KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2022/134
- Karar no
- 2024/1306
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19.10.2021
- Numarası
- 2016/1264 Esas 2021/816 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 03.07.2024
Karar Metni
2.401 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.10.2021 tarih 2016/1264 Esas 2021/816 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 16/05/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Tınaztepe kampüs istikametine seyir halinde iken davacının yolcu olarak seyrettiği ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza ile ilgili İzmir C.
Başsavcılığı 2016/53955 sayılı dosyası üzerinden soruşturma yapıldığını, kaza anında düzenlenen Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, kusur durumunun mahkemece yapılacak yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile de netlik kazanacağını, kaza sonucunda yaralanan davacının tedavisinin Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesinde yapıldığını, davanın safahatında rapor alındığında davacı davacının maluliyet oranının açığa kavuşacağını, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar davalı şirketten ZMMS sigortası bulunduğunu, bu sebeple de davalıya dava ikame edildiğini,
davalının kaza tarihindeki poliçe üst limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davacıya tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak başvurunun süresinde cevaplanmadığını, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; arz ve izah edilen nedenler ve Mahkemece resen nazara alınacak hususlarla, 100,00 TL. maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 12/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı için talep etmiş oldukları 100 TL maddi tazminatı 108.328,55 TL arttırmak suretiyle toplam 108.428,55 TL maddi tazminatı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili,dava yetkili mahkemede açılmadığından mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davalı şirketin genel müdürlük adresinin Şişli İstanbul olduğunu ancak davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu hususun dikkate alınarak dosyada öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu, sürücü ve sigortalı ...'ın sevk ve idaresindeki, ... plakalı araç için;
davalı şirketçe, 19.12.2015 - 19.12.2016 tarihleri arasında, 1246728 no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, davalı şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 290.000-TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktarın maksimum talep edilebilecek miktar olup, davalı şirketin asıl sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirleneceğini,
sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığını, çünkü sigortanın bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin esas olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere;
olaydaki kusur dağılımının şüpheye yer bırakmayacak derecede nesnel, tarafsız ve hükme esas teşkil edecek nitelikte bir raporla ortaya konması gerektiğini, tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın kusur dağılımının tespiti için Adli Tıp Kurumu’na tevdi edilmesini talep ettiklerini, kusur oranının öğrenilmesinden sonra,
davacının sürekli sakatlık iddialarının da araştırılması gerektiğini, ayrıca dava dışı...’na teskere yazılarak dava konusu olay nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, herhangi bir maaş bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını, ödeme yapılmış ise miktarının da bildirilmesinin istenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla;
kusur ve sakatlık oranının tespitinden sonra gerçek zararın varlığı ve miktarının belirlenebilmesi için, aktüeryal hesaplama yapılması gerektiğini, davalının temerrüdünden bahsedilemeyeceği için olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eğer ki faize hükmedilecekse, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın usulden ve esastan tamamen reddine, masraf, faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine,
sigortalı araç sürücüsünün aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının ve bulunuyor ise oranının tespitine, tazminat hesabının sigortalılarının kusuru oranınca yapılması gerektiğine, sağlık giderleri yönünden davalı şirketin sorumluluğu olmadığından bu husustaki davacı talebinin reddine, davalı şirketin temerrüdü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine, dava masraflarından, faizden ve tüm ferilerinden sorumluluğunun ve temerrüdünün bulunmadığının tespitine savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 16.05.2016 günü saat 08:00 sıralarında sürücü ... idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan ... plakalı otomobil ile Doğuş Caddesi istikametinden Tınaztepe Kampüsü içi istikametine doğru seyir halindeyken kampüs girişi akabinde otobüs durağı önlerine geldiğinde, sağ tarafta bekleyen arkadaşlarını almak amacıyla sağa doğru manevra yaptığı sırada otomobilin sağ yan ayna kısımlarıyla,
kendisiyle aynı istikamette sağ tarafından düz devam ederek seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin sol ön-yan kısımlarının çarpışması sonucu motosiklette yolcu olarak seyahat eden davacı ...’in yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği, davacının bu yaralanması neticesinde Dokuz Eylül Üniversitesi ABD raporuna göre kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak %14 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayacak ve 120 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı,
kazanın oluş şekline uygun olan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporunda belirtilen gerekçelerle davalıya sigortalı aracı kullanan ...'ın %75 oranında asli kusurlu, dava dışı motosiklet sürücüsü ...’in %25 oranında tali kusurlu oldukları, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto, TRH 2010 tablosu esasına dayalı) yöntemi ile yapılan ek bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre 176.772,20 TL, geçici iş göremezlik zararının 2.341,08 TL olduğu, davacıya SGK tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmediği,
KTK'nun 88. Maddesi, TBK'nun 61-62 ve 162,163. maddeleri uyarınca davalı sigortanın, poliçe limiti dahilinde, oluşan zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, hüküm tarihine en yakın tarihli bilirkişi ek hesap raporunun Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak düzenlendiği ve hüküm kurmaya yeterli olduğu,
davacı vekilinin 12.06.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı için maddi tazminat alacak kalemlerini yükselterek 2.341,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 106.087,47 sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, talepten fazlasına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının kabulü ile.
2.341,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 106.087,47 sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.428,55 maddi tazminatın dava tarihi olan 25/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, dosyaya sunulmuş olan raporlar referans alınarak karar oluşturulmasının sağlıklı ve doğru olmayacağını, aynı merkez tarafından verilmiş raporlarda bildirilmiş olan kanaatler arasında çelişki olduğunu, zira aktüer bilirkişi raporuna esas alınan maluliyet raporunun ne şekilde aktüer hesaplamaya esas alındığının mahkemece belirtilmediğini, daha önce 2 kere aynı kurumdan maluliyet ile alakalı birbiriyle çelişen raporlar alındığını, ancak 3. kere de aynı kuruma maluliyet raporu düzenlenmesi için dosya gönderildiğini, 3. raporda da farklı bir sonuca varıldığını,
maluliyet oranı konusunda sübuta varılmadan ve son maluliyet raporuna karşı itirazları dinlenmeden, maluliyete esas olarak 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 26/07/2019 tarihli maluliyet raporu uyarınca aktüer bilirkişi raporu alındığını, sübuta ermeyen maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, aktüer raporun da hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, 1.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının A.5/c Sürekli Sakatlık Teminatı maddesinin 2.bendi.
"Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınır. " hükmünü amirdir.
Buna göre hazırlanacak raporların 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'te belirlenen esaslara göre hazırlanması zaruridir.
Bu husus, Sayın Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınması gereken bir husus olup dikkate alınmadığını, dosyada alınan maluliyet raporlarının sübuta ermesi için Adalet Bakanlıgı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na gönderilerek mağdurun muayenelerinin de yapılması şartıyla, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında maluliyet oranının tespit edilmesine karar verilmesi gerekirken dosya mevcuduyla karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğini,
aktüer rapor her ne kadar sübuta ermeyen maluliyet oranları uyarınca düzenlenmiş olsa da kabul anlamına gelmemekle birlikte Hazine Müsteşarlığının 05.02.2010 tarih ve 2010/4 sayılı genelgesi uyarınca, aktüer hesaplamalarının Müsteşarlık nezdinde tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılması öngörüldüğü,
yine genelgede tazminat hesaplamalarında asgari TRH 2010 Kadın ve Erkek Mortalite Tablolarının, teknik faiz oranlarının kullanılması gerektiği, bu sebeple iş bu itiraza konu raporun prograsif rant yöntemine göre hazırlanması hatalı olup, TRH2010 teknik faiz oranlarının hesaplama yönteminde kullanılması gerektiği, ayrıca mahkemenin talimatıyla alınan 20.03.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davalı şirket aleyhine 2.314,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, ancak bu yönde hesaplama yapılması genel şartlara aykırı olduğunu,
davalı sigorta şirketinin geçici iş görmezlik tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığı istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, 16.05.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle yaralanan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının karşı araç zmms sigortacısından tahsiline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İDM tarafından taraf delillerinin toplanıldığı, davacının maluliyet durumuna ilişkin olarak üniversite hastanesinden raporlar alındığı, dava konusu kazada taraflara atfı kabil kusur durumları yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Kurulu'ndan 04.11.2019 tarihli kusur raporunun alınarak hükme esas kılındığı, bilahare dosyanın aktüerya bilirkişilerine tevdi edilerek talep edilen tazminatlar yönünden yapılan hesaplamalar ile yukarıda belirtildiği şekilde davacının maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı) Somut olayda; davacının maluliyet oranının tespiti açısından alınan 26/07/2019 tarih 2019/116 protokol sayılı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Medikolegal Değerlendirme raporu ile, 30 Mart 2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında kişinin özürlülük oranının %14 (ondört) olduğu,
sol kol kemiği humerusta meydana gelen kırığın geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğuna ilişkin raporun olay tarihinde geçerli bulunan yönetmelik hükümleri gereğince usulüne uygun olarak düzenlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin yeniden maluliyet raporu alınması yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır.
Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda.
Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince(Kapatılan 17. H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile.
KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D.
22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K).
Bu nedenle aktüerya bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi ek raporuna göre ve davanın arttırılan bedel üzerinden talepten fazlaya karar verilemeyeceğinden hükmedilen tazminat hesaplamasına ilişkin kabulünde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmayıp, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli mahiyette, dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmekle davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davalı sigorta vekili hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın... tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin... tarafından karşılanacağı,
sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı...'na geçmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere geçici işgöremezlik talebi yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden mahkemece gecici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 4. HD 13.09.2021 tarih 2021/3454 E, 2021/4465 K sayılı kararı) Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri d yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/134, K. 2024/1306, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama