KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/722 Esas
- Karar no
- 2024/717
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/08/2017
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 2012-2014 yılları arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalara göre kur farkı alacağının doğduğunu, daha önce müvekkilinin 12.02.2014 tarihinde 2.745,36 TL'lık kur farkı faturası düzenlediğini ve davalının bunu ödediğini, anılan fatura ve yapılan ödemede ticari defterlerde kayıtlı olduğunu, düzenlenen 2.290,68 TL ile diğer 16.040,32 TL'lık 2 adet kur farkı faturasının iadeli taahhütlü posta yoluyla davalıya gönderildiğini, davalının yasal süresi içinde işbu faturalara itiraz etmediği, ancak bedellerini de ödemediğini, müvekkilinin bu kez ...
İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip talebinden 3 yıl sonra itirazın iptali davası açılmış olması nedeniyle, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının düzenlediği mal bedeli faturaları davacıya ödendiğini, alım-satıma ilişkin fatura bedelleri ... üzerinden tanzim edilmediklerini, kur farkına ilişkin yanlar arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi bir teamülün de bulunmadığını, davalı tek yanlı olarak faturalar üzerine şerh ettiği kur fakı beyanının kabulünün mümkün olmadığını, davacının kur farkından doğan alacağını saklı tutmadan mal bedellerini tahsil ettiği için kur farkı talep edilemeyeceğini,
davacı tarafından .... Noterliğinin 24.10.2014 tarih ve ... yevmiye nolu evrakı ekinde gönderilen fatura ve içeriğine ....Noterliğinin 03.11.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile itiraz edildiğini takip öncesi dönemde müvekkil temerrüde düşürülmediği için talep edilen faizin de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı taraf delil olarak; ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, takibe konu faturalar, müvekkili şirkete ait cari hesap/muavin deterleri, tarafların ticari defterleri, vergi kayıtları, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi incelemesi, içtihat, doktrin, tanık, yemin ve sair yasal her türlü delillere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak; ... Noterliğinin 24/10/2014 tarih ... yevmiye nolu ihtarname sureti, .... Noterliğinin 03/11/2014 tarih ... yevmiye nolu faturaya itiraz ve tebliğ şerhi sureti, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve sair tüm yasal delillere dayanmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı düzenlenen faturalarda belirtildiği üzere kur farkının talep edilip edilemeyeceği ve icra inkar tazminatı talebi noktalarında toplandığı görülmüştür.
Takibin başlatıldığı, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede; davacı tarafça davalı borçlu aleyhine 18.449,03 TL üzerinden icra takibine girişildiği, davalı borçlu ilgili icra dairesine sunmuş olduğu 02/10/2014 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve işlemiş faize itiraz etmiş ve takibin durdurulmuş olduğu ve davanın süresinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrasında.
"Davalı her ne kadar takip ve dava konusu 2 adet kur farkı faturasını kendi kayıtlarına almamış ise de, bilirkişi raporunda (A-4) bendi altında etraflıca irdelendiği gibi, gerek mal satış faturaları üzerine o günün USD kuru açıkça yazılıp fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında doğabilecek kur farkının davalıya yansıtılacağının şerh edilmiş olması ve gerekse de daha önce 3 adet kur farkı faturası davalı tarafça itirazsız olarak ödenmiş olması nedeniyle yanlar arasında bir teamülün doğmuş bulunduğu gözönüne alındığında, dava konusu 2 adet kur farkı faturası bedelinin de davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,
yeni TTK'nun bir üstte belirtilen amir hükmü uyarınca davalı/borçlunun temerrüt durumu irdelendiğinde, takibe konu edilen faturanın/ların davalıya tebliğ edildiği tarihler her ne kadar belli ise de, anılan faturalar içerik itibariyle tartışmalı olup, bu bağlamda içeriği tartışmalı faturadan dolayı bir temerrütten söz edilemeyeceğinin düşünüldüğünü belirterek, dosya kapsamı ile uyumlu, hükme elverişli bilirkişi raporuna itibar edilmiş olmakla, davanın kabulüne, ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 18.330,98 TL asıl alacak üzerinden 3095 sayılı yasanın 1/m hükmü gereğince yıllık %9 ve değişik oranlarda basit usulde işleyecek niteliksiz yasal faiz ile devamına, alacağın likit, itirazın ise haksız oluşu karşısında icra inkar tazminatı tayinini de kapsar şekilde davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..." şeklinde verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edildiği,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2019/2682 E. 2022/1233 Karar sayılı ilamında:"Davacının yukarıda yazılı yöntemle alacağını ispatlaması gerekir.
Buna göre davacıdan yukarıda belirtilen şekilde kur farkı alacağına temel teşkil eden döviz cinsi yapılan satışlara ilişkin faturalarını bildirmesi ve ibraz etmesi için süre verilerek, bildirilmesi halinde davalının bu faturalara yönelik TL bazında ödemeleri denetlenerek ve bu hususta bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davanın esasına etkili bu yöndeki deliller toplanıp değerlendirilmeden, bu yönüyle yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açkılanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir..." şeklinde verilen karar gereği mahkememizin esasına kaydı yapıldığı görüldü.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2022 tarihli 2019/2682 E. 2022/1233 Karar sayılı kararında belirtilen eksikler giderilmiş, davacı yanca kur farkı alacağına temel teşkil eden döviz cinsi yapılan satışlara ilişkin faturalar ibraz edilmiş, bilirkişiden rapor alınmış olup, tüm dosya kapsamına göre;
kur farkı alacağına temel teşkil eden faturalardan sadece 26/12/2013 tarihli ... nolu 3.159,30 Tl bedelli, 11/12/2013 tarihli ... nolu 3.559,37 TL bedelli ve 26/11/2013 tarihli ... nolu 13.692,19 TL bedelli faturalarda "kur değişiklikleri sebebiyle faturalar ile ödemeler arasında oluşabilecek kur farkının tahsil edilecektir" açıklamasının bulunduğu, diğer faturalarda bu yönde bir açıklama bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı bu faturalara itiraz etmemiş ve ödemeler yapmıştır.
Dolayısıyla taraflar arasında yabancı para cinsinden bedel kararlaştırıldığı sabittir.
Taraflar arasında kur farkı talep edilebileceğine dair her hangi bir sözleşme yoktur.
Ancak mahkememizce benimsenen 09/02/2024 tarihli ve 29/07/2024 tarihli bilirkişi raporlarına göre davacının davalıya 3 adet kur farkı faturası kestiği ve o faturaların ödendiği, hatta bir kısım faturalarda kur farkının tahsil edileceğine dair açıklama bulunduğu böylece taraflar arasında teamül oluştuğu anlaşılmış ise de dava konusu kur farkı alacağına temel teşkil eden faturalara ilişkin davalı tarafça çeklerle ödemeler yapılmıştır.
Davacının çekleri teslim alırken herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunduğu iddia ve ispat edilmiş değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2682 E., 2020/5731 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasında kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olsa bile davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemeyeceği, bu bakımdan davalının icra takibine itirazının haklı olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine,
davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından İİK 67. Maddesi şartları oluşmadığından davalının da kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/722, K. 2024/717, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama