İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/305 K.2025/1209

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2022 tarih 2020/481 Esas 2022/860 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2023/305Karar2025/1209Tarih18 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.064 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Asıl Ve Birleşen

Karar tarihi
18 Eylül 2025
Dosya no
2023/305
Karar no
2025/1209
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08.12.2022
Numarası
2020/481 Esas 2022/860 Karar
Mah'nin
2021/100 E.-2021/419 K. SAYILI DOSYASINDA
Davanın konusu
Genel Kurul Kararının İptali
Karar yazım tarihi
18.09.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.064 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2022 tarih 2020/481 Esas 2022/860 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, müvekkili firmanın davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin herhangi bir kura çekilişi yapmadan ve üyelerinin taleplerini değerlendirmeden yer tahsisi yaptığını ve bu yönde belirtilen 06.08.2020 tarih ve 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararı ve daha önce alınan 30.10.2017 tarihli ve 2017/18 numaralı yönetim kurulu kararı ile ve ekli listelerinin onaylanmasının istendiğini, üyelere 2500 m2, 5000 m2, 10.000 m2 ve 20.000 m2 olmak üzere değişik metrekarelerde yer tahsisi yapıldığını, bu tahsisler yapılırken herhangi bir kura çekimi yapılmadığını, neye göre yapıldığının da belli olmadığını,

20.000 m2 büyüklüğündeki yerin 2500 m2 alana göre çok daha avantajlı olduğunun, davalı kooperatifin 20.000 m2 daha avantajlı olan yerlerinin hangi üyelere ve neye göre tahsis edildiğinin belli olmadığını, daha önce bu konuda 30.10.2017 tarihli ve 2017/18 numaralı yönetim kurulu kararının alındığını ancak bu güne kadar bu kararın genel kurulun onayına sunulmadığını,

kura çekimi yapılmadan yapılan bu tesisin ve bu yönde alınan yönetim kurulu kararının Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek davalı kooperatif 29.08.2020 tarihli genel kurulun 7. Maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatife 06/01/2011 tarihine yönetim kurulu kararı ile üye olduğunu, müvekkili kooperatifin ana sözleşmesinin 59. Maddesine uygun hareket ettiğini, kooperatif hukukun eşitlik kuralına önem verdiğini ne mutlak ne nispi eşitliği benimsememiş olsa da nispi eşitliğe ağırlık verildiğini, iptali istenen 29.08.2020 tarihinde yapılan genel kurulun 7 nolu gündem maddesinde listelerin oylandığını ve 43 kabul ve 23 Red oyuyla genel kurul toplantısında kabul edildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 05/11/2012 tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 27/09/2012 tarihli taahhütnamede kooperatifin faaliyetleri doğrultusunda müvekkilinin 10.000 m2 alan tahsis edilmesini istediğini ve kooperatifçe müvekkilinden buna göre taahhütname alındığını,

davalı kooperatif tarafından keşide edilen ve 19/01/2021 tarihinde tebliğ edilen İzmir 20. Noterliği’nden gönderilen 14/01/2021 tarihli 00043 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 29/08/2020 tarihinde genel kurul yapıldığı ve bu genel kurulda alınan karar doğrultusunda müvekkiline tahsis edilen 10.000 m2 alanın 2.500 m2’ye düşürüldüğü belirtilerek müvekkilinin ödediği aidatların fazla olduğu ve iade edileceğinin ihtar edildiğini, müvekkiline 19/01/2021 tarihinde tebliğ edildiğini,

iptali istenilen genel kurul toplantısında veya varsa daha önce yapılmış toplantılarda karar hesapları dikkate alınmadan kararlar alındığını bildirerek 29/08/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının ve daha önce yapılmış genel kurul toplantılarının ve bu toplantıda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitini, bu talepleri kabul edilmez ise müvekkiline tahsis edilen kullanım alanlarının değiştirilmesi yönünde alınan ve hiçbir makul gerekçe içermeyen kooperatif genel kurul kararlarının iptalini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının 29/08/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına vekili aracılığı ile katıldığını, iptalini istediği gündem maddesi ile ilgili muhalefet şerhi koymadığını, toplantıda hazır bulunan ortakların alınan kararlara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabileceklerini, davacı tarafın daha önceki genel kurul kararlarının da iptalini istediğini, bunun hukuken mümkün olmadığını, davacı vekilinin toplantı sonunda 7.gündem maddesi ile ilgili muhalefet şerhinin bulunmaması karşısında dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini,

davacının 05/11/2012 tarihinde yönetim kurulu kararı ile kooperatife üye olurken 10.000 m2'lik üyeli istediğini taahhütname başlıklı arz dilekçesi ile belirtmiş ise de bunu tek taraflı talepname olduğunu, bunun kooperatif tarafından onaylanmadığını, kendisine 2.500 m2'lik üyelik tahsis edildiğini, davacının kendisine tahsis edilen üyeliği kabul ederek üye olduğunu, üye olduktan 8 yıl sonra kendisine tahsis edilen tipi kabul etmediğini, 30.10.2017 tarihli yönetim kurulu üyelerinin o tarihte posta ile tek tek tebliğ edildiğini,

ayrılan ve yeni alınan üyelere göre tekrar 06.08.2020 tarihli ve 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararı ile güncellendiğini ve 29.08.2020 tarihli genel kurul girişinde toplantıya katılan her üyeye listelerin verildiğini, genel kurul toplantısında gündem maddesi olarak üyelere sunulduğunu, 43 kabul oyuna karşı 16 red oyu ile genel kurul tarafından onaylandığını, kura çekimi yapılacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 29.08.2020 tarihli genel kurulun 7. Maddesinde 06.08.2020 tarih 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararı ve ekli listesiyle daha önce alınan 30.10.2017 tarihli 2017/18 nolu yönetim kurulu kararlarının onaylanarak oy çokluğuyla kabul edildiği, kooperatif ortaklarının yat ve tekne imalatçısı olduğu ve arsa alanlarının kooperatif tarafından farklı büyüklükte üretildiği, bu durumda tahsis yönteminin uygulanmasının nispi eşitlik ilkesi ve kooperatif Ana Sözleşmesinin 59.maddesi kapsamında Kooperatifler Kanunu 23. Maddesine aykırı olmadığı, bu nedenle dava konusu genel kurul kararlarının iptali koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar vermiştir.

Karara karşı asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Asıl davada davacı vekili, sadece kooperatif ana sözleşmesinin 59.maddesi kapsamında yapılan değerlendirme ile karar verildiğini, 2009 yılında davalı kooperatifçe tahsis edilebilecek en büyük arsanın 10.000 m2 olması nedeniyle o dönem ki üyelerin talep edilebilecek en büyük arsa olarak 10.000 m2 arsa tahsisinin talep edildiğini, daha sonra kooperatifçe 20.000 m2 arsa tahsisi yapılması kararlaştırıldığını, ancak eski üyelerden yeniden talep toplanmadığını,

dolayısıyla 2009 yılında 20.000 m2'lik arsa olmadığı için bu miktarda arsa talebinde bulunmayan üyeler ile daha sonra üye olup da 20.000 m2 yer tahsis edilen üyeler arasında eşitlik ilkesinin zedelendiğini, kura çekimi yapılmaması dışında, taleplere göre yapılan tahsisin de eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, mahkemece kooperatif ana sözleşmesinin 59. Maddesinde arsaların ortakların isteklerine göre dağıtılması esasının da kararlaştırılabileceği dolayısıyla kura çekiminin mecbur olmadığı ve bu nedenle de eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ise de, talebe göre tahsis yapılmış olsa dahi bunun eşitlik ilkesine göre yapılmadığını,

sadece kura çekimi ile dağıtım yapılmasının zorunlu olduğu yönünde bir talep veya beyanlarının bulunmadığını, farklı büyüklükteki parsellerin üylere dağılımında üyeler arasında eşitsizlik yapılması nedeniyle buna dair genel kurulun 7. maddesinin iptalini talep ettiklerini, buna göre arsa tahsisi hususunda kura çekimi yapılmamasının ve talebe göre dağılım yapıldığı beyan edilmesine rağmen talep toplamada ve dağılımda üyeler arasında eşitsizlik oluşturulduğunu, mahkemece yalnızca ilk hususun irdelendiğini, her ne kadar kooperatif ana sözleşmesinin 59. maddesi uyarınca kura çekimi zorunlu olmayıp,

üyelerin taleplerine göre tahsis yapılabileceği kabul edilmiş ise de, kooperatif tarafından üyelerden toplanan taleplere göre tahsis yapılırken üyeler arasında eşitsizliğe yol açaçak uygulamalar yapıldığını, bu nedenle genel kurul karanın iptali gerektiğini, ilk talep toplanan 48 üyeye daha sonra 20.000 m2 yer isteyip istemedikleri sorulmadan ve yeni talep toplanmadan aralarında yönetim kurulundan da kişilerin olduğu bazı kişilere 20.000 m2 yer tahsisi yapıldığını, eğer ikinci bir talep alınmış ise, bu hakkın tüm üyelere tanınmadığını, bu durumun eşitiliğe aykırı olduğunu, kura çekimi zorunlu değilse de,

bu keyfi ve eşitliğe aykırı kararların kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca ... ve ...'nun yetkili olduğu ikişer şirket olup bu şirketmere 20.000 m2 yer tahsisi yapılmasının da eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, aynı işi yapan üyeler arasında yer tahsisi konusunda ayrımcılık yapıldığını, bilirkişi 2. ek raporun 4. sayfası 3. paragrafta dava dışı üye ...'ye 10.000 m2 yer tahsis edildiği,

bu üyenin 20.000 m2 yer verilmesi için itiraz ettiği ancak verilmediğinin belirtildiğini, bukişi dava açmamış ise de, hakkı zedelenen kişinin dava açmasının gerekmediği gibi, bu kişinin şu anda üye olmamasının da durumu değiştirmeyeceğini, tahsis karalarında eşitlik ilkesinin bazı üyelere ve yöneticelere üstünlük tanınarak zedelendiğini, üçüncü ek bilirkişi raporu ile de eşitlik ilkesinin zedelendiğinin ortada olduğunu, raporda beyan edildiği üzere tahsis kararının alındığı 2020 tarihli genel kurula kadar tüm üyelerden eşit miktarda aidat alındığını,

yani 2006 yılından tahsis kararının alındığı 2020 yılına kadar tüm üyelerin kooperatife eşit miktarda aidat ödemesine, yani eşit miktarda külfete katlanmalarına rağmen nimet noktasında bazı üyelere üstünlük tanındığını, sırf bu durum dahi eşitlik ilkesine aykırılığı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

Birleşen davada davacı vekili, 29.08.2020 tarihli genel kurul toplantısında oylanan 2017/18 ve 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararlarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, 29.08.2020 tarihli genel kurul toplantısına çağrının da usulüne uygun yapılmadığından müvekkilinin toplantı gündeminden de toplantı öncesinde haberdar olamadığını, bu sebeple gerekçeli kararda belirtilen dava şartlarının oluşmadığına yönelik tespitin hatalı olduğunu, 29.08.2020 tarihli genel kurulda yer tahsisine ilişkin alınan kararın açıkça eşitlik ilkesine yasa ve ana sözleşmenin emredici hükümlerine aykırı olduğunu,

bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkiler barındırmasına rağmen hükme esas alındığını, davacının çalışma kapasitesi, çalıştırdığı işçi sayısı, ticari faaliyeti, ekonomik koşulları vs. gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda müvekkiline tahsis edilen 2.500 m2lik yerin müvekkilin ticari işleyişine açıkça zarar vereceğini ve bu tahsisin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, bu hususun eşitlik ilkesine ve müvekkilinin ticari işleyişine açıkça zarar verdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, asıl ve birleşen davalar davalı kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda, asıl davada davacı tarafça 2009 yılında arsa tahsisi hususunda üyelerden talepler alınırken o tarihte 20.000 m2 büyüklüğünde arsa tahsisi olmaması nedeniyle talep edilebilecek en büyük arsa olan 10.000 m2'lik arsanın üyelerce talep edildiğini, daha sonra 20.000 m2 arsa tahsisi yapılmasının da kararlaştırıldığını, ancak üyelerden yeniden talep toplanmadığını, üyelerin bu husustaki itirazlarının davalı kooperatifçe dikkate alınmadığını, 2009 yılında toplanan taleplere göre tahsis kararları alındığını, bu tahsis kararlarının 2020 yılındaki genel kurula sunulduğunu,

diğer yandan 2009 yılında üye olmayıp daha sonradan üye olan bir kısım üyelere 20.000 m2 yer tahsisi yapıldığını, dolayısıyla 2009 yılında 20.000 m2 yer olmadığı için talepte bulunmayan üyeler ile daha sonra üye olup da 20.000 m2 yer tahsis edilen bu üyeler arasında eşitlik ilkesinin zedelendiği gerekçesiyle davalı kooperatifçe arsa tahsisi hususunda alınan genel kurul kararının iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Birleşen davada ise davacı vekili, müvekkiline tahsis edilen 10.000 m2 alanın 2.500 m2’ye düşürülmesinin ve müvekkilinin fazla aidat ödemesine karşın, bazı üyelere daha büyük arsa tahsis edilmesinin Kooperatifler Kanunun 23. Maddesi uyarınca eşitlit ilkesine aykırı olduğunu belirtilerek alınan genel kurul kararının iptalini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl dosyada dava konusu 29.08.2020 tarihli genel kurulun 7. Maddesinde 06.08.2020 tarih 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararı ve ekli listesiyle daha önce alınan 30.10.2017 tarihli 2017/18 nolu yönetim kurulu kararlarının onaylanarak oy çokluğuyla kabul edildiği, kooperatif ortaklarının ... imalatçısı olduğu ve arsa alanlarının kooperatif tarafından farklı büyüklükte üretildiği, bu durumda tahsis yönteminin uygulanmasının nispi eşitlik ilkesi ve kooperatif ana sözleşmesinin 59.maddesi kapsamında Kooperatifler Kanunu 23. Maddesine aykırı olmadığı,

bu nedenle dava konusu genel kurul kararının iptali koşullarının mevcut olmadığı; birleşen dosyada 29.08.2020 tarihli genel kurulda davacının vekili vasıtasıyla temsil edildiği, ancak muhalefet şerhinin bildirilmediği, davanın 10.02.2021 tarihinde açıldığı nazara alındığında birleşen dosyada genel kurul kararının iptali talebi yönünden dava şartının mevcut olmadığı, davaya konu edilen 29.06.2013 ve 25.06.2016 tarihli Kooperatif Genel Kurulu'nda arsa tahsisine yönelik bir karar alınmadığı, Kooperatifler Kanununda yönetim kurulu kararlarının iptali konusunun düzenlenmediği,

davaya konu 29.08.2020 tarihli genel kurul toplantısında 2017/18 ve 2020/20 Sayılı yönetim kurulu kararlarının onaylanmasına ilişkin 43 kabul 16 red oyu ile oy çokluğuyla karar verildiği, davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 59. maddesi ve Kooperatifler Kanunu kapsamında davaya konu genel kurul kararlarının geçersiz sayılması koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, rapor ve ek raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Asıl davada davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın asıl davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Birleşen davada davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl davada davacı ve birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/305, K. 2025/1209, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Birleşen Dava
  7. Cevap
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  9. İstinaf Nedenleri
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/305
Karar No
2025/1209
Tarih
18 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/307 K.2025/642
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/307 K.2025/1124
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/310 K.2025/603
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/311 K.2025/651
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/313 K.2025/1315
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/315 K.2025/522

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.