KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Dosya no
- 2023/316
- Karar no
- 2025/1279
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06.12.2022
- Numarası
- 2022/356 Esas 2022/976 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 25.09.2025
Karar Metni
1.603 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2022 tarih 2022/356 Esas 2022/976 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 16/02/2021 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve aracın kaza sonrası ...
Yetkili servisine çekildiğini, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonrası yapılan ihbar sonucu sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açılarak sigorta şirketi tarafından eksper atanarak ekspertiz işlemi yapıldığını, araçta 66.854,00-TL hasarlı parça tespit edildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından müvekkilinin zararının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.500,00-TL hasar bedeli,
100,00-TL değer kaybı ve 100,00-TL servis otopark ücretinin davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, aracın ruhsatı ve poliçeden de görüleceği üzere aracın hususi olmadığını, ticari bir araç olduğunu, davacının beyan formunda beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve yapılan araştırmalar neticesinde olumsuz durumlar ve hasarın kurmaca kaza olabileceği sebebiyle hasarın reddedildiğini, her ne kadar aracın satıldığı beyan edilmiş ise de bu hususun araştırılması gerektiğini, kazanın davacının beyan ettiği gibi olup olmadığı hususunda olay yerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, eksper raporundaki hususların kabul edilmesi ve tedarik iskontosu uygulanması gerektiğini, değer kaybı ve otopark ücretinin poliçe teminat dışında olduğunu yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın 16/02/2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan onarım bedeli, değer kaybı ve otopark ücretinin talep edildiği, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 26/01/2021-26/01/2022 tarihleri arasında geçerli kasko sigorta poliçesinin olduğu, teminat bedelinin rayiç değer olduğu, kazanın tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası olduğu, kaza neticesinde davacıya ait aracın hasar gördüğü, araçtaki hasarın onarım bedelinin KDV hariç olmak üzere 66.854,66-TL olduğu,
... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa rayiç değerinin 100.000,00-TL olduğu, hasarın onarım bedelinin rayiç değerinin %50'sini aşması sebebiyle onarımının ekonomik olmadığı, bu sebeple aracın pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, Muğla 1. Noterliğinin 16/04/2021 tarih ve 02710 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi dikkate alındığında aracın sovtaj değerinin 45.000,00-TL olduğu, neticeten araçtaki hasar bedelinin 55.000,00 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın pert-total işlemine tabi tutulması sebebiyle araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği, aracın kazadan sonra çekici marifetiyle yetkili servise çekildiği,
bu kapsamda davacı tarafça talep edilen otopark ücreti bedelinin makul olduğu, 24/01/2021 tarihinde meydana gelen kaza ile dava konusu olan ve 16/02/2021 tarihinde meydana gelen kazada benzerlikler olmasına karşın, 24/01/2021 tarihinde olay yerinde görevli trafik memurları tarafından düzenlenen tutanakta aracın ön kısmının hasarlı olduğu belirtildiği, bunun yanında16/02/2021 tarihinde olay yerinde görevli jandarma görevlileri tarafından düzenlenen tutanakta aracın ön kısmının hasarlı olduğu ve hava yastıklarının açıldığının kaza raporuna yazıldığı,
24/01/2021 tarihinde olay yeri kaza fotoğraflarına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, ancak 16/02/2021 tarihli kazaya ilişkin ise olay yerinde çekilmiş aracın hasarlı fotoğraflarında aracın hava yastıklarının açıldığının görüldüğü, kaza ile hasarın uyumlu olmadığı hususunda ispat yükünün iddia eden sigorta şirketine ait olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından iddia edilen kaza ile hasarın uyumlu olmadığı iddiasının davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanamadığı, davacı vekilinin 14/11/2022 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davayı hasar bedeli yönünden 55.000,00-TL'ye arttırdığı,
rizikonun davalı sigorta şirketine ihbar edildiği 14/07/2021 tarihini izleyen 8 iş günü sonu olan 28/07/2021 tarihi itibariyle temmerrütün gerçekleştiğinden, davanın kısmen kabulü ile, hasar onarım bedeli 55.000,00-TL ile otopark ücreti bedeli 1.000,00-TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, değer kaybı bedeli talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bağımsız bir araştırma şirketi tarafından görevlendirilen müfettiş raporuna göre olayın kurgu olduğu, 24.01.2021 tarihli (poliçenin düzenlendiği 26.01.2021 tarihinden iki gün önce) kaza tespit tutanağında, sigortalı aracın dava konusu edilen ve 16.02.2021 tarihinde gerçekleştiği iddia olunan kazada olduğu gibi ön kısımlarıyla direğe çarptığı tek taraflar bir kazaya karıştığı, poliçenin düzenlenme tarihinin 26.01.2021,
direğe çarpma şeklinde gerçekleşen kazanın 24.01.2021 tarihinde gerçekleşmesi ve sonrasında da müvekkile hasar ihbarında bulunulan 16.02.2021 tarihli kazanın aynı olması ihtimali ile sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının tespit edildiğini, davacı 24.01.2021 tarihli kaza nedeniyle oluşan hasarın, kasko poliçesinin bulunmadığı bir dönemde meydana gelmiş olması nedeni ile, poliçe düzenlenip sonrasında ihbarda bulunduğu kurmaca bir kaza olduğunu, 24.01.2021 tarihli Ortaca Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazadan önce aracın hasarlandığı,
ancak kasko poliçesi bulunmadığından önce poliçe düzenlenip ardından hasar ihbarında bulunulduğunu, beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini, ilke olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddiaların sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmekte ise de sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki oluşan rizikonun teminatı içindeymiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfetinin sigortalıya geçeceğini,
kazanın oluşu ile ilgili ciddi belirsizlikler olduğunu, bu belirsizliklerin davacı tarafça giderilmediğini, tespit edilen rayiç değerin oldukça fahiş olduğunu, aracın 45.000 TL'ye satılması nedeniyle sovtaj 45.000 TL kabul edilerek hasar miktarı 55.000 TL üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ekspertiz raporunda aracın piyasa değeri 80.000,00 TL olarak belirlendiğini, kök raporda araç sovtajı 50.000,00 TL tespit edilmiş olmasına karşın müvekkiline yüklenemeyecek bir nedenle aracın 45.000 TL'ye rayiç sovtajdan daha düşük bir bedelle satılmasının müvekkiline yüklenemeyeceğini,
poliçede pert araç klozu uyarınca sigortalı aracın tam hasara uğraması durumunda eksper tarafından tespit edilen aracın hasarsız emsal ikinci el değerinin %35'i oranında tenzili muafiyet uygulanarak tazminat ödenmesine ilişkin hükmün uygulanmadığını, otopark ücreti teminat dışı olmasına rağmen mahkemece hatalı olarak teminat dahilinde kabul edildiğini belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava, tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluştuğu iddia edilen hasar, değer kaybı ve otopark ücreti bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlke olarak rizikonun teminat dışında kaldığı ve sigortalının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğinin davalı tarafından kanıtlanması gerektiği, somut olayda resmi belge niteliğindeki İlçe Jandarma görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağının aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, tüm dosya kapsamı ve aldırılan bilirkişi raporu içeri dikkate alındığında bu yöndeki davalı vekilinin istinaf iddialarının yerinde olmadığı,
ancak kök raporda araç sovtajı 50.000,00 TL tespit edilmiş olmasına karşın davalıya yüklenemeyecek bir nedenle aracın 45.000 TL'ye, rayiç sovtajdan daha düşük bir bedelle satılmasının davalıya yüklenemeyeceği, diğer taraftan poliçede yer alan pert araç klozu uyarınca sigortalı aracın tam hasara uğraması durumunda aracın hasarsız emsal ikinci el değerinin %35'i oranında tenzili muafiyet uygulanarak tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
buna göre aracın ikinci el piyasa rayiç değeri olan 100.000 TL'den sigorta poliçesindeki araç pert araç klozu uyarınca %35'i oranında tenzili muafiyet uygulanmasıyla araç rayiç değerinin 65.000 TL olarak hesaplanması gerektiği, öte yandan davalıya yüklenemeyecek bir nedenle aracın 45.000 TL'ye satıldığı gerekçesiyle kök raporda bilirkişi tarafından tespit edilen 50.000 TL yerine, araç satış bedeli olan 45.000 TL'nin mahsubunun hatalı olduğu,
kök raporda tespit edilen araç rayiç bedelinin 65.000 TL'den mahsubuyla (65.000 TL-50.000 TL=15.000 TL) hasar bedelinin 15.000 TL olarak hesaplanması gerektiği, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf itirazının yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/316, K. 2025/1279, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama