KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/1973
- Karar no
- 2025/1633
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 11/07/2025
- Numarası
- 2024/724 Esas - 2025/499 Karar
- Dava
- Tespit
Karar Metni
1.084 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 23/08/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nda 2023.E.539612 başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen 14/05/2024 – K-2024/228877 sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 33.614,80-TL olduğunun belirtildiğini ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin aracın kazalarını öğrenmek için ... sistemine mesaj gönderdiğini,
gelen mesaj içeriğine göre aracın 23.08.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 33.614,80-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(...) 45.811,13-TL olarak işlenmiş olduğunu, sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (...)'e 23.08.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ederek müvekkiline ait aracın değer kaybına sebep olarak müvekkilinin mağdur edildiğini,
davalı Sigorta şirketine 11.11.2024 tarihinde bu hususta başvuru yapmalarına rağmen herhangi bir gelişme sağlanamadığını beyan ederek, HMK 106/1. madde gereğince tespit davasının kabulü ile.
23.08.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça ...'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 33.614,80-TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (...'e) gönderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
dava konusu ... kaydı düzeltilmiş olduğundan dava konusuz kaldığını, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacı ... kaydının hatalı olduğunu belirterek müvekkili şirkete bilgi vermemiş herhangi bir hasar başvurusu yapılmadığını, davanın başvuru şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini,
bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, öncelikle hukuki yarar yoksunluğu nedeniyle davanın usulden reddine, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda. "Davacının davasının kabulü ile.
23/08/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle ... plakalı araçta oluşan hasar miktarının 33.614,80-TL olduğunun tespiti ile ... kaydının bu şekilde düzeltilmesi kararın kesinleştiğinde bir örneğinin tramere gönderilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu ... kaydı düzeltilmiş olduğundan dava konusuz kaldığını, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacı ... kaydının hatalı olduğunu, bakiye tazminat borçlarının bulunmadığını, kusuru kabul etmediklerini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, rayiç değer tespitinin fahiş olduğunu,
tedarik ve işçilik iskontosu uygulanmaması hatalı olup, söz konusu kazaya ilişkin olarak trafik sigortası genel şartları gereğince davalı şirketin uygulayacağı iskonto oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV’den sorumluluğu bulunmadığını, hasarlanan parçalara ilişkin orijinal parça takdir edilmişse de işbu hususun kabulünün mümkün olmadığını, faizden sorumluluğun sınırlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 15/1. maddesinin 1. fıkrasında "Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi, Merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olup faaliyetlerini bu Yönetmelik uyarınca yürütür." Aynı maddenin 3. fıkrasında "Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer." Aynı maddenin 6. fıkrasında "Sigorta şirketleri veya eksperler,
hasarlara ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek kayıtları Merkez veri tabanı üzerinden tutmak veya raporlamak zorundadır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 23/4. maddesine göre ise "Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır."Bu hükümlere göre, üye sigorta şirketleri Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi veri tabanına araçlara ilişkin hasar kayıtlarını kaydetmek ve hatalı kayıt bildirildiğinde bu kayıtları düzeltmek zorundadır.
Bu yükümlülük sigorta şirketlerine verilmiştir.Dosya kapsamına göre davacının maliki olduğu araçtaki hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafından olması gerekenden fazla bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle ...'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 33.614,80-TL olduğunun tespitine, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının aracının hasar tutarının olması gerekenden fazla bildirilmesi halinde aracın satışında değerinin düşük olarak belirlenmesine yol açacaktır. Dava dilekçesinde tespit ve aynı zamanda kaydın düzeltilmesi için hükmün gönderilmesi talep edildiğinden dava sadece tespit davası mahiyetinde değildir.
Kaldı ki Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23/4. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin düzeltme yapmak sorumluluğu bulunduğu halde bu sorumluluktan kaçınması ve başka bir yöntem ile hatalı kaydı düzeltme imkanı bulunmadığından davacının tespit isteminde hukuki yararı bulunmaktadır.Dosya kapsamına göre.
23/08/2023 tarihinde, davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, davacı aracının hasarlandığı, davacının Sigorta Tahkim Komisyonu'nda 2023.E.539612 başvuru numarasıyla yaptığı başvuruda alınan bilirkişi raporunda hasar miktarının 33.614,80-TL olduğunun belirtildiğini Uyuşmazlık Hakemince verilen 14/05/2024–K-2024/228877 sayılı kararda bu tutar üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Mahkemece yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporunda;
dava konusu edilen hasar sebebiyle davacının aracında 33.614,80-TL onarım bedeli ile 28.000,00-TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 61.614,80-TL zarar oluştuğu, davalı şirket tarafından ... kaydına 33.614,80-TL zarar bedeli girilmesi gerektiği, değer kaybı zararının araç hasarı ile birlikte aynı bölümde toplam zarar olarak yer almasının davacının aracını ikinci el olarak satılması aşamasında daha düşük bedelle satılması sonucunu doğuracağı ve zararına yol açacağı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının maliki olduğu araçtaki hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafından olması gerekenden fazla bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle ...'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının düzeltilmesi talep edilmiş olup, davalı vekili ... kaydının dava açılmasından sonra düzeltildiğini beyan etmiş ise de bu yönde bir delil sunmamış olduğundan, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı vekilinin diğer istinaf nedenleri ise tespit davasının konusu olmadığından incelenmemiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1973, K. 2025/1633, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama