KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2026
- Dosya no
- 2023/1025
- Karar no
- 2026/7
- İncelenen kararın mahkemesi
- MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13.03.2023
- Numarası
- 2022/338 Esas 2023/152 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 07.01.2026
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.03.2023 tarih 2022/338 Esas 2023/152 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşemesi akdedildiğini, kredi borcunun hesap kat ihtarnamesine rağmen ödenmemesi nedeniyle borcun tahsili amacıyla takip başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, davalı ...'in muaccel bir borcunun bulunmadığını, Kadıköy 26.Noterliği 02/11/2016 tarih ve 21459 yevmiye numaralı kat ihtarının ...'e tebliğ edilmemesi nedeniyle işlemiş faiz ve BSMV gibi kalemlerin istenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında 2.150.000 TL limitli 18/11/2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'in, diğer davalının borçları için 120.000 TL limitiyle taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettirdiği,
hesap kat ihtarnamesinin davalı şirkete 10/11/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, temerrütün 14/11/2016 tarihinde oluştuğu, ancak ihtarnamenin davalı ...'e tebliğ edilemediği bu sebeple bu davalı yönünden temerrüdün icra takip tarihi olan 20/04/2018 tarihinde oluştuğundan davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, Manisa 4.İcra Dairesi'nin 2019/8657 Esas sayılı takip dosyasına borçlu ... tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... yönünden.
20.047,15-TL asıl alacak, 5.913,57-TL işlemiş gecikme bedeli, 7.528,01-TL sigorta bedeli, 4.388,37-TL teminat mektubu komisyonu, 466,01-TL masraf olmak üzere 38.343,47-TL takip çıkışı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile. Manisa 4.İcra Dairesi'nin 2019/8657 Esas sayılı takip dosyasına borçlu ... tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... yönünden.
20.047,15-TL asıl alacak, 3.519,57-TL işlemiş gecikme bedeli, 7.528,01-TL sigorta bedeli, 4.388,37-TL teminat mektubu komisyonu, 466,01-TL masraf olmak üzere, 35.949,47-TL takip çıkışı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, her iki davalı yönünden asıl alacağın %20'si oranındaki 6392,78-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, ihtarnamenin borçlu ...'e tebliğ edilemediği gerekçesiyle gecikme bedelinin takip tarihinden itibaren hesaplandığını, davalı borçlular arasında müteselsil sorumluluk bulunduğundan birine yapılan tebligatın diğer müteselsil borçlu açısından da sonuç doğuracağını, bu nedenle, gecikme bedelinin ihtarnamede belirtilen 14.11.2016 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, mahkemenin gerekçeli kararında davalı şirket için talep edilen 7.226,14 TL işlemiş gecikme bedeli yerine bilirkişi raporunda yer alan 5.913,57 TL gecikme bedeline hükmedildiğini, yeterli gerekçe sunulmadan hüküm kurulduğunu,
müvekkili Müflis Bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 18/5.
Maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından açılan ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/41 E sayılı dosyasıyla işlem gören iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 106. maddesi uyarınca müvekkili Banka'nın iflasına karar verildiğini, müvekkili Müflis Bankanın harçtan muaf olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, "gecikme bedeli tarihi " açısından istinaf kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
Davalılar vekili, hesap kat ihtarının davalı ...'e tebliğ edilmemesine karşın borcun mevcudiyetinin kabulünün açıkça hukuka aykırı olduğunu, hesap kat ihtarının tebliğ edilmemesi halinde işlemiş faiz ve BSMV gibi kalemlerin de istemeyeceğini, davaya konu borcun varlığından bahsedilemeyeceğinden yerel mahkemece takibin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki yerel mahkeme gerekçeli kararında kısmen kabul edilen kısım içim herhangi bir gerekçe sunmadığını belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın davalı asıl borçlu davalı şirketten ve davalı gerçek kişi kefilden tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davalı kefile hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilememiş olması nedeniyle davalının icra takip tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü kabul edilerek, bu davalı yönünden temerrüt faizinin icra takip tarihinden itibaren hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1025, K. 2026/7, 7 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama