KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1090
- Karar no
- 2025/184
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22.04.2022
- Numarası
- 2021/36 E. - 2022/258 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 06.02.2025
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.04.2022 tarih 2021/36 E. - 2022/258 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2010/6439 E. sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takip dosyasının temlik alacaklısı olduğunu, senet tarihinde müvekkili ...'ın diğer müvekkili ... Şti. yetkilisi olduğunu, ancak icra takibine dayanak teşkil eden senette müvekkili ... 'ın ne kendi adına ne de yasal temsilcisi olduğu ...
Şti adına atılmış bir imzası bulunmamasına rağmen, müvekkilinin imzası taklit edilerek kötü niyetli olarak konulduğunu, müvekkiline yapılan tebligatın o dönem boşanma aşamasında olduğu eşine yapıldığını ve müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin çok sayıda gayrimenkulü üzerine satış şerhi işlendiğini ve satış hazırlıkları yapıldığını, zaten müvekkilinin böyle bir durumun varlığını da tapu üzerindeki işlemler sonucu öğrendiğini iddia ederek, müvekkilinin icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli 2013/532 E. 2018/462 K. sayılı kararı ile, davacı tarafın menfi tespit talepli davada senet altındaki imzaları inkar ettiği, senetlerin sahte düzenlendiği yönünde iddiada bulunduğu, senetler üzerinde imza incelemesi yapılması amacıyla davacı asile usulüne uygun meşruatlı tebligat çıkartıldığı, davacı asilin senetlerin kendisinde olmadığını ileri sürdüğü, bu hali ile senetlerin altındaki imzaların davacıların eli ürünü olup olmadığı hususunda inceleme yapılamadığı; seneti ibraz etmeyen temlik alacaklısı davalının alacağının varlığı ve miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
KALDIRMA KARARININ ÖZETİ
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 10.12.2020 tarihli 2018/926 E. 2020/1364 K. Sayılı ilamı ile; uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı ve mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a., 5. ve HMK'nın 114/1-ç, 115/1. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmek üzere HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince Nöbetçi Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, istinaf kaydının kapatılması için karardan bir örneğinin Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli 2021/36 E. 2022/258 K. Sayılı kararı ile; davacı yanın imza inkarında bulunması sebebiyle davacıya senet aslını ibraz etmesi için meşruhatlı isticvap davetiyesi çıkartıldığı, davacının süresinde senet aslını sunmadığı gibi 05.07.2018 tarihli celsede senet aslının kendisinde olmadığını, avukatında bulunduğunu beyan ettiği, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün cevabi yazısında 2012/4924 E sayılı icra dosyasında takibe konu senet asıllarının tüm aramalara rağmen bulunamadığının bildirildiği,
bu haliyle senetlerin altındaki imzaların davacıların eli ürünü olup olmadığı hususunda inceleme yapılamadığı, senedi ibraz etmeyen temlik alacaklısı davalının alacağının varlığı ve miktarının ispatlanamadığı; senet altındaki imzaların davacılar eli ürünü olup olmadığına ilişkin inceleme yapılamaması nedeniyle davalının takipte kötü niyetli olduğu kanaati hasıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılar ... ve ...
Şti.'nin davalı ... 'a İstanbul 5. İcra Dairesinin 2010/6439 E (yenileme ile 2012/4924 E.) sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, takip miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalı ... 'dan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, haliyle takip dayanağı senet asıllarının fiziken İcra Müdürlüğünde bulunduğunu, mahkemece müvekkilinin senet asıllarını ibraz etmemesi nedeniyle alacağın varlığını ispatlayamadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, zira müvekkilinin elinde olmayan senet asıllarını ibraz etmesinin fiziken mümkün olmadığını, mahkemece senet asıllarının İcra Müdürlüğü’nden temin edilmesi gerektiğini, mahkemece bu hususta müzekkere ve tekit yazıları yazıldığını,
ancak kasada olmayan senetlerin kime teslim edildiğini İcra Müdürlüğüne sormadığını; müvekkilinin Üsküdar 1. Noterliği 2731 yevmiye numaralı 02.02.2011 tarihli temlikname ile dava konusu takipte alacaklı sıfatını haiz olduğunu, müvekkilinin temlik eden ... ’ın avukatı olan ve icra takibini en başından beri takip eden Av. ... ’ye vekâletname verdiğini, icra dosyasının aynı avukatın takip etmeye devam ettiğini, müvekkilinin senet asıllarını hiçbir zaman elinde bulundurmadığını, müvekkilden senetleri ibraz etmesinin istenmesinin anlamsız olduğunu,
mahkemece müvekkilinin vekilliğini üstlenen Av. ... ’den senet asıllarının İcra Müdürlüğü’nde bulunup bulunmadığı, kendisi tarafından teslim alınıp alınmadığı hususunda bilgi istenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davada, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2012/4924 E. sayılı dosyasında takibe konu 22.04.2008 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli ve 28.04.2008 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı olduğu iddia edilerek bu senetlerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olup, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlu tarafından, aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olunmadığının ispatlanması gerekmektedir.
Sahtelik iddiası yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek itiraz niteliğinde olup, mahkemenin davacı tarafından ileri sürülen sahtelik iddialarını HMK'nın 208 ve 211. ve devamı maddelerine göre tahkik etmesi ve imza inkarına ilişkin itirazın tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirleyip değerlendirmesi, elde edilecek sonucu tüm dosya münderecatı ile birlikte değerlendirerek bir karara bağlaması zorunludur. Dolayısıyla taraflar yargılamanın her aşamasında imza inkarında/sahtelik iddiasında bulunarak belgeye ilişkin sahtelik itirazında bulunabilirler. Takibe dayanak bonolardaki imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunda ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir.
İlk derece mahkemesince, imza incelemesi yapılması amacıyla senet asıllarının gönderilmesinin istenilmesi üzerine icra müdürlüğünce, yapılan tüm aramalara rağmen müdürlük kasasında bulunamadığının bildirildiği; davalıya senet asıllarını dosyaya ibraz etmesi ya da senet asıllarının bulunduğu yeri bildirmek üzere verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça senet asıllarının sunulmadığı anlaşılmış olup, dava konusu bonolar üzerinde imza incelemesi yapılamadığından, takip konusu bonolardaki imzanın davacı borçluya ait olduğunun kanıtlanamamasına göre ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1090, K. 2025/184, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama