KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1154
- Karar no
- 2025/215
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/04/2022
- Numarası
- 2021/82 Esas - 2022/397 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 09/02/2021
- Karar yazım tarihi
- 07/02/2025
Karar Metni
1.132 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/04/2022 tarih 2021/82 Esas 2022/397 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalı tarafından trafik sigortası yapılmış olan maliki ... olan ... plakalı aracın 03.04.2020 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması nedeniyle müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, ... plakalı aracın ZMSS poliçesiyle davalı ... şirketine sigortalı olduğunu belirterek şimdilik 50 TL hasar ve 50 TL değer kaybı olmak üzere toplam 100 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 29/09/2021 tarihli değer arttırım dilekçesi ile 50,00 TL hasar bedeline ilişkin talebini 10.582,62 TL'ye, 50,00 TL değer kaybına ilişkin talebini 3.700,00 TL'ye yükselterek 14.282,62-TL hasar ve değer kaybı tazminatının davalıdan 17.10.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava konusu olayda, dava öncesi müvekkil şirkete hiçbir başvuruda bulunulmadığını, ... plakalı aracın müvekkil şirkete ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 41 bin TL olduğunu, hasar dosyasının incelendiğini, sigortalı aracın kusurunun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporu ve ATK raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %80, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %20 kusurlu olduğu, yine ... plakalı araçta oluşan hasar tutarının KDV dahil 10.582,62 TL, değer kaybının ise 3.700 TL olduğu,
davacı vekilinin dava değerinin arttırılmasına ilişkin ıslah dilekçesi ile dava değerini arttırarak 14.282,62-TL hasar bedeli ve değer kaybı bedelini 17.10.2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile talep ettiği, mahkemece kısa kararda her ne kadar kusur oranlarına göre kabul edilen tazminat miktarı "2.856,52 TL" olarak belirtilmiş ise de bunun hesap hatasından kaynaklandığı, toplam tazminat miktarının %80'inine denk gelen miktar yerine sehven %20'sine denk gelen miktarın kısa kararda yazıldığı,
davacı vekilinin 22/04/2022 tarihli dilekçesi ile tavzih ve tashih yoluyla kısa kararda kabul edilen miktara yönelik maddi hatanın düzeltilmesini talep ettiği, bu dilekçenin karşı tarafa tebliğe çıkarıldığı ve davalı vekilince beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talebinin HMK 304-306 kapsamında olmaması nedeniyle tavzih talebinin reddine karar verildiği,
bu nedenle gerekçeli karar ile kısa kararın uyumlu olması gerektiğinden, davacının davasının kısmen kabulü ile ATK kusur raporu dikkate alınarak 2.856,52 TL'nin sigorta şirketine müracat tarihi olan 17/10/2020 tarihinden itibaren sigorta limiti aşılmamak kaydıyla yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, sürücü ...'nun mahkememce alınan beyanında "ben yola aniden çıktım, onlar da panikledi, ben olmasaydım bu kaza olmayabilirdi, ben davacının şeridinin yüzde 80'nini kapatmışımdır, yol köy yolu olduğu için şerit dardır" şeklindeki beyanı dikkate alındığında davalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, her ne kadar kusur oranlarına göre kabul edilen tazminat miktarı 2.856,52 TL olarak belirtilmiş ise de kusur oranları konusunda hata yapıldığı,
%80 yerine %20 kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığının gerekçeli kararda da yazıldığını, bizzat Mahkeme tanık olarak dinlenenen ... plakalı araç sürücünün beyanı göz ardı edilerek dosya içeriğine aykırı olarak müvekkiline ait araç sürücüsünün %20 kusurlu olduğu yönündeki ATK tespitinin hatalı olduğundan tanık beyanı dikkate alınarak kusur değerlendirmesinin yeniden yapılmasını, raporda toplam 14.282,62 TL zarar oluştuğu hesaplanmış olmakla kabul edilen tutarın 11.426,09 TL olması gerekirken maddi hata sonucu sehven 2.856,52 TL olarak kabulünün hatalı olduğunu belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle hasar ve değer kaybı bedelinin ZMMS kapsamında davalı ... şirketinden tahsili isteline ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)
Somut olayda, hükme esas alınan 02.12.2021 tarihli hesap raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli ise de; kusur hususunda düzenlenen ATK raporuna göre ... plakalı davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'nun %80, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %20 kusurlu olduğu belirtilmesine karşın, mahkemece sehven yapılan hesap hatası sonucunda, davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün %80 oranındaki kusuru dikkate alınarak,
davacı yararına 8.466,09 TL hasar bedeli ve 2960,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 11.426,09 TL tazminata hükmedilmesi gerekirken, toplam tazminat miktarının %20'sine denk gelen kusur oranı üzerinden tazminat hesabı yapılmasında isabet bulunmadığı, bu yönüyle davacı vekilinin istinaf itirazının haklı ve yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1154, K. 2025/215, 7 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama