KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Dosya no
- 2023/311
- Karar no
- 2025/1389
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29.09.2022
- Numarası
- 2021/348 E. - 2022/745 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 09.10.2025
Karar Metni
1.686 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.02.2022 tarih 2021/348 E. - 2022/745 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş.vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalıların işleten ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalıların oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, zaraın karşılanmamış olması nedeniyle manevi zarara da uğradığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş vekili, kazaya karıştığı belirtilen aracın kaza tarihinde geçerli olmak üzere davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu davalı şirketin dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı araç ile ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği,... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, davalıya ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün 06/11/2020 tarihli kazanın oluşumuna etken olduğu, davacı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken olmadığı,
dava konusu ... plaka sayılı araçta kaza nedeni ile yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 12.221,60-TL hasar, 5.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile, 12.221,60-TL hasar bedeli ile 5.000,00-TL değer kaybı maddi tazminatının, davalı sigorta şirketinden, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere 29/12/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihi olan 06/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,
fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin ve manevi tazminat talebinin dosya kapsamında somut deliller ile ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... A.Ş.vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, davalının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığını, davalı sigorta şirketince; davacının hasar bedeli ödenmediği gibi dolandırıcılık suçu ile itham ve tehdit edilerek kişilik haklarına hukuka aykırı ve haksız bir saldırı yapıldığını, davalı sigota şirketinin hasar ödemesi red cevabı yazısından bu hukuka aykırı saldırı açıkça anlaşıldığını, red vekalet ücretinin kararda yanlış gösterildiğini, arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulamayacağını, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili, hasar uyumsuzluğundan dolayı davanın reddi gerektiğini, aracın hasarlı olan ön kısmında sarı renkte boya izleri görüldüğünü, sigortalı aracın beyaz olması nedeniyle renklerin uyum sağlamadığını, mağdur aracın jeep olduğu halde, sigortalı araca göre hasar boyutunun daha fazla olması,
ayrıca kaza yeri fotoğrafları olarak ibraz edilen fotoğraflarda sigortalı araç ile zarar gören aracın aynı karede gözükmediğini, kazanın sanayi sitesi içerisinde meydana geldiği göz önüne alındığında hasarın iki araç arasında gerçekleşmeip kurgulanrak hasar talebinde bulunulduğunu, kusur oranlarının tespiti bakımından ATK' dan rapor alınması gerektiğini, gerçek zarar tesptininde yerinde olmaıdğını, davayı kabul manasında olmamak üzere tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülebileceğini belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar, değer kaybı ve manevi zararının işletenin hukuki sorumluluğu ZMMS poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar ve değer kaybı tazminatına hak kazanmasınına, kusur, hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına,
davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına,
hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K.,
04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), değer kaybı tazminatının aracın kaza tarihindeki el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesine, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine,
zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, trafik kazasından kaynaklı hasar ve değer kaybı zararı bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına,
davalı ZMM sigortacısının davacının başvurusunun kazanın uyumlu olmadığından bahisle reddi şeklinde eylemi davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığından manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığın anlaşılmasına, tazminata davalıların sıfatına uygun şekilde belirlenen talep ile bağlı olacak şekilde temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine,
dava açılmadan önce 2918 satılı KTK'nun 97. Maddesi kapsamında başvuru yapılmış olması halinde artık dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağından davacı tarafından yersiz yere başvurulan arabuluculuk ücretininden davalıların sorumlu tutulması mümkün olmaması nedeniyle hüküm fıkrasında belirtilen miktar davacının lehine olup istinaf edenin sıfatına göre bu hususun sonuca etkili olmamasına ( Yargıtay 4. HD'nin 20.01.2022 tarih ve 2021/23273 E. 2022/901 K.), tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ve davalı sigorta şirketi yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup mahkemece davacının manevi tazminat davasının tümden reddine, maddi tazminat davasının ise kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olması
nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 323, 326/1. ile AAÜT 13/2,3 10/3. maddesine uygun düşecek şekilde, kısmen kabul kısmen red edilen maddi tazminat istemi yönünden kabul ve ret edilen dava değerini geçemeyecek şekilde nispi ret vekalet ücreti, tümden red edilen manevi tazminat davası yönünden ise ret edilen dava değerini geçemeyecek şekilde maktu vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, davalı ... A.Ş istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/311, K. 2025/1389, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama