İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1084 K.2025/67

Birleşen 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/294 Esas 2021/231 Karar Sayılı Dosyasında DAVANIN KONUSU : Tazminat

Esas2022/1084Karar2025/67Tarih15 Ocak 2025Okuma9 dk · 1.887 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Ocak 2025
Dosya no
2022/1084
Karar no
2025/67
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/01/2022
Numarası
2019/658 Esas - 2022/40 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.887 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Birleşen 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/294 Esas 2021/231 Karar Sayılı Dosyasında DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 15/01/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/01/2022 tarih 2019/658 Esas 2022/40 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, davalı ...'in sigorta akidi olduğunu, dava dışı alkollü sürücü ... idaresindeki ve davacı şirket tarafından ZMMS sigortalı ... plakalı araçla, 02.03.2019 tarihinde ... ve ... plakalı araçlara çarparak anılı araçlarda hasara neden olduğunu, kaza sonrası ekspertiz çalışması yapıldığını, hasar dosyası kapsamında 17.06.2019 tarihinde ... plakalı araç için 6.080,00 TL ve ... plakalı araç için 04.04.2019 tarihinde 5.000,00 TL'nin davacı şirket tarafından zarar görenlere ödeme yapıldığını ve ZMMS Genel Şartları 4/c m. gereği sigorta akti aleyhine rucü hakkına sahip olunduğunu,

yapılan toplam 11.080,00 TL hasar ödemesi için borçlu aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10852 takip dosyası ile haciz başlatıldığını, itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, belirterek yukarıda arz olunduğu gibi ve sair nedenlerden dolayı İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10852 takip dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde.

Davalı ...'in sigorta akidi olduğunu, dava dışı alkollü sürücü ...'in sevk ve idaresindeki davacı Şirket tarafından 2657 01057356 nolu trafik poliçesi tahtında sigortalanan ... plakalı araçla 02.03.2019 tarihinde ... ve ... plakalı araçlara çarpmasi neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, anılan kaza nedeni ile ... yaralandığı, yaralanması ve maluliyeti nedeni ile davacı şirkete başvurusu üzerine aktüer raporu alındığını, alınan aktüer raporunda yapılan hesaplama neticesinde maluliyet tazminat bedeli 64.101,00-TL olarak hesaplandığı,

hesaplanan anılan tazminat bedeli 19.03.2020 tarihinde davacı şirket tarafından ödendiği, alacaklı davacı şirket hasar/zarar bedelini ödemekle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasi Genel Şartları 4/c maddesi hükmü gereğince sigorta akidi aleyhine rücu hakkına sahip olduğunu, İşbu dava sigortalı aracın alkollü şekilde kullanılırken üçüncü şahıslara verilen zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 4-c maddesi hükmünce sigorta ettirenden tazminine ilişkin olup, dava sigorta sözleşmesinden kaynaklı olduğundan husumet poliçe akidine açılabildiğini,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 64.101,00-TL tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının rucüen hakkının doğduğuna dair iddiasının hukuken kabul edilemeyeceğini, davacı sigorta şirketince rucü hakkının oluşabilmesi için kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmesi ve kazada %100 asli ve tam kusurlu olması gerektiğini, kusur bölünmüş ise artık alkolün salt etkisinden bahsedilemeyeceğini, anılı kazanın ne salt alkolün etkisi ile meydana geldiğini nede sigortalılarına ait aracın %100 asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda sigortalılarının kusuru olmadığını, kaza tespit tutanağının hatalı düzenlendiğini, kamera görüntülerinde sabit olduğunu,

doğrudan karşı tarafın kusur olduğunu, alkollü halde araç kullanmanın tek başına rucü hakkı olmadığını, olayın salt alkol etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediği ve başka unsurların kazanın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiğine dair Yargıtay kararları olduğunu, belirterek davanın reddini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketince davalıya yani akidi sigortalısına karşı rücu hakkının oluşabilmesi için kazanın herşeyden önce ve en önemlisi münhasıran ( salt ) alkolün etkisiyle meydana gelmesi ve dolayısıyla kazada %100 asli ve tam kusurun davalıya ait aracın sürücüsünde olması gerektiği, kusur bölünmüşse artık kazanın salt alkolün etkisiyle meydana geldiğinden söz etmek zaten her halükarda mümkün olmayacağını davaya konu kazaya ilişkin kaza anını, kazanın nasıl meydana geldiğini, kazaya kimin sebebiyet verdiğini ve dolayısıyla olayda sigortalımızın kesinlikle asli ve tam kusurlu olmadığını ortaya koyan bu kamera kayıtları karşısında açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya verilen 01/11/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartları B.4.c maddesine göre, sigortalı araç sürücüsünün mevzuatta belirtilen seviyenin üstünde alkollü olması halinde bedeli ödenen 3.kişi zararlarının kusuru oranında sigortalıdan rücuen talep edilebileceği, 2003 tarihli ZMMS Genel Şartları B.4.d maddesine göre, sigortalı araç sürücüsünün alkollü oluşunun kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olması halinde bedeli ödenen 3.kişi zararlarının sigortalıdan rücuen talep edilebileceği,

Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması,

sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda sigortacının sigortalısına rücu hakkı doğacağı, 21.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsü kusurlu bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün alkollü oluşunun kazanın meydana gelmesinde tek etken olmadığı, Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin kökleşmiş kararlarına göre rücu koşulları oluşmadığına dair görüş bildirdiğini, dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

...'in maliki olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in, 2918 sayılı K.T.K.

52/1-A maddesini ihlal ettiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı K.T.K. asli Kusur sayılan hallerden olan 84/F maddesini ihlal ettiği, ...plaka sayılı araç sürücüsü ...”ın 2918 Sayılı Trafik Kanunu ihlal eden bir davranışı tespit edilemediği, 21.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsü kusurlu bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün alkollü oluşunun kazanın meydana gelmesinde tek etken olmadığı, rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili, İlk Derece Mahkemesinin yargılama sırasında sigorta hukukçusu bilirkişiden rapor aldırdığını ve raporda yeni ve eski genel şartlar irdelemesi yapılmış olmasına rağmen "Yargıtay 17 HD'nin kökleşmiş içtihatlarına göre rücu koşulları oluşmadığı" şeklindeki rapora karşı ayrıntılı itirazların ve emsal istinaf kararlarının sunulmuş olmasına rağmen,

gerekçede de "Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında olayın tek başına alkolün etkisi ile meydana geldiğinin belirlenmesi halinde oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halde reddine karar verilmesi ilkesinin benimsendiği" tespit ve değerlendirmesinin yeni genel şartlara ve kanuna aykırı olduğunu, İDM'nin kararına dayanak yaptığı Yargıtay kararlarının eski genel şartlara göre (2003 tarihli) ve değişiklikten önceki Trafik Kanunu m.48'e göre karar verildiği,

bu dava bakımından kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartların ve 2013 yılında değişen Trafik Kanunu m.48'in değerlendirilmesi ve uygulanması gerekirken, eski genel şartlar ve kararlara göre verilen kararın hatalı olduğunu, anılan kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olup, dosyada alınan rapor ve Mahkemenin yaptığı kusur dağılımının hatalı olup, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin kusura dayalı şekilde "salt alkol etkisi olmadığı" şeklindeki gerekçesinin hukuka aykırı olup, ilamın kaldırılması gerektiğini,

İDM tarafından asıl ve birleşen dosya yönünden red kararı verilmiş olmasına rağmen birleşen dosya bakımından davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ne aykırı olarak verildiğini, kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacı sigorta şirketi tarafından 02.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasarlanan dava dışı araçlar için üçüncü kişilere yapılan hasar bedeli ve birleşen dosyada maluliyet tazminatına dair ödemenin alkollü sürücüye ilişkin teminat dışı hal nedeniyle davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda davacı vekili, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca alkollü sürücüye ilişkin teminat dışı hal nedeniyle zarar gören üçüncü kişiye yapılan araç hasar bedeline dair ödemelerin sigorta ettiren davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları yürürlüğe girmeden önce düzenlenen poliçelerle ilgili olarak Yargıtay 17. H.D sigortacının rücü hakkının kabulü için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmiş olma koşulunu aramaktadır.

Sigorta ettirene rücu edilebilecek hallerin düzenlendiği 01.06.2015 tarihinden önceki genel şartların B.4. maddesinde "d)Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa," hükmüne yer verilmiş iken, yeni genel şartlarda "c)Aracın,

uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar," düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere eski genel şartlarda "güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olma" şartı aranırken yeni genel şartlarda "mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki alma" şartı aranmıştır.

Yargıtay 17.(Kapatılan) H.D ve 4. H.D'nin alkollü sürücüyle ilgili yeni genel şartlara göre verilmiş bir kararına rastlanmamıştır.

Ancak 01.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5. maddesinde "Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar," teminat dışı sayılmış olup kasko sigortası genel şartlarında da KTK Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olma koşulu belirtilmiş olsa da Yargıtay 17. H.D'nin 28.06.2021 tarih 2021/15097E, 2021/3716K ve 10.12.2018 tarih 2018/4623E,

2018/11940K sayılı kararlarında yine mevzuattaki alkol sınırı değil alkolün kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olması koşulunu aranmıştır. Buna göre yeni genel şartlarda mevzuatta belirlenen sınırın üzerinde alkol alınması teminat dışı hal olarak belirtilse bile alkolün kazanın oluşumunda münhasıran etkili olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Eldeki dosyada mahkemece nörolog, otomotiv- makine bilirkişisi ve trafik uzmanından alınan 22/01/2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ...'in maliki olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-A maddesini ihlal ettiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu asli kusur sayılan hallerden olan 84/F maddesini ihlal ettiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı Trafik Kanunu ihlal eden bir davranışının tespit edilemediği,

incelenen kazanın, tek yanlı değil, iki yanlı kusur nedeniyle oluşmuş bir kaza olup, bu kazanın tümü için, sürücü ...'de saptanılan 1.66 promil alkolün çok önemli derecede etkili olduğu, ancak salt etkili olmadığı tıbbi kanaatine varıldığının belirtilmiş olup, dosya kapsamına ve yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu görülmekle; kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşmediği dolayısıyla teminat dışı halin söz konusu olmadığı ve davacının davalı sigortalıya rücu edemeyeceği sonucuna varılmakla;

mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamış, davacı vekilinin istinaf itirazları haklı görülmemiştir.

İstinafa gelen tarafın birleşen dosya yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin istinaf nedeninin incelenmesinde; yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesine göre maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu Tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre hükmolunması gerekmekle birlikte, istinafa gelen tarafın sıfatına nazaran bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen dosyada davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 161,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 454,00 TL harcın asıl ve birleşen dosyada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle başvuran tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1084, K. 2025/67, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Tarihi : 15/01/2025
  4. Karar Yazım Tarihi : 15/01/2025
  5. Gereği Düşünüldü
  6. Dava
  7. Cevap
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  9. İstinaf Nedenleri
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1084
Karar No
2025/67
Tarih
15 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1086 K.2025/14
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1088 K.2025/32
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1089 K.2025/124
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1089 K.2025/92
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1089 K.2025/34
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1090 K.2025/88

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.