KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2022
- Dosya no
- 2019/2396
- Karar no
- 2022/1022
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16.05.2019
- Numarası
- 2018/733 E. - 2019/585 K.
- Dava tarihi
- 19.06.2018
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 29.06.2022
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.05.2019 tarih 2018/733 E. - 2019/585 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 12.04.2018 tarihinde, müvekkilinin (temlik eden davacı ...'ın) sevk ve idaresindeki ... plakalı araca davalı ...
A.Ş.'nin işleteni, davalı sigorta şirketinin ise ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın seyir halinde arkadan çarptığını, karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 36.000,00 TL ile zarardan sorumlu olduğunu, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/68 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, araçta 117.549,00 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, 25.05.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduklarını,
ancak cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar bedeline mahsuben 36.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 29.08.2018 tarihli dilekçesinde; dava konusu alacağın davacı ... tarafından ...'e temlik edildiğini, HMK'nın 125/2 ve TBK'nın 183 vd maddeleri gereğince müvekkili ... adına davaya devam edileceğini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, araç sürücülerinin kusur oranlarının tespiti gerektiğini, ödenecek zararın araç piyasa değerini aşamayacağını, avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, müvekkili şirketin aracı dava dışı ... Şti.'ne uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin sürücünün kusuru oranında sorumlu olabileceğini, davacının tespit ettiği rakamların fahiş olduğunu, davacının avans faizi talep edemeyeceğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak davanın husumet, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde arkadan çarpan sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün KTK'nın 56/1-c maddesi gereğince %100 oranında kusurlu olduğu, davacının (temlik eden davacı) ise kusursuz olduğu, davacıya ait aracın piyasa değerinin 160.000,00 TL, hasar tamir bedelinin ise 117.549,00 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle, aracın pert total olarak değerlendirilmesi gerektiği, aracın satım değeri olan 80.000,00 TL'nin mahsubu ile gerçek hasarın 80.000,00 TL olduğu, davalı ...
A.Ş.'nin defter ve kayıtlarının incelenmesinde, sigortalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... Şti.'ne 36 ay süre ile kiralandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; davalı ... Sigorta A.Ş.'den, (sorumluluk miktarı olan 36.000,00 TL'yi, geçmemek üzere) 36.000,00 TL hasar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalı ...
A.Ş.'nin davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, davalı ... A.Ş.'ye karşı, kazada kusurlu olan aracın maliki-işleteni sıfatıyla dava ikame edildiğini, aracın kaza tarihi itibariyle kayden malikinin davalı şirket olduğunu, dava açıldıktan sonra, davalı tarafça dosyaya kiralamaya ilişkin delil ve belgelerin ibraz edildiğini, davadan önce araç maliki davalı şirket ile üçüncü kişi arasındaki kira sözleşmesinden bilgi sahibi olmalarının mümkün olmadığını, bu nedenle pasif husumet yokluğu nedeniyle hakkında açılan dava reddedilen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, hasar bedeli nedeniyle maddi tazminatın kazaya sebebiyet veren aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın kabulüne, davalı işleten yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, dava konusu aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ... Şti.'ne kiralandığı gerekçesiyle, davalı araç maliki ... A.Ş.'ne yönetiltilen davanın, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı ... Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2. maddesine göre maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kayıt maliki, işleten konumunda olmadığını işletenin bir üçüncü kişi olduğunu kanıtladığında, malik olmasına karşın, işleten sıfatıyla sorumlu tutulamaz.
Bununla birlikte, zarar gören kişi, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir. Somut olayda da davacı, trafik kaydına dayanarak bu davayı davalı ... Şti. aleyhine açmış ve onun işleten olmadığı davalının ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmıştır.
Bu nedenle davanın açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddi üzerine davalı yararına yargılama giderleri ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. (Yargıtay 17. HD 2017/805 E. 2018/1487 K.) Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2396, K. 2022/1022, 29 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama