KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/807
- Karar no
- 2025/1374
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 25/11/2024
- Numarası
- 2023/354 Esas - 2024/837 Karar
- Dava
- Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı
Karar Metni
1.050 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait ... plakalı römork ile ... plaka sayılı çekicisi ile birlikte 15.12.2018 tarihinde çalındığını, römorkun davalı şirkete kaskolu olduğunu, römorkun kasko bedelinin 60.000,00 TL olduğunu, aracın müvekkilinin kardeşi ...'ın evinin önünden çalındığı Esentepe Polis Merkezinde 15.12.2018 tarihinde hırsızlıkla ilgili tutanak tutulduğu ve şikayette bulunulduğunu, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/2411 soruşturma dosyası ile hırsızların halen arandığını, aracın her iki anahtarının da müvekkilinde olduğunu,
müvekkilinin davalı şirket tarafından sürekli oyalandığını ve taleplerinin reddedildiğini belirterek 60.000,00 TL alacaklarının dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın talebinin kasko poliçesi teminatı dışında kaldığını, davacının müvekkiline yaptığı başvuru sonrasında hırsızlık olayının incelenmesi amacıyla araştırma raporu hazırlandığını ve bu rapor sonucunda davacıya ait römorkun çalınmadığı, usulsüz şekilde satılarak sigorta şirketinin yanıltıldığı sonucuna varıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile.
45.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkemece davanın öncelikle dava şartı yoksunluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmekte iken kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı ve/veya sigorta ettirenin yükümlülükleri sigortalı ve/veya sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesi halinde birtakım hususları yerine getirmekle yükümlü olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket nezdinde düzenli kasko poliçesinin azami teminat limitleri sabit olup müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak bu limit ile sınırlı olduğunu,
sigorta bedelinin sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına alındığını, dava konusu olayın meydana gelip gelmediğine ilişkin kendilerinin yaptıkları savunmalar ve sunulan delillerin Yerel Mahkeme tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, davacı yanın rizikonun gerçekleşmemesi için sorumlu olduğu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın talebinin, kasko poliçesi teminat limiti dışında olduğunu, davanın esastan reddi gerektiğini,kabul anlamına gelmemekle birlikte,
ticari faize hükmedilmiş ise de mezkur zarar nedeni ile uygulanabilecek faiz türünün yasal faiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14/04/2023 tarih, 2021/217 Esas ve 2023/693 Karar sayılı kararı ile " ...Somut uyuşmazlıkta. Mahkemece yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporunda teslim edilen anahtarın bir tanesinin çekme anahtar olduğu belirtilmiş ancak bu anahtarın orjinal olup olmadığı konusunda yeterince araştırma yapılmamıştır.
Öncelikle yukarıda açıklanan ilkeler ve tahkikat sonucu değerlendirilerek sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirip getirmediği belirlenmeli, doğru ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirilmediğinin anlaşılması halinde, rizikonun teminat kapsamında olmadığı, aracın anahtar ile çalınmadığı hususunda kanıt yükünün davacıda olduğunun kabulü gerekir.Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece davacı tarafından sigortaya sunulan anahtarların orijinal olup olmadığı yönünde gerekli araştırma yapılılıp değerlendirme yapıldıktan sonra somut olayda ispat yükünün yer değiştirip değiştirmediği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Kabule göre de; sigortalı römork ticari araç olduğundan ve dava dilekçesinde ticari faiz talep edildiğinden mahkemece talep gibi ticari faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı, davalı sigorta şirketi nezdinde 13/09/2018-2019 vade tarihli kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı römorkun 15/12/2018 günü çalındığı nedenle araç bedelinin davalıdan talep edildiği, hırsızlık olayı ile ilgili yürütülen soruşturmada Gaziosmanpaşa C.Başsavcılığınca 2019/2411 esas sayılı soruşturma dosyasında daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.
Diğer taraftan TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekil de değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.Poliçe özel klozunda ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan genel şartar uyarınca, aracın anahtar ile çalınması hali teminat dışında bırakılmıştır.
Mahkemece Daire kararımız gereğice davacı tarafından sigortaya sunulan anahtarların orijinal olup olmadığı yönünde yapılan yargılama neticesinde davacın davalıya teslim edilen iki anahtar ile satın aldığının saptandığı, çekme anahtarın davacıya aracı satan eski işleten tarafından yaptırıldığının tespit edildiği nedenle mahkemece ispat yükünün yer değiştirmediği kabulü ile değerlendirme yapılmışmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
İlk Derece Mahkemesinin 07/09/2020 tarih 2019/262 Esas ve 2020/339 Karar sayılı kararına karşı davalı tarafından verilen istinaf dilekçesinde başvuru şartı ve zamanaşımına ilişkin istinaf talebi bulunmadığından davacı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluştuğundan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Daire ilk kararımızda faize ilişkin istinaf talebi esastan değerlendirildiğinden bu yöne ilişkin istinaf yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ...
Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/807, K. 2025/1374, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama