KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/345
- Karar no
- 2024/1612
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30.11.2021
- Numarası
- 2021/605 Esas 2021/952 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 26.09.2024
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.11.2021 tarih 2021/605 Esas 2021/952 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe konu senedin bedelsiz olduğunu, senet metninde bedeli malen ahzolunmuştur ibaresi yer alsada taraflar arasında mal alışverişi olmadığı, davalının yanında çalışırken davalının davacı adına 13.375,97-TL tutarında tüketici kredisi kullandığını, davacının davalıya karşılığında takip konusu çeki teminat olarak verdiğini, kredi ödemelerini her ay düzenli olarak davacının maaşından ödendiğini, davacının davalıya hiç bir borcunun kalmadığını, senedin davacıya iade edilmeyerek takibe konu edildiğini, belirterek; davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, takibin kambiyo senedine dayalı olduğunu, takibe konu bononun davacının davalıya olan borçlarının sadece bir kısmı için davacı tarafından verildiğini, teminat senedi niteliğinde olmadığını, bono üzerinde malen kaydı mevcut ise de bononun para borcunun karşılığı olarak verildiğini, davacının pek çok ihtilaf nedeni ile davalının iş yerinden ayrıldığını, davacının gerek kredi çektirmek gerekse nakit para almak yolu ile davalıdan borç aldığını, davacının bu borçları davalıya ödemediğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacı aleyhine 01/01/2018 vade tarihli ve 13.376,00-TL bedelli bonoya dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, söz konusu bono karşılığında davacının davalıdan bono bedeli kadar para aldığı, her ne kadar davacı tarafından bononun davalı tarafa teminat amaçlı olarak verildiği belirtilmekte ise de bu hususun davalı tarafından kabul edilmediği, söz konusu iddianın senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde gerek tanıkla gerekse de ticari defter ve kayıtlar ile ispatlanamayacağı, bono bedelinin davacının maaşından kesilerek yapıldığına yönelik bir belge sunulmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, davalı alacaklı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapıldığını, takibe dayanak olan senedin bedelsiz olduğunu, davalı tarafından kötüniyetli olarak takip yapıldığını, senedin bir alışveriş karşılığı değil teminat senedi olarak verildiğini, taraflar arasında bir mal alışverişi bulunmadığını, davacının davalının yanında çalışır iken davaclı adına davacı için 13.375,97-TL tutarında tüketici kredisi çekildiğini, karşılığında davacı tarafından davalıya takibe konu bononun teminat olarak verildiğini, kredi ödemelerini her ay düzenli olarak davacının maaşından ödendiğini,
davacının davalıya hiç bir borcunun kalmadığına ve senedin teminat senedi olduğuna işyerindeki bütün çalışanlar tanık olduğunu, davalının ticari defterlerinin incelenmesi halinde aralarında bir alışveriş olmadığının anlaşılacağını, davacı tarafından işçilik alacakları için açılan davanın karar aşamasına geldiği için senedin takibe konulduğunu, davalının davacı hakkında asılsız olarak hırsızlık suçlaması üzerine açılan maddi ve manevi tazminat davasının halen derdest olduğunu, anılan dava dosyaları nedeni ile davacının haklarından vazgeçirilip haksız kazanç elde etme amaçlı takip yapıldığını, gerçek durumun araştırılması,
filili durumun ortaya çıkaması, adaletin gerçekleşmesi için tanıkların dinlenmesi zorunlu olduğunu, tanıkarın takibe ve davaya konu senedin çekilen krediye teminat için verildiği, kredinin müvekkil tarafından ödendiği, senedin bedelsiz kaldığına dair tanıklık yapacağını, dava konusu senedin çekilen krediye teminat olarak verildiğini, çekilen kredi meblağı ile senedin meblağının, senedin vade tarihi kredinin bitim tarihi ile örtüştüğünü, senet üzerinde malen kaydı olup, davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bonoya dayalı takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davanın teminat senedi ve bedelsizlik iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkin olmasına, kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçluya ait olmasına, senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanması zorunlu olup ispat külfeti üzerinde bulunan davacının senede karşı ileri sürdüğü bedelsizlik ve senedin teminat senedi olduğu iddiasının ancak yazılı delille ispatlanması gerekmesine,
davacı ile davalının iddia ve savunmaları kapsamına göre davaya konu bononun ihdas nedeninin taraflarca karşılıklı olarak (borç para olacak şekilde) talil edildilmesine, çift taraflı talil durumunda da ispat yükü yer değiştirmeyeceği için senedin bedelsiz olduğunun yine davacı tarafından katılanmak zorunda olmasına, borcun ödendiğini gösterir herhangi bir yazılı delil sunulmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/345, K. 2024/1612, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama