KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2022/1752
- Karar no
- 2025/736
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05.07.2022
- Numarası
- 2019/350 E. - 2022/695 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 05.05.2025
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2022 tarih 2019/350 E. - 2022/695 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacı küçüğün 21.12.2018 günü komşusuna ait motorsiklette yolcu olarak bulunduğunu, olay mahalinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yola aniden çıkış yaptığını, bu sırada ... plakalı aracın yanından geçmekte olan davacı müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motorsikletin duramadığını ve araca çarptığını, yaşanan bu kaza sonucunda da davacının yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kaza tespit tutanağında da yer aldığı üzere kusurlu olduğunu, bu kaza neticesinde davacının hastaneye kaldırıldığını, tedavi olmak zorunda kaldığını, 27.05.2004 doğumlu olup 15 yaşında ve öğrenci olduğunu belirterek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL daimi ve geçici sakatlık tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının trafik kazası neticesinde Ege Üniversitesi ABD raporuna göre %3 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın oluş şekline uygun olan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporunda belirtilen gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan ...’nin %80 oranında asli kusurlu, davacı sürücü ...’in ise %20 oranında tali kusurlu olduğu, davacıya davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce 08.03.2019 tarihinde 35.782,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı,
bilirkişi raporuna göre davalı sigortalısının %80 kusur oranına isabet eden ve ödeme tarihi itibariyle talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 33.409,14 TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı dikkate alındığında davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresi içinde çocuk olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının, geçici ve sürekli iş göremezlik isteklerine ilişkin maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, davacının sakatlık oranının yanlış yönetmeliğe göre ve yanlış oranlarla hesaplandığını, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulunun 24/12/2020 tarihli raporuna göre işbu trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranının Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak değerlendirildiğinde tıbbi iyileşme süresi 4 ay olarak belirlendiği, aynı kurulun 18/02/2021 tarihli raporunda maluliyetinin %2,1 olarak belirlendiği,
11/02/2022 tarihli raporda ise engelilik oranını %3 olarak belirlendiğini, müvekkilinin geçirdiği ameliyatlar ve çektiği ıstıraplarla sakatlık hesaplaması sonucunda çıkan %3 maluliyetin uyuşmadığını, davacıya dava tarihinden önce 35.782,23 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ödemesi yapılmış ve bilirkişi tarafından davalı sigortalısının %80 kusur oranına isabet eden ve ödeme tarihi itibariyle talep edebileceği sürekli iş görmezlik zararının 33.409,14 TL olduğunun belirlendiğini, kaza anında 15 yaşında ve başarılı bir öğrenci olan müvekkilinin travma etkisiyle hayatının en önemli yıllarında sosyal çevresinden ve okulundan uzak kaldığını,
bu durumun psikolojik olarak müvekkilini oldukça yıprattığını, travmayı atlatamadığını, bu denli büyük hasarlar bırakan bir kazanın da ömür boyu müvekkilinde bırakacağı izler göz önünde tutularak, hakkaniyet ilkesine uygun şekilde karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava, 21.12.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının karşı aracın ZMMS sigortacısından tahsiline ilişkin tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K.,
17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir.
Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.
Tarafların kusur durumunun belirlenebilmesi için dosyaya kazandırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporunda belirtilen gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan ...’nin %80 oranında asli kusurlu, davacı sürücü ...’in ise %20 oranında tali kusurlu olduğunun açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesinin güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K)
Bu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacının maluliyet oranının olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik uyarınca belirlemiş olmasına,
davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce 08.03.2019 tarihinde yapılan 35.782,23 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesinin, ödeme tarihi itibarıyla davacının zararını karşılamaya yeterli olup, davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1752, K. 2025/736, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama