KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Dosya no
- 2021/381
- Karar no
- 2023/1742
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10.11.2020
- Numarası
- 2018/179 E. - 2020/352
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 30.11.2023
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2020 tarih 2018/179 E. - 2020/352 sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve ZMM sigortacısı oluğu aracın karıştığı kaza neticesinde davacının yaraladığını, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, kusurun davalı tarafta bulunduğunu, zararın davlılar tarafından karşılanması gerektiğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL geçici, 10.000,00-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ile 15.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Şti. davacının asli kusurlu olduğunu, SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığını, geçici iş gücü kaybından söz edilemeyeceğini, davacının kaza tarihi itibari ile 60 yaşını tamamladığını, davacının emekli maaşı alıyor olması halinde ise kalıcı iş gücü kaybı ve kazanç kaybından bahsedilemeyeceğini, maluliyet ve kusur raporu alınması gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı nezdınde sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, geçici iş göremezlik bedelinden davalının sorumlu olmadığını, kusur ve maluliyet raporu alınması gerektiğini, kaza tarihinden avans faizi talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücüsünün kusursuz, davacının ise asli ve tam kusurlu olduğu, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, kaza sonrasında tutulan trafik kazası tespit tutanağında davalının kusurlu bulunduğunu, gerek kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı gerekse dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarınn davalının kaza sonrasındaki beyanları doğrultusunda düzenlendiğini, davacının beyanlarının raporlarda değerlendirilmediği, raporların hükme esas alınamaycağını, kusurun hakim tarafından takdir edilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir Davalı işletenler vekili istinafa cevap dilekçesinde davacının istinaf başvurusuun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının cismani zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)
3. Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, biribiriyle uyumlu şekilde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması ve kaza tespit tutanağı ile yerel bilirkişi raporundaki çelişkinin de giderilmesi suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davacının % 100 oranında asli ve tam kusurlu, davalı sürücüsünün ise kusursuz olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların kusur durumun anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davalı sürücünün atfı kabil kusuru bulunmaması nedeniyle tazminat koşullarının oluşmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/381, K. 2023/1742, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama