KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/1711
- Karar no
- 2025/1894
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24.10.2025
- Numarası
- 2025/699 E. - 2025/932 K.
- Davanın konusu
- Şirketin İhyası
- Karar yazım tarihi
- 05.01.2026
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2025 tarih 2025/699 Esas 2025/932 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili belediyenin alacaklı olduğu dava dışı ....Şti.nin davalı olduğu İzmir 2.ASHM'nde görülen 2025/208 E.sayılı dosyasında rücu davası açtıklarını ancak bu şirketin yargılamada tasfiye halinde olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı .... Müdürlüğü vekili, ihyası istenen şirketin genel kurul kararı ile 20.01.2024 tarihinde tasfiyeye girdiğini, 20.05.2024 tarihli genel kurul kararı ile sicilden silinmesine karar verildiğini, tasfiye işlemlerinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir. Tasfiye memuru vekili vasıtasıyla sunduğu cevap dilekçesinde, haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma, celbolunan ticaret sicil dosyası ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek, davanın kabulü ile İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/208 E.sayılı dosyasında taraf teşkili sağlanması açısından şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak ....'ın atanmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılarak tasfiye memurunun kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, davada davanın kabulüne karar verildiği halde müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, kabul kararı verilirken neden tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili idare aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve dayanağının olmadığını, davanın kabulüne karar verilirken müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın bu yönden kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ortaklar kurulu kararı ile sicilden terkin edilen şirketin TTK'Nın 547.maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne ve tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde;“Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan alacak istemli İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/208 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir.
Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. Kaldı ki alacak davası yönünden mahkemece ihya davası açılması konusunda taraflara süre verildiği sonucunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir.
Davacının açtığı davanın süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve alacak davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez.
TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmıştır.
Ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında ....Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu olmayıp, davacı ihya davası açmakta haklı ise de, tasfiye tarihi itibariyle açılmış herhangi bir dava bulunmadığından, davalı son tasfiye memurunun da yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması yerindedir.
Başka bir anlatımla eldeki ihya davasının konusunu oluşturan İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/208 Esas sayılı dava dosyasındaki dava şirketin terkininden sonra açıldığından davalı tasfiye memurunun da yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması yerinde olup, bu yöndeki davacı istinafları yerinde değildir. Ancak somut olayda davanın kabulüne karar verildiği halde davacı aleyhine davalı tasfiye memuru lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1711, K. 2025/1894, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama