KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2023
- Dosya no
- 2023/987
- Karar no
- 2023/1058
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13.04.2023
- Numarası
- 2023/62 D İş. 2023/62 K
- Talep konusu
- İhtiyati Haciz
- Talep tarihi
- 24.03.2023
- Karar yazım tarihi
- 13.07.2023
Karar Metni
1.140 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.04.2023 tarih 2023/62 D.İş 2023/62 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati haciz isteyen vekili, 02.02.2023 düzenleme 25.02.2023 vade tarihli 280.000,00-TL bono nedeni ile alacaklı olduğunu, belirterek; ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ihtiyati haciz talebi kabul edilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, senet üzerinde iki farklı vade bulunduğunu, yetkili mahkemenin Karşıyaka Mahkemeleri olup temel ilişki nedeni ile borçlu olmadığını; belirterek; ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, yetkili mahkemeinin Karşıyaka Mahkemeleri olduğunu belirterek; itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Karara karşı, ihtiyati haciz talep eden eden alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, kambiyo senetlerine ilişkin takipte genel yetki borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olsa da bonoya dayalı takiplerde borçlunun ikametgahının bulunduğu yer, bonoda öngörülen yer, bonoda gösterilen ödeme yerinde veya bonoda ödeme yeri gösterilmemişse bononun düzenlendiği yer icra dairesinde de takip yapılabileceğini, bononun üst kısmında keşide yerinin İzmir olarak düzenlendiğini, her iki tarafının tacir sıfatı bulunduğundan yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, belirtere; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati hacize itiraza ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. İhtiyati haciz, 2004 sayılı İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.
İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir.
İİK'nın 265. maddesinde de ihtiyati hacze itiraz sebepleri tahdidi olarak belirtilmiş olup bunlar; ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkindir.
3. İİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50/1. maddesinde ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmakla birlikte ayrıca bononun düzenlendiği yer icra dairesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir.
İİK'nun 50.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun yetkiye ilişkin hükümleri uyarınca; bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK. 6.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde, ancak 6102 sayılı TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenlenme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenlenme yerinde icra takibi yapılabilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17.maddesinde ise. "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Madde metninde tacirden anlatılmak istenen, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşmenin konusunun ticari olması, gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir.
Aksi kararlaştırılmadıkça, dava yalnız yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemede açılır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini isterlerse, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. ( Yargıtay 12. HD'nin 30.06.2021 tarih ve 2021/2570 E. - 2021/7182 )
4. Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu mahkemenin yetkili olmadığını ve bononun kambiyo senendi vasfına sahip olmadığını ve temel ilişki kapsamında borçlu olmadığı ileri sürmüştür. TTK'nın 777/3 maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen ihtiyati haciz talebine konu senette düzenlenme yerinin İzmir olduğunun belirtilmesi nedeniyle İzmir mahkemeleri de yetkilidir.
Alacaklı seçimlik hakkını doğru kullanmış olduğundan yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yetki itirazın kabul edilmesi hatalı olup, alacaklı vekilinin yetkiye ilişkin istinaf itirazı yerindedir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlunun senedin üzerinde iki farklı vadenin bulunması ve senetteki miktar kadar borcu bulunmadığı itirazlarının, İİK.265. maddesinde sınırlı olarak belirtilen itiraz sebeplerinden olmamasına, söz konusu itirazların açılacak bir davada yargılama konusunu oluşturmasına,
İİK'nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu söz konusu olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yasanın aradığı yaklaşık ispat şartları oluştuğu anlaşılmakla, itirazın kabulü ile talebin reddedilmesi hatalı bulunduğundan istinaf isteminin kabulü ile karar kaldırılarak takdiren % 15 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/987, K. 2023/1058, 13 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama