KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/359
- Karar no
- 2024/1954
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30.03.2023
- Numarası
- 2019/487 Esas 2023/239 Karar
- Davanın konusu
- Ticari Şirkete Kayyım Atanması
- Karar yazım tarihi
- 20.11.2024
Karar Metni
1.860 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2023 tarih 2019/487 Esas 2023/239 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacının davalı ...
Ltd Şti' nin % 51 ortağı olduğunu, şirketin % 49 hissesinin ise davacının eski eşi ...' a ait olduğunu, davacının şirket müdürü ve uzman hekim olarak şirkette çalıştığını, ...'ın ortaklığının ise sadece kağıt üzerinde olduğunu, Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi'nin 2011/1035 Esas sayılı dosyası ile boşandıklarını, davalı kayyum ...' ın İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2014/474 Esas sayılı dosyasıyla atandığını, davacı ve eşinin ortağı olduğu ...
Ltd Şti' nin tek malvarlığı olan çalışma izin belgesinin şirketin pasif durumda bulunması nedeniyle geçerliliğini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, bunun üzerine ortaklarca yapılan görüşmede ...'a 100.000,00-TL ödenmesi kaydıyla ruhsatın şirkete devrine veya teminat olan 200.000,00-TL den daha yüksek bir bedelle 3. kişilere devrine onay verdiğinin ...'a bildirdiğini, taraflar arasındaki görüşmede davalı kayyımın devretme teklifiyle gelmesiyle kayyımın ... Ltd.
Şti' nin şirketin ruhsatını devralma talebinde bulunduğunu, bu şirketin güvenilir olmamasına rağmen kayyım ve diğer ortak ...' ın talebiyle 250.000,00-TL karşılığında çalışma izin belgesinin devrine şartlı şekilde onay verildiğini, bu şirketin 14.11.2015 tarihine kadar ön izin almayı taahhüt ettiğini bu tarihe kadar ön izin alınamazsa kendisinin alabileceğini belirttiğini, 20.10.2015 tarihinde şirketin bu konuda karar aldığını ve davalı kayyımın davacıya Karşıyaka 5. Noterliği' nden vekaletname verdiğini, davacının ruhsatı aktifleştirmek için 15.11.2015 tarihli kira sözleşmesi imzaladığını, ruhsatı devralan ...
Ltd Şti' nin 14.11.2015 tarihi itibariyle ön izin belgesi alamadığını, davacının ise 17.11.2015 tarihinde Sağlık Bakanlığı' ndan ön izin belgesini aldığını, kayyımın sözleşmeye rağmen ön izin belgesini görmezden gelerek davacının aldığı ön izin belgesinin iptali için Sağlık Müdürlüğü'ne başvurduğunu, kira sözleşmesinin iptali için kiralayana ihtarname gönderdiğini, kayyımın kasten şirket zararına hareket ettiğini, ...
Ltd Şti' nin halen bu ön izni alamadığından ruhsatın geçerliliğinin riske girdiğini, bu iznin iptalinde şirketin menfaatinin olmadığını, şirketin zararı olacağını belirtmiş , tedbiren kayyımın yetkilerinin kaldırılmasına ve başka bir kayyım atanmasına, bu olmadığı takdirde çalışma izin belgesinin (ruhsatı) ve ön izin belgesiyle yapabileceği her türlü tasarrufun engellenmesi konusunda kısıtlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, davanın ilk olarak 24/02/2016 tarihinde İzmir 5 ATM'nin 2016/233 sayılı dosyası üzerinde ikame edildiğini, mahkemece görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Mahkemeye gönderildiğini, Mahkemece kararın kesinleşmediğinden bahisle dosyanın 5 ATM'ye iade edildiğini, dosyanın temyiz incelemesi neticesinde kesinleşerek tekrar Mahkememize gönderildiğini, bu süre zarfında dava dilekçesinde bahsi geçen ruhsatın devredildiğini, devir bedelinin tahsil edildiğini, tüm işlemlerin Mahkemenin 2014/474 Esas sayılı dosyası üzerinden bu dosyadan alınan izinlerle ve bu dosyaya gerçekleştirilen bilgilendirmelerle gerçekleştiğini, davacının ...
Ltd.
Şti unvanlı bir şirket kurduğu ve davalı şirket sahipliğindeki çalışma izin belgesini apar topar bu şirkete devretme girişiminde bulunduğunu, devrin gerçekleştiğini ancak İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin 2012/1013 Esas 2013/1009 Karar sayılı dosyasından verilen karar ile devrin iptal edildiğini, ruhsatın devir sürecinin şirkete kayyum atayan Mahkemenin 2014/474 Esas sayılı dosyası üzerinden bu dosyaya sunulan dilekçelerle bu dosyadan alınan onay ve izinlerle gerçekleştiğini, söz konusu dosyanın celbi halinde bu durumun ortaya çıkacağını, ayrıca söz konusu ruhsatın temsil ettiği özel sağlık kuruluşunun tüm dosyasının Sağlık Bakanlığı'ndan,
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nden ve/veya Manisa İl Sağlık Müdürlüğü'nden celbinin gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ruhsatın ...
Dal Merkezi ruhsatı olduğunu, ruhsat devriyle ilgili işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının asıl ve tek amacının boşanma nedeniyle şirketin içini boşaltmak olduğunu, bu nedenle şirket mal varlığı içindeki taşınmazları, araçları devrettiğini, davaya konu ruhsatı dahi devretmeye çalıştığını, davaya konu ruhsat devri sürecinde de davacının kayyumun görevlendirildiği mahkemeden defalarca kayyumun görevine son verilmesini, ruhsat devrinin engellenmesini talep ettiğini, tüm bu hususların davacının gerçek bir hak arayışında olmadığını,
aslen diğer şirket ortağı olan eski eşinden mal kaçırmak amacıyla tüzel kişiliği zarara uğratmak amacında olduğunu gösterdiğini, davacının kendisinin ruhsatı devralmak için teklifinin şirkete değil şirketin diğer ortağına 100.000,00 TL ödeme yapmak olduğunu ancak ruhsatnamenin 250.000,00 TL artı KDV bedelle satıldığını ayrıca davacının İzmir 4 ATM'nin 2016/307 sayılı dosyasında açtığı dava ile ilgili ruhsatın kendi kurduğu şirkete devrini de talep ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı kayyımın kasten şirket zararına hareket ettiğinden bahisle kayyımın yetkilerinin kaldırılmasına ve şirkete başka bir kayyım atanmasına karar verilmesine yönelik olarak davalılar hakkında dava açıldığı, davacı ... ' un davalılardan ...' nin ortaklarından olduğu, Mahkemenin 2014/474 Esas ,2015/219 Karar sayılı dosyası ile 12/03/2015 tarihinde davalı ...’ın davalı ... Ltd.
Şti.’ne yönetici kayyım olarak atandığı, davacı tarafça şirkete ait askıda bulunan Dal Merkezi Çalışma Uygunluk Belgesi'nin devrine yönelik işlemlerde kayyımın kasten şirket zararına hareket ettiği belirtilerek, kayyımın yetkilerinin kaldırılmasına ve şirkete başka bir kayyım atanmasına karar verilmesinin talep edildiği, alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında da ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere, davalı kayyumun şirkete ait ...
Merkezinin askıda bulunan ruhsatının işlevsellik kazanması için mevzuata uygun olarak ortakları bilgilendirerek ve mahkemeden satış için onay alarak gerekli işlemleri yürüttüğü ve kayyımın şirketin zararına olacak her hangi bir işleminin mevcut olmadığı, bu hususlar göz önüne alındığında kayyımın yetkilerinin kaldırılmasına ve şirkete başka bir kayyım atanmasına karar verilmesine ilişkin yasal koşulların oluştuğunun belirlenemediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, mahkemece dayanak gösterilen rapor ve ek raporun iddiaları aydınlatmaya yeterli olmadığını, ticaret hukuku alanında uzman öğretim görevlisi bilirkişi ile yeni bir sağlık yöneticisi ve yeni bir mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından rapor alınması talep edildiğini, ancak mahkemenin yeni bilirkişi görevlendirmesi yapmadığını, 01.10.2015 tarihinde kayyım davalı ... de dahil olmak üzere ortaklarca imza altına alınan sözleşme uyarınca davalı şirketin dava dışı ...
Tıp Şti'ye devri hususunda şartlı olarak anlaşmaya varıldığını, sözleşmede dava dışı ... Tıp'ın davalı ... için 14.11.2015 tarihine kadar ön izin alması gerektiğini, alınmaması durumunda ve kendisinin alması koşulu ile ruhsatı davacı ...'in devralacağı şerhinin yer aldığını, dava dışı şirketin ön izni alamayıp, davacının ön izin belgesini almasına rağmen kayyımın bu şartın ihlali ile davalı şirketin dava dışı ...
Tıp'a devrederek sözleşmeye aykırı şekilde davrandığını, bu şekilde kayyum olarak atandığı şirketi ve üçüncü kişileri zarara uğrattığını, kayyum ...'in şirket adına imzaladığı sözleşmenin gereğini kasten ve bilinçli bir şekilde yerine getirmediğini, şirketin tek mal varlığı olan ruhsatını üçüncü kişilere sözleşmeye aykırı şekilde devrettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı şirkete atanan kayyum ...'ın kayyumluk yetkilerinin kaldırılarak, yeniden kayyum atanması, aksi takdirde çalışma izin belgesi ve ön izin belgesi ile yapabileceği tasarrufların engellenerek kısıtlanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Yerel Mahkemece taraf delillerinin toplanılarak, ilgili dava dosyalarının getirtildiği, dosyaya sağlık yöneticisi ile SMMM bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinin görevlendirilmek suretiyle sırasıyla 01.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 10.01.2023 havale tarihli ek bilirkişi heyet raporlarının alınarak, işbu raporların hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı ... 'un ... Ltd. şirketinin % 51 ortağı olup, % 49 hissenin ise ...’un eski eşi ...a’a ait iken, tarafların Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi 2011/1035 E. Sayılı dosyası üzerinden boşandıkları, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/474 Esas 2015/219 Karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalılar ... ve .... Ltd. Şti, asli müdahil ... olduğu halde, ticari şirkete kayyım atanmasına ilişkin davanın 12.03.2015 tarihinde kabulü ile, davalı ... ... Ltd.
Şti'ne İzmir 11. ATM 2012/356 E. 2013/6 Karar sayılı ilamı ile atanan yönetici kayyım ...'ın kayyımlık görevinden azline, davalı şirkete yönetici kayyım olarak temsil etmek üzere ...'ın atanmasına karar verildiği. İzmir 4. ATM 2016/307 Esas sayılı dosyasında, davacının ..., davalının ... - ... Ltd. Şti, ihbar olunanın ... Şti olup, davanın muarazının giderilmesi suretiyle sözleşmenin ifasının sağlanması davası olduğu, dosyanın derdest olduğunun bildirildiği.
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/345 Esas sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalılar ... Ltd. Şti, ..., ... aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığı, Mahkemece 16.06.2015 tarihinde davanın kabulüne, davalılar ... ve ... Tic Ltd Şti ile ... arasındaki İzmir 21.Noterliğinin 30/09/2011 tarih 24085 yevmiye nolu ... plakalı aracın satışına ilişkin tasarruf ile, davalılar ... - ...
Şti ile ... arasındaki İzmir 21.Noterliğinin 30/09/2011 tarih 24098 yevmiye nolu ... plakalı aracın satışına ilişkin tasarrufların iptaline, dava konusu ... ve ... plakalı araçların ... ve ... Tic Ltd Şti adına tesciline karar verildiği , kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/11/2020 tarihli kararı ile onandığı, karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın hükmün 18/05/2021 tarihinde kesinleştiği.
İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2012/1013 Esas sayılı dosyasında ise, davacı ... tarafından davalılar İzmir Valiliği ile Sağlık Bakanlığı, davanın ... Merkezine ait faaliyet ruhsatının .... Ltd.
Şti firmasına devrine ilişkin işlemin iptali davasında 21.06.2013 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay 15. Dairesinin 27/01/2015 gün ve 2013/11459 Esas 2015/271 Karar sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine yine Danıştay 15. Dairesinin 13/04/2016 gün ve 2015/7450 Esas 2016/2550 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddedildiği , kararın 13/04/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İDM'ce davacı ...'un davalılardan ...' nin ortaklarından olduğu, Mahkemenin 2014/474 Esas ,2015/219 Karar sayılı dosyası ile 12/03/2015 tarihinde davalı ...’ın davalı ... ve ...
Şti.’ne yönetici kayyım olarak atandığı, davacı tarafça şirkete ait askıda bulunan Dal Merkezi Çalışma Uygunluk Belgesi'nin devrine yönelik işlemlerde kayyımın kasten şirket zararına hareket ettiği belirtilerek, kayyımın yetkilerinin kaldırılmasına ve şirkete başka bir kayyım atanmasına karar verilmesinin talep edildiği, alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında da ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere, davalı kayyumun şirkete ait ...
Merkezinin askıda bulunan ruhsatının işlevsellik kazanması için mevzuata uygun olarak ortakları bilgilendirerek ve mahkemeden satış için onay alarak gerekli işlemleri yürüttüğü ve kayyımın şirketin zararına olacak her hangi bir işleminin mevcut olmadığı, bu hususlar göz önüne alındığında kayyımın yetkilerinin kaldırılmasına ve şirkete başka bir kayyım atanmasına karar verilmesine ilişkin yasal koşulların gerçekleşmediğine yönelik red kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Her ne kadar davacı yanca davalı kayyumun sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle bu şekilde kayyım olarak atandığı şirketi ve üçüncü kişileri zarara uğrattığı istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerden kayyım olan davalı ...'ın şirketi zarara uğrattığı hususunun kanıtlanamadığı, sözleşmeye aykırılığın bulunması halinde bunun ayrı bir dava konusu yapılabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/359, K. 2024/1954, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama