KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/1566
- Karar no
- 2025/545
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29.03.2022
- Numarası
- 2017/707 Esas 2022/288 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 27.03.2025
Karar Metni
1.140 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2022 tarih 2017/707 Esas 2022/288 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacnın zeka geriliği nedeniyle fiil ehliyetinin bulunmadığını, kısıtlandığnı, ... Ltd.
Şti'nin yetkilisi ve ortağı olan davacının abisi ...'ın adına düzenlenmiş vekaletname ile davalı bankadan kullanılan kredinin teminaatı olarak davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, bu tarihte davacnın fiil ehliyetinin bulunmadığını, borcun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından yapılan takip kapsamında yapılan ihale sonucunda taşınmazın 371.000,00-TL bedelle ... isimli kişiye satıldığını, ... hakkında kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ceza davası bulunduğunu, fiil ehliyeti olmayan davacı hakkında tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu, belirterek;
davacının ipotek nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davalı banka ile dava dışı ...
Limited Şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden, davacı ... ve dava dışı ...'ın 1/2 şer hisse ile malik oldukları taşınmaz üzerinde resmi senet ile ipotek tesis edildiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu ve taşınmaz malikleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığını, takip işlemleri neticesinde taşınmazın açık artırma ile 371.000-TL bedelle satılarak ihale edildiğini, davanın açılan alacağın tahsilini engellemeye yönelik olduğunu, eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini,
taşınmaz üzerinde ipotek tesisi yetkisini içeren özel vekaletnamenin davacıya anlatılmamış olması veyahut davacı tarafından anlaşılmamış olmasının mümkün olmadığını, belirterek; davanın reddine, davacının % 20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...' ın İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/853 Esas 2015 1239K sayılı dosyasında 19.10.2015 tarihlinde kısıtlanmış olduğu, fiil ehliyetinin olmadığını ileri sürüldüğü tarihlerin 21.02.2012 ve 12.06.2013 tarihli vekalet tarihleri olduğu,
işlem tarihinde yani borcun doğduğu tarihte davacı ...' ın fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, İstanbul ATK 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 25/11/2019 tarihli raporunda ...’ın işlem tarihleri olan 21.02.2012 ve 12.06.2013 tarihleri arasında ve halen fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği,
itiraz üzerine aldırılan İstanbul ATK Adli Tıp Birinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 12/10/2021 tarihli raporda davacının fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde kişinin işlem tarihlerinde herhangi bir akli arıza içinde olduğunu gösterir tıbbi belge ve bulgu mevcut olmadığı,
işlem tarihlerinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’ın işlem tarihleri olan 21.02.2012 ve 12.06.2013 tarihleri arasında fiil ehliyetine haiz olduğunun belirlendiği, davacının davaya konu edilen işlemler açılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti isteği ispatlanamadığı, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, davacnın tam ehliyetli olarak hareket edemeyip, yaptığı işlemlerin sonucunu algılama yeteneğinden mahrum olduğunu, ilk bakıldığında dahi fiil ehliyetinden yoksun olduğunu, ATK raporlarında yeterince inceleme ve araştırma yapılmadan değerlendirme yapıldığını, söz konusu raporlarda kişinin işlem tarihlerinde herhangi bir akli arıza içinde olduğunu gösterir tıbbi belge ve bulgunun mevcut olmadığı belirtilmişi se de davacnın 2010 tarihli debilite tanılı iki adet raporu bulunduğunu, 12.06.2013 ve 21.02.2012 tarihli vekâletnameler ile banka kredileri alındığını,
davacnının vekâletname alınan bu tarihte müvekkilin fiil ehliyeti bulunmadığını, bu durumun 07.09.2010 ve Tarihli Bozyaka ile Tepecik Eğitim Ve Araştırma Hastanesi raporunda da belirtildiğini, raporlar arsında çelişki bulunduğunu, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından, karşı tarafın iyiniyetli olması o işlemi geçerli kılmayacağını,
dava konusu işleme ilişkin ...’ın yargılandığı davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi ‘nin 2018/1616 E sayılı dosyasında davacının kendi başına malları üzerine ipotek tesis ettirmeye ehil olmadığı belirtildiği belirtilerek ...'ın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, işlem tarihi itibariyle ehliyetsiz olan davacının İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/853 E. Kararı ile de kısıtlandığını, vekaletname tarihinden önce alınan raporlara mahkemece üstünlük tanınması gerektiğini, tanıkların dinlenmediğini eksik inceleme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, dava dışı banka nezdinde kullandırılan genel kredi sözleşmesi kapsamında verilen ipotek nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipten sonra fiil ehliyeti yokluğu hukuki nedenine dayalı açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı banka ile dava dışı şirtket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerine istinaden davacının malik olduğu taşınmaz üzerine 12.06.2013 ve 21.02.2012 tarihli davacı tarafından dava dışı şirket yetkilisi ve ortağı olan davacının abisi ...'a verilen vekaletname ile ipotek tesis edilmesine, davacının bu tarihten sonra 2015 yılında kısıtlanmasına,
her ne kadar davacı tarafından vekalet tarihi itibariyle davacının mevcut akıl hastalığı nedeni ile fiil ehliyetine sahip olduğu belirtilmiş ise de gerek İstanbul ATK 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 25/11/2019 gerekse itiraz üzerine davacıya ait tüm raporları inceleyip değerledirilen İstanbul ATK Adli Tıp Birinci Üst Kurulu'nun 12/10/2021 tarihli raporları ile davacının işlem tarihleri olan 21.02.2012 ve 12.06.2013 tarihleri arasında fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edilmesine, mevcut raporlar arasında oluşan çelişkinin hükme esas alınan İstanbul ATK Adli Tıp Birinci Üst Kurulu'nun 12/10/2021 tarihli bilirkişi raporu ile giderilmesine,
vekaletnamenin düzenlendiği tarihte tavacının fiil ehliyetinin bulunması nedeniyle ipotekten kaynaklı borçtan taşınmaz maliki sıfatıyla davacının sorumlu olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1566, K. 2025/545, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama