KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2022
- Dosya no
- 2022/238
- Karar no
- 2022/465
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/06/2021
- Numarası
- 2021/133 Esas 2021/321 Karar
Karar Metni
1.084 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
BİRLEŞEN İZMİR 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/348 ESAS 2019/795 KARAR SAYILI DOSYASINDA
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVANIN KONUSU
Şirketin İhyası
ASIL DAVA TARİHİ : 15.01.2019
BİRLEŞEN DAVA TARİH İ: 23.07.2019
KARAR TARİHİ : 21.03.2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 21.03.2022
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.06.2021 tarih 2021/133 Esas 2021/321 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
Davacı vekili, 06.10.1997 tarihinde tasfiye sonucu sicilden terkin edilen ... Şti aleyhine müvekilinin İzmir 9. İş Mahkemesinin 2018/153 E sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açtığını, mahkemece müvekkiline ihya davası açmak için süre verildiğini ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili, şirketin tasfiye memurunun da taraf gösterilerek dava açılması için asıl davada taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, tasfiye memuru olan davalı da taraf kabul edilerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Müdürlüğü vekili, şirketin ortaklar kurulu kararına istinaden 06.10.1997 tarihinde fesih ve tasfiyesinin tamamlandığını, tescil ve ilanın yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, tasfiyenin usulüne uygun tamamlanmamasından tasfiye memurunun sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin 06.10.1997 tarihinde tasfiye sonu ticaret sicilden terkin edildiği, davacı tarafından şirket aleyhine açılan davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile şirketin İzmir 9. İş Mahkemesinin 2018/153E sayılı dosyasıyla sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nın atanmasına, şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI
Dairemizin 15.01.2021 tarih 2020/2026 E. 2021/212 K. sayılı ilamı ile, tasfiye memuru olarak atanan kişinin bu görevi yerine getirip getiremeyeceğinin mahkemece re’sen değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu, bu konuda bir araştırma yapılması veya tasfiye memuruna bu yöndeki delillerini ibraz etmesi için süre verilmesi gerektiği (Yargıtay 11. HD'nin 24.02.2020 tarih 2020/353 E.- 2020/1921 K. sayılı kararı), somut olayda ek tasfiye işlemleri için atanan son tasfiye memurunun 1941 (81 yaşında) doğumlu olduğu,
sunduğu tıbbi belge fotokopilerinde "geç başlayan alzeheimer hastalığında bunama", "akciğer hastalığı ve tansiyon hastalığı" tanılarına yer verildiği, mahkemece tasfiye memurunun görevini yerine getirip getiremeyeceği resen değerlendirilmesi gerektiğinden tasfiye memurunun yaşı ve sağlık durumu değerlendirilerek mahallinde araştırma sonucu TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye işlerini yürütebilecek bir tasfiye memuru atanması gerektiği belirtilerek HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasın ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KALDIRMA KARARI SONRASI VERDİĞİ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, asıl ve birleşen dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile şirketin İzmir 9. İş Mahkemesinin 2018/153 sayılı dosyasıyla sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, tasfiye memuru olarak bilirkişi listesinden Mali Müşavir ...'ın atanmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davalı ... vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ... vekili, müvekkili ...'nın tasfiye memuru olduğundan hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sicil kaydının silinme işlemleri kanun hükmü gereği olmakla birlikte, 06.10.1997 tarihinde fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığını, şirketin tasfiyesi hukuka ve mevzuata uygun bir şekilde tamamlandıktan sonra kaydının sicilden silindiğini, müvekkilinin tasfiye memuru olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, birleşen dosyada müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tasfiye sonucu sicilden terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacı tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açtığı hizmet tespiti istemli İzmir 9. İş Mahkemesi'nin 2018/153 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacının, sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı mevcuttur.
Ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında ... Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu olmayıp, davacı ihya davası açmakta haklı ise de, tasfiye tarihi itibariyle açılmış bir hizmet tespiti davası bulunmadığından, davalı son tasfiye memurunun da yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekmektedir.
Davalı son tasfiye memuru ... vekilinin istinaf sebebi yerindedir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/238, K. 2022/465, 21 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama