KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1070
- Karar no
- 2024/1472
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/05/2024
- Numarası
- 2024/104 D.İş. 2024/103 K.
- Talebin konusu
- İhtiyati Haciz
- Karar yazım tarihi
- 11.09.2024
Karar Metni
1.280 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2024 tarih 2024/104 D.İş 2024/103 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati haciz isteyen(alacaklı) vekili, borçluların alacaklıya Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/551 Esas 2024/206 Karar ve 04/04/2024 tarihli gerekçeli kararda 44.824,00-TL borçtan dolayı alacaklının alacağının tahsil edilmesi amacıyla İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2024/4344 esas sayılı takip dosyasıyla icra takibine geçildiğini, ancak borçluların söz konusu takibe ilişkin kararı tebliğ almasına karşın herhangi bir ödeme yapmaması ile borçlunun açıkça mal kaçırdığının anlaşıldığını, borçlular hakkında 04/05/2024 tarihinde başlatmış oldukları ama ancak henüz kesinleştirilemeyen icra takibi için,
borca yeter tutarda taşınır taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını istemek zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek öncelikle teminatsız aksi kanaat halinde mahkemenin belirleyeceği teminatı yatırmak suretiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini, arz edilen sebeplerle ihtiyati haciz vekalet ücreti, ihtiyati haciz gideri ve bu doğrultuda borçlunun borcuna yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına İzmir 17. İcra Dairesinin 2024/4344 esas sayılı takip dosyası üzerinden ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep eden tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, her ne kadar ihtiyati haciz talep eden vekilince Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/551 Esas 2024/206 Karar sayılı kararı kapsamında borçluların alacaklıya 44.824,00-TL borcu bulunduğu,
borçlular aleyhinde İzmir 17. İcra Dairesinin 2024/4344 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıkları, borçluların ödeme emrini almalarına rağmen ödeme yapmadıkları, haricen öğrenmesine rağmen borcunu ödememesi sebebiyle borçluların mal kaçırdığının anlaşıldığından bahisle borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borcu karşılar miktarda ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de, alacağın kesinleşmemiş de olsa bir mahkeme kararına dayandığı ancak hali hazırda aleyhinde ihtiyati haciz talep edilenler açısından başlatılmış bir icra takibi bulunduğu,
ödeme emrinin aleyhinde ihtiyati haciz talep edilenlere tebliğ edildiğinin beyan edildiği, aleyhinde ihtiyati haciz talep edilenlerin ödeme emrini almalarına rağmen ödeme yapmamalarının mal kaçırdıkları anlamına gelmeyeceği, aleyhinde ihtiyati haciz talep edilenlerin ödeme emrine karşı itiraz sürelerinin henüz dolmadığı, kaldı ki mahkeme kararına karşı süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurup başvurmadıklarının da belli olmadığı,
aleyhinde ihtiyati haciz talep edilenlerin ödeme emrine itiraz sunmamaları halinde takibin kesinleştirilerek haciz işlemlerinin uygulanabileceği, kesin haciz işlemine konu olabilecek alacak için bu aşamada ihtiyati haciz talep edilmesi açısından talep eden tarafın hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati haciz isteyen vekili, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. Maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." uyarınca vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, hiçbir şarta bağlı olmadan borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilecektir. İhtiyaten haczi talep edilen ilama dayalı alacak kesinleşmeden icraya konulabilecek alacaklardan olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak ihtiyati hacze karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati hacize ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği istinaf incelemesi ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.
Aynı kanunun 259. Maddesinde "İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96. maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.
Somut olayda, her ne kadar mahkemece ilama dayalı alacak için takip yoluna başvurulabileceği, ihtiyati haciz isteminde hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmiş ise de, ihtiyati haciz istemine dayanak ilâm para alacağına ilişkin olup, icrası için hükmün kesinleşmesine gerek bulunmadığı gibi, İİK’nın 259. maddesinde ilama dayalı ihtiyati haciz taleplerinde teminat dahi aranmayacağı belirtilerek işbu alacaklar için de ihtiyati haciz talep edilebileceğinin açıkça yasada düzenlendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan ihtiyati haciz müessesi bir geçici hukuki koruma önlemidir. Alacağı ilama dayalı alacaklının ilamlı takip süreci başlatmadan ihtiyati haciz ile alacağının güvence altına alınmasını talep etmesinde hukukî yararı da bulunmaktadır. ( Yargıtay 11. HD'nin 22.11.2016 tarih ve 2016/13124 E. -
2016/9052 K. )
O halde, talepte bulunanın İİK'nın 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu söz konusu olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yasanın aradığı yaklaşık ispat şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla, talebin reddedilmesi hatalı bulunduğundan alacağının ilam veya ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenit olması nedeniyle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu durumda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1070, K. 2024/1472, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama