi raporunun yargıtay yerleşik içtihatlarıyla uyuşmadığını, mahkeme müvekkillerden ... için 105.072,45 TL'nin, ... için 59.761,58 TL'nin 01.09.2016 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile tahsiline karar verdiğini, bankalarca mevduatlara uygulanan en yüksek reeskont avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,
müvekkillerinin hem hükme esas alınan destekten yoksun kalma tazminatının miktarının düşük olmasından hem de destekten yoksun kalma bedeline yasal faiz işletilmesinden dolayı mağduriyetleri söz konusu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 24/01/2015 günü saat 13.25 sıralarında,
sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ve arkasına takılı ... plakalı römork ile çift yönlü yolu takiben Antalya istikametinden Burdur istikametine seyrederken viraja geldiğinde, sola savrulan römorkunun sol yan arka kesimi ile karşı istikametten gelen sürücü ... ...'ın kullandığı davalı sigorta şirketine... poliçesi ile sigortalı ... plakalı minibüsün sol ön kesimi ile çarpışmaları sonucu, birden fazla ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan kaza meydana geldiği,
kazada ... plaka sayılı minibüste yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'ın vefat ettiği, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile eldeki davayı açtıkları anlaşılmıştır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 29/11/2023 tarih, 2021/1401 Esas ve 2023/2199 Karar sayılı kararı ile "Somut uyuşmazlıkta; aynı kaza nedeniyle ... plakalı çekicinin sürücüsü ...'ın sanık olarak yargılandığı, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/73 Esas sayılı dosyasında ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan kusur raporunda sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu,
müteveffa sürücü ... ...'ın tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Ceza Mahkemesince 17/11/2015 tarih, 2015/73 Esas ve 2015/260 Karar sayılı karar ile '' olay günü havanın yağışlı olduğu, sanık ...'ın sevk ve idaresinde TIR diye bilinen çekici ve dorsesi ile seyir halinde olduğu, sanığın keskin viraja gelmekteyken hızının 78 km olduğu, viraja yaklaşırken, keşifte ve dosyaya yansıyan resimlerde anlaşılacağı üzere hız sınırı tabelasının mevcut olduğu ve hız sınırının 50 km olduğu, buna karşın sanığın idaresindeki aracın büyüklüğü ve tonajı, havanın yağışlı oluşu da nazara alındığında hızını daha da yavaşlatması gerekirken çekicide yer alan kaza anındaki takoğraf kayıtlarına göre hızının 70 km olduğu,
olay yerinde fren izlerinin tespit edilememesine göre her iki sürücünün de keskin viraja girdiklerinde birbirini göremedikleri, çekicinin sürücüsü sanık ...'ın virajda keskin dönüş yapması sonucu dorsenin, maktulun bulunduğu aracın şeridin bir kısmına doğru savrulması sonucu,
sağ şerit yerine orta şeritte ilerleyen maktule ait araca çarpması sonucunda söz konusu kaza gerçekleşmiş" olduğu ve sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 12. Ceza Dairesinin düzelterek onama kararı ile 19/10/2021 tarihinde kesinleşmiştir.Mahkemece kusurun belirlenmesi için YTÜ öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda.
Kaza Tespit tutanağı, ceza yargılamasına ilişkin Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/73 Esas sayılı dosyası ve dosya kapsamında bulunan keşif yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporu, ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 03/06/2015 tarihli raporu irdelenmek suretiyle sonuç olarak ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...' nun kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu halde ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı da gözetilerek aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan kusur bilirkişi raporu ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı halde İlk Derece Mahkemesince kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden ya da İTÜ Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince.
Dairemiz kararı doğrultusunda ATK Trafik İhtisas Dairesinden 13/02/2024 tarihli raporu aldığı, alınan rapora göre dava dışı sürücü ...'ın %20, dava dışı sürücü ...'ın %80 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacılar murisi müteveffa ...'in araçta yolcu olarak bulunduğu görülmüştür.Davacılar vekilince dava dilekçesinde yasal faiz, talep artırım dilekçesinde ise avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı minibüs trafik kaydında kullanım amacının hususi olarak açıklanmıştır.
Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç yolcu taşımacılığında kullanılan minibüs, kullanım amacının hususi olduğu, ticari olmadığı ayrıca talep artırım dilekçesi ile talep sonucu değiştirilemeyeceği bunun ancak ıslahla mümkün olduğu anlaşıldığından yerel mahkemece taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacının kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlenerek prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplandığı anlaşıldığına göre usul, yasa,
Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1371, K. 2026/320, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama