KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1421
- Karar No
- 2024/1920
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1631
- Karar no
- 2024/1921
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08.08.2024
- Numarası
- 2024/1096 D.iş E. - 2024/1096 D.iş K.
- Talebin konusu
- İhtiyati Haciz
- Karar yazım tarihi
- 07.11.2024
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.08.2024 tarih 2024/1096 D.iş E. - 2024/1096 D.iş K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, karşı tarafın müşterek ve müteselsil kefaletine istinaden müvekkili bankanın Konak Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ... Ltd.
Şti arasında ticari amaçlı destek kredisi sözleşmeleri ve kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeler ile kredi borçlusuna kredi ve kredi kartı kullandırıldığını, davalı kredi borçlusuna kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine 18.07.2024 keşide tarihli ve ihtarname ile kredi ilişkisinin kat edildiğini ve nakdi ve gayrinakdi kredilerden kaynaklanan alacağın ödenmesinin ihtar olunduğunu, hesap kat ihtarnamesine rağmen mevcut borç tutarının süresi içerisinde ödenmediğini, müvekkil bankanın alacağının ipotek ya da rehin gibi herhangi bir teminat altına alınmadığını,
kredi borçlusu şirketin müşterek ve müteselsil kefili ...'in kefaletlerin alındığı sırada aynı zamanda kredi borçlusu şirketin tek yetkili temsilcisi ve tek ortağı olduğunu, borçlunun devir ve temlik çabası içinde olduğunu iddia ederek, 596.211,82 TL alacağın tahsilini teminen borçluya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK hükümleri çerçevesinde hesabın kat edilmesi için tebligatın noter vasıtası ile yapılması gerektiği, İİK'nın 150. maddesine münhasıran takip hukukuna dair sınırlı bir şekli hüküm gibi düşünülse dahi noter ihtarına dair tebliğ usulünün kıyasen ihtiyati haciz ve sair muacceliyet, temerrüt işlemleri için kullanılan hukukumuzda yerleşik bir teamül oluşturduğu, esasen hesap katına dair ihtarnamenin muacceliyet değil temerrüde esas teşkil etmesi açısından borçlular/ihtiyati haciz istenilenler açısından muayyen surette borç-alacak dökümünün ortaya konulması adına elzem olduğu;
ihtiyati haciz talep edenin yalnızca kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığının yanı sıra vadesinin geldiği konusunda da mahkemeye kanaat verecek delillerin gösterilmesi gerektiği, eksik belge olan noter ihtarat belgesinin ibraz edilmediği, İİK'nın 257 v.d. maddelerinde yer alan koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili, ihtiyati haczin uyuşmazlık öncesinde veya uyuşmazlık süresince talep sahibinin talep ettiği hakkını ileride açacağı veya devam eden bir davanın sonunda elde etmesinin sağlanması amacıyla para alacaklarına ilişkin getirilmiş olan bir tür hukuki güvence sistemi olduğunu, geçici hukuki korumalara karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörüldüğünü, ispat ölçüsü bakımından yaklaşık ispat arandığını, deliller hiç değerlendirilmeden "genel usuller dışında olduğu" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin,
korunan menfaati geri dönüşü olmayan bir şekilde büyük ölçüde zarara uğratacağını, ihtiyati haciz kararı gibi geçici nitelikteki hukuki korumadan alacaklının yararlanabilmesi için, yukarıda izah edilen hususlar doğrultusunda alacağın yaklaşık olarak ispatlanabilmesinin yeterli olduğunu, mahkemece ihtiyati haczin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili bankanın noter vasıtasıyla ihtarname gönderme zorunluluğunun bulunmadığını, iade taahhütlü posta, hatta telgraf ile dahi ihtarname gönderimi yapılmasında hukuken herhangi bir sakınca bulunmadığını,
ihtarnamenin noter aracılığı ile yapılmış olmasının yalnızca itiraz aşamasında itirazın kaldırılması aşamasında alacaklı lehine İİK m.68/a anlamında belge olması ya da ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte icra müdürünce İİK m.149 doğrultusunda borçluya icra emri gönderilmesine imkan veren ve alacaklıya lehine tanınan bir hak olduğunu, alacaklının ihtarnameyi noter vasıtasıyla göndermemiş olması durumunda yalnızca bu maddelerde öngörülen haklardan yararlanamayacağını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, genel kredi sözleşmesi ve şirket kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İhtiyati tedbir isteyen banka, dava dışı .... Şti. ile imzalanan ticari amaçlı destek kredisi ve kredi kartı sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirkete ve kefile ihtarname gönderilerek kredilerin kat edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini iddia ederek, 596.211,82 TL alacağın tahsilini teminen borçlu-kefile ait taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. şahıslardaki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, İİK'nın 150/ı maddesi gereğince hesabın kat edilmesi için tebligatın noter vasıtası ile yapılması gerektiği, davacı bankanın noter ihtarat belgesi ibraz edemediği, İİK'nın 257 vd maddelerinde yer alan koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, İİK'nın 150/ı maddesinde, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipoteklerin paraya çevrilmesi kapsamında yapılacak tebligatların noter vasıtasıyla yapılması gerektiği düzenlenmiş olup, bu usulün somut olayda olduğu gibi ipotekle teminat altına alınmamış genel kredi ve kredi kartı sözleşmeleri uyarınca kullandırılan kredilerin kat işlemlerinde de uygulanacağına dair bir hüküm mevcut değildir.
Banka ile asıl borçlu şirket arasında düzenlenen sözleşmede de bu konuda bir düzenleme bulunmamaktadır. Taraflar tacir olup, dava konusu alacağın tacirler arası sözleşmeden kaynaklandığı, bu nedenle, iadeli taahütlü mektupla yapılan ihtarın geçerli olduğu, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen kefilin, ihtarnamenin noter yoluyla gönderilmediği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. İhtiyati haciz talep eden banka vekilinin istinaf sebebi yerindedir.
Mahkemece asıl borçlu yönünden kat ihtarının alacağı muaccel hale getirdiği, dosyaya sunulan kredi sözleşmesi değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257 maddesi uyarınca yaklaşık ispat şartlarının gerçekleştiği, alacaklı tarafın istinaf isteminin bu nedenle yerinde olduğu anlaşıldığından kararın HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1421, K. 2024/1920, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama