KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/250
- Karar no
- 2024/914
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18.10.2023
- Numarası
- 2023/242 Esas 2023/681 Karar
- Davanın konusu
- Zayi Belgesi Verilmesi, Şirketin Feshi, Kayyım Tayini
- Karar yazım tarihi
- 06.05.2024
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2023 tarih 2023/242 Esas 2023/681 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı temsilcisi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı şirket temsilcisi, temsilcisi olduğu şirketin 2017 yılında kurulduğunu ve ana sözleşme ile 10 yıl boyunca imza yetkilisi kılındığını, şirketin vergi kaydının Çiğli Vergi Dairesi tarafından 30/04/2011 tarihinde faaliyette bulunmama sebebi ile re'sen silindiğini öğrendiğini, EYT ve diğer sosyal haklar yönünden resmi dairelere başvurduğunda şirket ortağı görülmesi nedeni ile olumsuz yanıt aldığını, İzmir Ticaret Odasınca karar defterinin istendiğini, İzmir'de 25/11/2013 tarihinde meydana gelen sel felaketi nedeni ile şirketin genel kurul ve yönetim kurulu defterlerinin zayi olduğunu, bu durumun 29/03/2023 tarihinde öğrendiğini,
15 günlük süre içerisinde iş bu talepte bulunduğunu belirterek, temsilcisi olduğu şirkete ait 2007 ilâ 2011 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir, envanter defterleri, faturalar, irsaliyeler, tüm karar defterleri vs. tüm kayıtlar ve belgeler ile ilgili olarak zayi belgesi verilmesini, imza yetkilisi olma durumunun 10 sene sonrası sona ermesi durumunda yani şirkete imza yetkisinin olmaması durumunda halen ve uzunca bir süreden beri ticari faaliyette bulunmayan vergi kaydı faturası olmayan bu şirkete kayyım atanarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, olayda talep konusu 2007 ilâ 2011 yıllarına ilişkin ticari defter, kayıt ve belgeleri saklama ve muhafaza süresinin-yıllara göre sırası ile 01/01/2018, 01/01/2019, 01/01/2020, 01/01/2021 ve 01/01/2022 tarihi itibari ile sona erdiği, söz edilen 10 yıllık saklama ve muhafaza süreleri geçtikten sonra zayi olmaları nedeni ile talep eden şirkete ait "2007, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir, envanter defterleri, faturalar, irsaliyeler, tüm karar defterleri vs. tüm kayıtlar ve belgelerin zayi olduğunun tespiti talebinin yasal şartları taşımadığı için yerinde görülmediği,
%95 hisseye sahip ve tek yönetici ... tarafından -süresi sona erse dahi önemli işleri yapma yetkisinin devam ettiği hususu da gözetilerek- genel kurul toplantısı gerçekleştirip tasfiye kararı alınması mümkün iken şirket tüzel kişiliğini temsilen hasımsız olarak şirketin fesih ve tasfiyesinin ve buna bağlı olarak kayyım tayini istenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle zayi belgesi verilmesi talebinin reddine, terditli olarak ileri sürülen şirkete kayyım atanması-şirketin feshi talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı temsilcisi, ...
Şti.nin İzmir 12.Noterliğinin 06.02.2007 tarih 4237 yevmiye numaralı ana sözleşmesi ile kurulduğunu ve kendisinin de aynı ana sözleşme ile şirketin 10 yıl boyunca imza yetkilisi olduğunu, şirketin vergi kaydından Çiğli VD.tarafından 30.04.2011 tarihinde faaliyette bulunmama sebebi ile resen sillinmiş olduğunu öğrendiğini, EYT. ve diğer sosyal haklar sebebi ile başvurduğu resmi dairelerin halen şirket ortağı olması sebebi ile olumlu yanıt vermediğini, İzmir Ticaret Odasına başvurduğunda ise kendisinden şirketin karar defterinin getirilmesinin istendiğini, İzmir'de 25.11.2013 tarihinde bir sel felaketi olduğunu,
o esnada İzmir'de olmadığımdan dolayı şirketin yönetim kurulu karar defterinin zayi olduğunu göremediğini, ancak İzmir Ticaret Odası tarafından bu defterin istendiğini öğrenince bu defterin de zayi olduğunu öğrendiğini, öğrendiği tarihin 29.03.2023 günü olduğunu ve aynı tarihte Çiğli VD.tarafından da resen şirket kaydının kapatıldığını öğrendiğini, yönetim kurul karar defterinin sel felaketinde zayi olduğunu öğrendiği tarihin ise 29.03.2023 olduğu ve TTK.'nun aradığı öğrenme tarihinden itibaren 15 günlük sürede istinafa konu davayı açtığını, mahkemenin taleplerini reddettiğini,
ortada mevcut bir hukuki durum olduğunu ve bu mevcut durumun ana şirket ana sözleşmesinde hüküm bulunmaması sebebi ile çözülemediğini, mahkemenin olaya yüzeysel olarak baktığını ve mevcut hukuki durumun çıkmazı konusunda herhangi bir çözüme yönelik hususa hükmetmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nun 82/7.maddesi uyarınca davacı şirkete ait ticari defterlere ilişkin zayi belgesi verilmesi, olmadığı taktirde TTK'nun 636. Maddesi gereğince şirkete kayyım atanarak şirketin feshine karar verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda davacı şirket temsilcisi, davacı ...
Şti.nin 06.02.2007 tarihinde kurulduğunu ve kendisinin de aynı ana sözleşme ile şirketin 10 yıl boyunca imza yetkilisi olduğunu, İzmir'de 25.11.2013 tarihinde meydana gelen sel felaketinde şirketin ticari defterlerinin zayi olması nedeniyle 2007-2011 yıllarına e ilişkin zayi belgesi verilmesini, olmadığı taktirde şirkete kayyım atanarak şirketin feshine karar verilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda söz konusu döneme ilişkin ticari defterlerin 10 yıllık saklama süresinin dolmuş olması nedeniyle bu dömeme ilişkin zayi belgesi verilmesi talebinin reddine, diğer taraftan TTK'nun 636.
Maddesi gereğince şirketin feshi için gereken haklı sebep koşulunun gerçekleşmediği, kaldı ki %95 hisseye sahip ve tek yönetici tarafından, süresi sona erse dahi önemli işleri yapma yetkisinin devam ettiği dikkate alınarak genel kurul toplantısı gerçekleştirip tasfiye kararı alınması mümkün iken şirket tüzel kişiliğini temsilen hasımsız olarak şirketin fesih ve tasfiyesinin ve buna bağlı olarak kayyım tayini istenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle bu yöndeki talebin de reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/250, K. 2024/914, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama