KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/716
- Karar no
- 2024/1933
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11.02.2022
- Numarası
- 2020/408 Esas 2022/65 Karar
- Davanın konusu
- Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan Alacak
- Karar yazım tarihi
- 08.11.2024
Karar Metni
1.395 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.02.2022 tarih 2020/408 Esas 2022/65 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, Davacı kooperatifin ortağı olan davalı ...'a, E Bloktaki 12 nolu bağımsız bölümün tahsis edildiğini;ferdileşme yoluyla konutunun tapusunu da alan davalının, kooperatifin bilgisi olmaksızın konutunu satıp, Kahramanmaraş 7. Noterliği kanalı ile keşide ettiği 25.08.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile istifa bildiriminde bulunduğunu ve 2020/Ağustos ayından itibaren ödeme yapmadığını; sözü edilen ihtarname ile davalının, 129.011,00 TL ile en fazla ödeme yapan ortak olarak,
istifasıyla kooperatifin varlığının tehlikeye düşeceğinin iddia edilmesi halinde, bu durumun mahkeme kanalı ile tespit edilmesinin yanı sıra diğer ortakların daha fazta ödeme yapması ve tasfiyenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasından sonra ödeme yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, Kooperatifin halen borç ödemeye ve bu amaçla aidat toplamaya devam ettiğini; geçmişte bazı üyelere ayrıcalık sağlanarak tapularının verildiğini ancak tapu kayıtlarına şerh konulmadığını; çoğunluğu oluşturan diğer üyelere ise halen tapularının verilmediğini;
borçlar ödenmeden kooperatifin tasfiye edilmesinin mümkün olmadığını, davalının 129.011,00 TL ödeme yapan tek üye olup, olmaması önem arz etmeksizin, istifasıyla kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düştüğünün mahkeme kararı ile tespit edilmesini talep etmesi de göz önünde bulundurulunca, böyle bir dava açılmasının zorunlu hale geldiğini; kooperatifin edimini (ortağının ihtiyacı olan evi inşa edip, teslim etmek) yerine getirmesinden sonra kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeden istifa etmesinin, davalının kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu;
aidat gelirlerinde azalmaya sebep olduğundan, davalının istifasının, kooperatifin varlığını tehlikeye düşürmesinin gayet tabii olduğunu; ayrıca davalının, ihtarnamede belirtilen miktarda ödeme yapmadığını; yaptırılacak bilirkişi incelemesinde gerçek borcun ortaya çıkacağını; kooperatif tarafından inşa edilen E Bloktaki bağımsız bölümü devir ve teslim alan davalının, ortaklıktan doğan tüm borçları ödemekle yükümlü olduğunu, ortaklıktan doğan yükümlülüklerin devredilmesinin de söz konusu olmadığını belirterek,
Davacı kooperatifin, ortağı davalı ...'ın ihtiyacı olan konutu inşa edip, kendisine teslim etmesine rağmen, davalının ortaklık borçlarının tamamını ödememesi ve konutunu satarak, kalan borçlarını ödemekten kurtulmaya çalıştığı hususlarının tespitiyle, ödenmemiş ortaklık borçlarının, yıllık %18 üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, İstifa etmekle davalının ortaklık yükümlülüklerinin sona erdiğinden hareketle, aidat borçlarının tahsiline ilişkin talebin reddedilmesi halinde, davalıya tahsis ve teslim edilen taşınmazın (E Bloktaki 12 nolu konut), satıldığı için kooperatife iadesi mümkün olmadığından,
diğer ortaklar tarafından ödenen ve ödenecek olan aidatlar ile daire maliyetinin tespit edilip, davalının, kooperatif tasfiye edilinceye kadar ödemekle yükümlü olduğu aidat miktarının hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak düzenlenmediğini ve Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 119. maddesinin 1. bendinde sayılan unsurları taşımadığını, dava dilekçesinde belirtilen taleplerin, ayrı ayrı dava açılabilecek hususlar içerdiğini; örneğin, kooperatif ortağının aidat ödememesi halinde icra takibi yapılıp, takibe itiraz edilmesi halinde itirazın iptali davası açılmasının gerekli olduğunu;
yine istifa eden üyenin istifa tarihi itibariyle nasıl bir işleme tabi tutulacağı, ne zamana kadar aidat ödemesi gerektiği, istifa eden üye hakkında, istifa tarihinden sonraki genel kurulda nasıl bir işlem yapılacağı gibi hususların, yasafarla açık ve net olarak düzenlendiğini.
Mahkemeden, bu hususların dahi tespitinin istenmesini üzüntüyle karşıladıklarını; genel kurulun yetkili olduğu hususların mahkeme kanalı ile tespitinin istenemeyeceğini, 25.10.2007 tarihinde tapusunu alarak E Bloktaki 12 nolu dairenin maliki olan müvekkilinin, kooperatif yönetiminden, yaptığı ödemeleri gösteren bir liste istediğini; kooperatif yöneticilerinden ...'ın, whatsapp kanalı ile 129.011,00 TL ödeme yapıldığı konusunda bilgilendirme yaptığını; ödeme belgelerinin müvekkilinde mevcut olduğunu.
Kooperatif ortakları arasında en yüksek ödemeyi müvekkilinin yaptığını, gördüğü lüzum üzerine kooperatif ortaklığından istifa edip, bu hususu, Kahramanmaraş 7. Noterliği kanalı ile keşide ettiği 25.08.2020 tarihli ihtarname ile kooperatif yönetimine bildirdiğini, müvekkilinin, kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düştüğünün ve diğer ortakların kendisinden daha fazla ödeme yaptıklarının mahkeme kanalı ile tespit edilmesi halinde, kooperatifin tasfiyesine ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasına müteakip ödeme yapabileceğini, davacı vekilinin ifade ettiği üzere, diğer kooperatif üyelerinin aidat ve benzeri ödemeleri incelendiğinde,
bir üye de olsa aidat gelirlerinde meydana gelecek azalmanın, kooperatifin mevcut varlığını tehlikeye düşürme riskinin bugüne kadar hiç gözetilmediğini, ayrıca kooperatif üyesi olarak müvekkili tarafından yapılan ödemelerle ilgili kurumsal hesap bulunmadığını; ödemelerin sürekli olarak farklı kişilerin hesaplarına yapıldığını, ödeme yaptığı hesaplardan birisinin de, davacı vekili ...'a ait olduğunu; yapılan uygulamanın, ödemelerin tespitinde ileride sıkıntılar yaratabileceğinden bahisle açıklama yapılması istendiğinde, “Bu durum üyeleri ilgilendirmez.
Kooperatif yönetiminin almış olduğu bir karar olduğundan, daha fazla bilgi veremem” şeklinde cevap verildiğini; diğer üyelerin ne kadar ödeme yaptığı ve ödemelerin ne zamana kadar devam edeceği gibi sorulara cevap alamadığını, müvekkilinin, konutunu teslim almasından buyana 13 yıl geçtiğini; buna rağmen halen tasfiye kararı alınmadığı gibi en küçük bir adım dahi atılmadığını; kooperatif yöneticilerinin, sürekli huzur hakkı alabilmek için kooperatifin tasfiyesini kasıtlı olarak geciktirdiklerini;
tarafların ifadeleri karşılıklı olarak değerlendirildiğinde, ödemeler konusunda müvekkilinin kuşkuya düşmesinin kaçınılmaz ve icra takibine itiraz etmesinin haklı olduğunun görüleceği kanaatinde olduklarını belirterek, yetki ve görev itirazları ile birlikte hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ortaklıktan kaynaklanan kooperatif alacağının tahsiline ilişkin olup, belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davalı ...'ın, kooperatif ortağı olarak davacı kooperatiften bir adet konut edindiği, söz konusu bağımsız bölümün,12.06.1998 tarihinde kat irtifakı tesisiyle ... kooperatifi adına tescil ettirildikten sonra, 25.10.2007 tarihinde ferdileşme suretiyle ...'a devredildiği, daha sonra 20.05.2020 tarihinde ...'e satıldığı, davalı ...'ın ortaklık nedeniyle edindiği taşınmazı satarak,
25/08/2020 tarihinde Kahramanmaraş 7. Noterliği 25.08.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ortaklıktanda istifa ettiği, 5983 sayılı Kanunla, 1163 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 81. Maddesine amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağı;
ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar” hükmüne göre davalı, kooperatifin borçlarının tasfiye edilebilmesi için payına isabet eden giderleri ödemekle yükümlü ise de, davalı ...'ın dava tarihi itibariyle 122.250,00 TL ödeme yapması gerekirken 129.011,00 TL ödeme yaptığı davalının ortaklığı nedeniyle parasal yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, mahkemece alınan tek rapora itiraz edildiği, raporun eksik inceleme ve hatalı hesaplamalara dayalı olduğunun genel kurul kararlarıyla ortaya konduğu, ancak Mahkemece Genel Kurul kararlarının dikkate alınmadığını, ek rapor taleplerini yerine getirmediğini, raporun sonuç bölümünde dava tarihi itibarıyla 122.250.000 TL. ödeme yapması gerektiği halde davalının 129.011,00 TL. ödeme yaptığından ortaklıktan doğan parasal yükümlülüklerin noksansız olarak yerine getirildiği yazılmıştır.
Oysa bu hesaplama hatalıdır.
Nitekim davalının aşağıda sunduğumuz listede görüldüğü üzere 02.10.2020 dava tarihi itibarıyla ödemiş olması gereken aidat asıl borç toplamı 128.000,00 TL olduğu, raporda tespit edilen toplam aidat miktarı olan 122.250.000 TL'nin hatalı olduğunu, ayrıca raporda genel kurul kararlarının tamamında geciken ödemelerde yıllık %18 oranında faiz uygulanması öngörüldüğü halde faiz ve davalı hakkındaki yasal takiplere ait masraf ve diğer alacak ferilerinin hesaplanmadığını, bu meblağdan davalının yaptığı ödeme olan 129.011,00 TL mahsup edilmesi halinde dava tarihi itibarıyla bakiye borcun 4.638,84 TL olacağını,
bu şekilde davalının dava tarihi itibarıyla müvekkile borçlu olduğunu, söz konusu aidat kararlarının Genel Kurullarda alıdığını, bu genel kurul kararlarının ilgili maddelerinin liste halinde sunulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, ortaklıktan kaynaklanan kooperatif alacağının tahsiline istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davalının istifasının kötü niyetli olduğunun ve davacı kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürdüğünün kanıtlanamamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/716, K. 2024/1933, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama