KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1290
- Karar no
- 2024/1804
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21.05.2024
- Numarası
- 2024/545 D.iş E. - 2024/545 D.iş K.
- Talebin konusu
- İhtiyati Haciz
- Karar yazım tarihi
- 23.10.2024
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.05.2024 tarih 2024/545 D.iş E. - 2024/545 D.iş K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, alacaklı banka ile borçlular arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, borçlunun ödeme taahhütlerini yerine getirmediğini, borçlu adına ihtarname keşide edildiğini ancak borcun ödenmediğini belirterek, ihtarname itibariyle 237.167,83 TL alacağın borçlular yönünden tamamının tahsili ile borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının, bankadaki mevduatlarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden vekili tarafından müteselsil kefil aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerektiği, talep dilekçesi ekinde sunulan tebellüğ mazbatalarının incelenmesinde asıl borçluya kat ihtarının tebliğ edilemediğinin görüldüğü, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin sadece ilk ve son sayfasının suretinin ibraz edildiği,
dolayısıyla sözleşmede belirtilen adrese yapılan bildirimlerin geçerli sayılacağına dair bir düzenleme mevcut olup olmadığının tetkik edilemediği, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin ... yönünden reddine, ... Şirketi yönünden kısmen kabulü ile İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca ...
Limited Şirketi'nin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 209.786,73 TL borca yeter miktarının yasal sınırlamalar göz önünde tutularak ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talep yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, asıl borçlu ile alacaklı banka arasında ticari kredi sözleşmesi mevcut olduğunu, ticari kredilerde müteselsil kefillere başvurmak için asıl borçluya kat ihtarının tebliğ şartının aranmadığını, somut olayda Menemen 2. Noterliği'nin 15202 yevmiye numaralı 17.10.2023 tarihli ihtarnamesi uyarınca ve yine sonradan Menemen 2. Noterliği'nin 05731 yevmiye numaralı 03.05.2024 tarihli hem asıl borçlu ... Ltd.
Şti., hem de kefil ...'a ihtarname gönderildiğini, kendileri hakkında ihtiyati haciz talep edilen borçlu kefillerin, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya başvurmadan ve rehinleri paraya çevirmeden önce kefil aleyhinde takip yapılabileceğini, yasanın ihtiyati haczi kararı verilebilmesi için aradığı şartların tümünün somut olayda gerçekleştiğini, talebin kefiller yönünden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydı ile ihtarmamelerin tebliğ edilememesinin hem asıl borçlu şirket yönünden, hem de müşterek borçlu müteselsil kefil yönünden malların kaçırıldığına ve borçlunun muayyen yerleşim yeri olmadığına işaret ettiğini, ihtarnamenin incelenmesinde görüleceği üzere borçlu kefilin tespit edilebilen bütün adreslerine ihtarname gönderildiğini, ancak tebliğ edilemediğini, ihtarname tebliğ şartı gerektiğini kabul anlamına gelmemek kaydı ile de borcun vadesinin gelmediği bir an için düşünülecek olsa dahi İİK. madde 257'de yer alan koşulların gerçekleştiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin asıl borçlu şirket yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talep yargılamayı gerektirdiğinden reddine, müteselsil kefil borçlu ... yönünden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İhtiyati haciz talep eden vekilince genel kredi sözleşmesi taraf olan asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz talep edilmiş, dosyanın tetkikinde asıl borçlu ve kefil hakkında hesap kat ihtarlarının bila ikmal iade olduğu görülmüştür.
Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut.
6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). madde metninden de anlaşılacağı üzere, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamaktadır. Bu itibarla, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerekmektedir. (Yargıtay 11. H.D'nin 2016/11919 E, 2016/8568 K).
Asıl borçluya kat ihtarının tebliği yeterli olup kefil için kat ihtarının tebliği aranmaz.
İİK 68/b maddesine göre "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden, kat ihtarının düzenlenmesiyle borç muaccel olup kat ihtarının tebliğine gerek bulunmamaktadır. Somut olayda ihtiyati hacze konu genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçlu şirket ve müteselsil kefil hakkında 17.10.2023 tarihinde kat ihtarı düzenlenmiştir. Hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muaccelliyeti için yeterlidir. Ayrıca ihtarın tebliği şartı aranmaz.
Mahkemece asıl borçlu yönünden kat ihtarının alacağı muaccel hale getirdiği, İİK 68/b maddesi gözetildiğinde, ayrıca ihtarın tebliğinin gerekmediği, dosyaya sunulan genel kredi sözleşmesi değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257 maddesi uyarınca yaklaşık ispat şartlarının gerçekleştiği, alacaklı tarafın istinaf isteminin bu nedenle yerinde olduğu anlaşıldığından kararın HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1290, K. 2024/1804, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama