KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/657
- Karar no
- 2025/848
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 02/06/2022
- Numarası
- 2019/733 Esas - 2022/400 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 31/12/2019
Karar Metni
2.286 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 04/05/2012 günü, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı kamyon ile ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı taşıtın karıştığı trafik kazasında ... plakalı taşıtta anneannesinin kucağında yolcu olarak bulunan müvekkil ...'nin ağır şekilde yaralandığı, iyileşemeyerek felç kaldığı, ...
Sigorta tarafından 03/10/2014 tarihinde 98.890 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını, eksik kalan kısım için farklı tarihlerde 4 kez sigorta şirketine mail yoluyla başvuruda bulunulduğu ancak yanıt alınamadığını, 19/11/2014 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, komisyonun 20/03/2015 tarihinde 2014/894517 Esas ve 2015/2206 numaralı karar sayılı ilamı ile 101.110 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına hükmettiğini, söz konusu ilamın Bursa ...İcra Müdürlüğünün ...
E.sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, ...
Sigorta tarafından da icra dosyasına ödeme yapıldığını, 23/10/2019 tarihinde sigorta şirketine sürekli bakıcı ihtiyacı tazminatı için başvuruda bulunulduğunu, zarar belirli hale geldikten sonra dava değerini artırmak kaydıyla, ... adına 10.000 TL sürekli bakıcı gideri kaza tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi bakımından kaza tarihindeki sağlık gideri teminatı kapsamında kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen, 10.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen,
davacı anne ... için 100.000 TL, baba ... için 100.000 TL ve küçük ... için 300.000 TL olmak üzere toplam 500.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsileni tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ikamet adresinin İnegöl olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, 04/05/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının tüm tazminat taleplerinin karşılandığını, tedavi ve bakım giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde özetle.
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın davaya konu kaza nedeniyle sigorta tahkim komisyonuna başvuruda bulunduğunu, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin davaya konu kaza nedeniyle davacı yana 02/10/2014 tarihinde 98.890,00 TL, 16/04/2015 tarihinde 101.110,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeye istinaden davacı tarafın müvekkili şirketi ibra ettiğini, davacının dava açmasının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı araç trafik sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alındığını, trafik sigorta poliçesinin kişi başı teminat limitinin 225.000 TL olduğunu,
tedavi ve bakım giderleri yönünden bir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki, zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, meydana gelen kazada davacıların kusurlarının da gözönüne alınması gerektiğini, davacı ...'nin kaza esnasında ön koltukta seyahat ettiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu edilen kazada bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın husumet yokluğu ve zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı olan 992.451,10-TL nin 04/05/2012 kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar davalı Bursa Belediye Başkanlığı ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine,
Bakıcı Gideri Zararı olarak 1.750.124,31-TL nin (Davalı Sigorta Şirketi 225.000,00-TL den sorumlu olmak kaydıyla ) ...r ve davalı Bursa Belediyesinden kaza tarihi olan 04/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi , Sigorta Şirketi açısından 06/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...'ye verilmesine, 4-Manevi Tazminat açısından.
150.000-TL manevi tazminatın ...ye, 50.000 TL manevi tazminatın ...ye, 50.000-TL manevi tazminatın ...ye kaza tarihi olan 04/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Bursa Belediye Başk. ve ...'den tahsil edilerek ödenmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar ..., ..., ... vekili, davalı ... vekili, davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar ..., ..., ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davacı küçüğün sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı bakımından ebeveyn davranışları sebebiyle müterafik kusur indirimi uygulanmasının tazminat hukuku ilkelerine uygun düşmemekte olduğunu, müterafik kusurun zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olduğunu, davalı ...'in %75 oranında ve asli, dava dışı sürücü ...'in ise %25 oranında ve tali kusurlu bulunmasına karşın fiil ehliyeti olmayan küçüğe herhangi bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını,
müterafik kusur indirimi hakimin takdir yetkisi kapsamında olduğu halde davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendileri lehine hükmedilmesi gereken yargılama giderleri ve harcın hatalı hesaplandığını, müterafik kusuru kabul anlamına gelmemek kaydıyla müterafik kusur indirim yapılması sebebiyle davanın reddedilen kısmı için davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararın 8 numaralı bendinin kaldırılması gerektiğini, 6 numaralı bentte kendileri lehine hükmedilmesi gereken yargılama giderleri ve harcın hatalı hesaplanmış olduğunu,
davalı taraflardan alınarak kendilerine verilmesine karar verilen harç ve yargılama giderleri, davanın kabul ve reddedilen kısımları arasındaki oransal ilişki ile uyuşmadığını, davacı küçüğün %100 oranında malul kaldığını ve ömrü boyunca başka birinin sürekli bakımına ihtiyacı olduğunu, manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini, kararın vekalet ücretine ilişkin 12. maddesinde davacılardan ...' nin adının hatalı yazılmış olup düzeltilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.
Davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazada asli kusurlu olanın davacı ebeveynler olduğundan davacı ebeveynlerin manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini, manevi tazminat isteyen kişinin meydana gelen olayda kendisinin kusurunun olmaması gerektiğini, bilirkişi incelemesinin dosya üzerinden yapıldığını, olay yeri ve olayın meydana gelişine dair fiziki inceleme gerçekleştirilmemiş olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki asli kusurun kimde olduğu ve özellikle ...'ın son durumundan kimin sorumlu olabileceğine dair detaylı bir inceleme yapılmamış olduğunu,
bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak ek raporla dahi incelenmediğini, zamanaşımı itirazlarının da dikkate alınmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... vekili de istinaf talep etmiş ise de.
Mahkemece HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaftan vazgeçmiş sayılarak istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın verildiği, bu kararın davalı ... vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği ancak ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ... vekilinin istinaf talebi incelemeye alınmamıştır.
Dairemizin 08/04/2024 tarih, 2023/1107 Esas ve 2024/598 K. sayılı kararı ile " ... davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilmesine" karar verilmiştir. Bu karar davalılar Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 19.02.2025 tarih, 2024/10732 Esas ve 2025/2768 Karar sayılı ilamıyla " ... taraflardan sulhe göre karar verilmesini isteyip istemediklerinin sorulması ve bildirecekleri irade beyanına göre bir karar verilmesi gerekirken, madde hükmüne aykırı şekilde karar verilmesi doğru değildir. ...
Dosya içerisindeki belge ve bilgiler dikkate alındığında, davacının kaza tarihinde altı aylık olduğu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi gereğince davacının yaşı dikkate alındığında arka koltukta özel donanımlı tertibatla taşınması gerektiği anlaşılmaktadır. Ceza yargılaması sırasında ...'in verdiği beyanda " ben eşimin kullandığı araç içerisindeydim, ön koltukta oturuyordum, yaralanan çocukta benim kucağımdaydı" şeklinde ifade verdiği anlaşılmaktadır.
Davacı ...'ın kaza sırasında ön koltukta kucakta olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla ; davacının koruyucu tertibat olmaksızın seyahat etmesi ve bu durumun zararı artırıcı neden olması gerekçesiyle davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarından %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi isabetli görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulması karar verilmiştir. Dairemiz tarafından bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamı ve uyulmasına karar verilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığının bozma ilamı doğrultusunda; davacı ...'ın koruyucu tertibat olmaksızın seyahat etmesi ve bu durumun zararı artırıcı neden olması gerekçesiyle hükmedilen maddi tazminat miktarından %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu doğrultu da hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 2.391.347,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatından önce %25 kusur indirimi, sonra %20 müterafık kusur indirimi yapılmış sonrasında davalının ödemiş olduğu miktarın güncel değeri olan 322.790,19 düşülerek 1.112.018,49 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 3.182.044,20 TL sürekli bakıcı gideri tazminatından önce %25 kusur indirimi, sonra %20 müterafık kusur indirimi yapılmış sonrasında davalının ödemiş olduğu miktarın düşülerek 1.684.226,52 TL sürekli iş görmezlik tazminatı hesaplanmış ve bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekili 29/05/2024 tarihli dilekçe ve davalı sigorta şirketi ile sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sulh sözleşmesi imzalandığını beyan ederek ekinde sulh sözleşmesi ibraz etmiş, davalı sigorta şirketi vekli tarafından da 30/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacı ile aralarında sulh sözleşmesi imzalandığı ve kendileri hakkında davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesi talep etmiştir.
Davacılar vekili, 30/04/2025 tarihli duruşmada "Davalı Türkiye Sigorta bakımından HMK'nun 314. maddesi gereğince sulh olunduğundan dava konusuz kalmış olmakla karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanı ile davalı sgorta şirketi vekilinin 30/05/2024 tarihli dilekçesi doğrultusunda davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bozma ilamı dışında kalan ve kesinleşen hususlarda yeniden gerekçe yazılmamıştır. Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan davalı taraf lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama giderlerinin hesabında nazara alınmamış.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas ve 2021/205 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açılmak zorunda kalındığı ve açılan bu duruşmada istinaf kanun yolu incelemesi yapılmadığından istinaf incelemesi bakımından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş ve davacılar vekilinin ıslahı da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/657, K. 2025/848, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama