KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/457
- Karar no
- 2025/1034
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2024
- Numarası
- 2017/1164 E. 2024/691 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- Dava tarihi
- 18.10.2017
- Karar yazım tarihi
- 03.07.2025
Karar Metni
3.118 kelime·16 dk okuma·6 bölüm
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.09.2024 tarih 2017/1164 E. 2024/691 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ile davalı ...vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalıların işleteni, ZMM sigortacısı olduğu araç ile plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı kazada davacıların davacının yaralandığını, olay nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradığını, kusurun kazaya karışan araç sürücülerinde bulunduğunu, davalıların zararı karşılamakla yükümü olduğunu, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sigorta şirketi ve .....yönünden maddi tazminat ile sınırlı olmak üzere maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, davalılardan ... idaresinde bulunan araç kendi adına kayıtlı olsa da aracın sevk ve idaresi üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığını, bu nedenle bu davalıya herhangi bir kusur atfedilemeyeceği, aracı kullanan ...'un plakası belirlenemeyen üçüncü bir aracın kendisini sıkıştırması sonucunda kazadan kaçınmak amacıyla şerit değiştirmek zorunda kaldığını, bu şerit değiştirme sonucunda davacıların içinde bulunduğu ... plakalı aracın sol ön kısmına çarptığını,
söz konusu durum neticesinde kazadan kaçınmak isteyen davacı tarafından aracın diğer şeride manevra yaptığını ve ...plakalı aracın çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... her ne kadar söz konusu kazanın başlamasına sebebiyet vermiş gibi görünse de davalının kurallara uygun bir şekilde aracını kullanmakta iken üçüncü bir araç sebebiyle beklenmeyen bir hal oluşmuş ve kazaya karıştığını, belirterek, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kazaya ilişkin ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kaza da kendisine yöneltilebilecek hiçbir kusur olmadığını, davacı .....'ın dava açması için yeterli bir raporu bulunmadığını, diğer davacıların dava açma hakkı bulunmadığını, davacının aylık gelirini ispatlayacak belgeleri sunamadığını, kazanç kaybına ilişkin talebin reddi gerektiğini, davacının maddi ve manevi bir hasar var ise bunun diğer davalılar ...A.Ş., ... A.Ş. ve .....ndan tahsil edilmesi gerektiğini, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili, Plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, söz konusu kazaya ilişkin olarak yürütülen soruşturmad plakası tespit edilemeyen araç araştırıldığından davalının sorumlu tutulması için soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, sürekli iş gücü kaybınına ilişkin ATK raporu alınması gerektiğini,belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davalı sigorta şirketine ususlüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karıştığı belirtilen ...plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu,davalı sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun sürücünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyet oranlarının tespitinde meydana gelen sakatlığın kalıcı hale gelip gelmediğinin de tespit edilmesi gerektiğini, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında teminatı dışı olduğunu, davacı tarafın sürekli maluliyeti, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini,davalının temerrüde düşmesinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...ve ... vekili, davalı ...'ın kullandığı ve diğer müvekkili ...... ...'na ait aracın davaya konu olayda kusursuz olduğunu,kazaa davalının aracının da hasar gördüğünü, bu nedenle de mağduriyet yaşadığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...sevk idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'ya ait ve davalı ...'un sevk ve idaresindeki ve davalı ... A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen ...plakalı aracın, maliki sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç ile davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'nun maliki ve ... A.Ş.
Tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen ...plakalı araçların çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davaya konu kaza nedeniyle rücuya tabi olabilecek herhangi bir ödemenin yapılmadığının ve gelirin bağlanmadığının bildirildiği,
dava konusu kazada davacının kusursuz, davalı ..... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsü davalı ...'ın kusursuz, davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsü davalı ...'un % 25 oranında kusurlu, maliki ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise %75 oranında olduğunun tespit edildiği,
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen iş göremezlik raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının % 10, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay, olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından yukarıda açıklanan yönteme uygun şekilde düzenlenen rapora göre, davacının geçici iş göremezlik zararının 12.473,43-TL, bakım gideri zararının 3.702,30-TL, sürekli iş göremezlik zararının 328.626,31-TL ve SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin ise 3.702,30-TL olduğunun tespit edildiği,
davacı .....'in kazanç kaybı zararı bulunmadığından bu talep yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, araç sürücüsü ile işletenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49/1. maddesi uyarınca haksız fiillerden doğan borç ilişkileri kapsamında sorumluluklarının bulunduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesine göre işletene düşen hukuki sorumluluğun aynı Kanunun 91. maddesine göre poliçede belirtilen limitler altında zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı ... şirketi tarafından teminat altına alındığı ve zarardan sorumluluğunun bulunduğu,
zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olduğunun belirtildiği, yine plakası tespit edilemeyen aracın yukarıda açıklandığı üzere kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun ....nda olduğu, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun trafik kazalarındaki sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi kapsamında ve sağlık uygulama tebliği ile sınırlı olduğu, Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olmadığı,
bu hali ile dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun dava konusu talepler yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, sigorta poliçesi düzenlenmesi sırasında davalı tarafından risklere karşı prim alındığı, trafik kazası sonucunda oluşacak geçici iş göremezlik zararı, geçici ve sürekli bakıcı gideri zararı ile sağlık uygulama tebliği kapsamında kalmayan zararlardan sigorta poliçesini düzenleyen ve bu zararları poliçe kapsamında teminat altına alan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu,
davalı araç sürücüsü ... ile işleten ... yönünden 6098 sayılı TBK'nin haksız fiile ilişkin hükümleri uyarınca kaza tarihinden itibaren temerrüt koşullarının oluştuğu, davacı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yapılan başvuruyu takip eden 8. iş günü olan 29/04/2017 tarihi itibari ile davalı ....nın ise 27/04/2017 yönünden temerrüt koşullarının oluştuğu, dava öncesinde yapılan başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi ve ...tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı,
dava konusu zarara sebebiyet veren ...plakalı aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinin gerektiği, meydana gelen kazanın oluş şekli, davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresi, kaza sırasında davacının yaşamış olduğu korku, kaygı ve panik ile hayatı boyunca devam edebilecek olan aynı nitelikteki korku, kaygı ve panik, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi itibari ile paranın satın alma gücü, davacının ve davalının yaşı,
kazada tarafların kusur durumu gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi yollaması ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56/1. maddesi uyarınca davacının, eşinin ve çocuklarının meydana gelen kaza nedeniyle duymuş olduğu acının dindirilebilmesi için bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar ile davalı ...tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili, dava dilekçesi ile manevi tazminat talepleri sadece işletenler ve sürücülerden talep edildiğini, sigorta şirketleri yönünden manevi tazminat talep edilmediğini, bu sebeple manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, davacılar adına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davalıların tümü, borcun tamamından müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğundan sorumluluk miktarlarının sınırlandırılması kanuna aykırı olduğunu, kaza tarihinin 09.04.2016 değil,
04.09.2016 olup faiz başlangıç tarihleri eksik belirlendiğini, maluliyet raporuna itirazların karşılanmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini, dosya üzerinden alınan maluliyet raporları Anayasa Mahkemesi iptal kararına aykırı olduğunu, ATK raporunda davacının geçici iş göremezlik süresi 3 ay olarak tespit edilmiş ise de davacı kazadan itibaren 1 yıl boyunca çalışamadığını, hesap raporunda maddi hesap hatası yapıldığını, Maluliyet Oranının Hatalı Şekilde % 10' a düşürülmesi sebebi ile tazminat alacakları da düşük hesaplandığını, rapora esas alınan ücretler hatalı olduğunu, TRH 2010 tablosunun esas alınması gerektiğini,
davacının dalağı alındığından her yıl grip aşısı olmak zorunda kaldığını ve 5 yılda bir de organ kaybı sebebi ile muayene edildiğini, davalı ...'ın kusursuz olduğunun tespiti hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu daha yüksek oranda bir tazminata karar verilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, meydana gelen kazanın, plakası ve sürücüsü bilinmeyen aracın davacı tarafa çarpması neticesinde meydana gelip gelmediği hususunun somut delillerle ispatı gerektiğini, maluliyet raporunun raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik esaslarına uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini tazminat hesaplamasına esas alınan ATK raporunun tıbbi belgeler üzerinden inceleme suretiyle hazırlandığını, davalının geçici iş göremezlik,
geçici bakıcı gideri tazminatından ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kusur raporu denetime elverişli olmadığını, kusur raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Hayat Tablosu ve 1,80 teknik faiz kullanılması gerektiğini, davalıya usulüne uygun başvuruda bulunulmadığından temerrüdün söz konusu olmadığını, ancak dava tarihinden faiz yürütülebileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, işleten ile ....nın hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında trafik kazası nedeni ile davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; dava açılmadan önce davalıya başvuru yapılmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun maddi olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine,
davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli, geçici iş gücü kaybı, tedavi ve bakıcı gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına,
kusur ve iş gücü kaybı ile tedavi ve bakıcı gideri zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı sürekli, geçici iş görmezlik zararı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin ve plakası tespit edilememesi nedeniyle kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmayan ve niteliği itibariyle trafik sigortası yaptırılması zorunlu olan aracın neden olduğu zararı teminat altına alan davalı .....nın sorumluluğunun bulunmasına,
tazminattan indirim yapılmasını gerektir davacıya atfı kabil müterafik kusur bulunmamasına, maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketi ve ....nın birlikte, manevi tazminat yönünden ise yanlızca davalı işletenlerin sorumluluğunun söz konusu olmasına, maddi tazminatın poliç ile ...'nın sorumluluk limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe ve sorumluluk limiti aşan miktar yönünden ise davalı işletenlerin sorumlu tutulmasına,
zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi ile ...şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, belirsiz alacak davası olarak açılan davada dava açılmakla alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı kesildiği için artırılan kısma yönelik alacağın zamanaşıma uğramamasına, tazminatın tamamına davalıların sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine,
tümden red edilen manevi tazminat yönünden kusuru bulunmayan sürücü, araç maliki ve aracın ZMMS lehine hükmedilen tek vekalet ücreti ve davalı işletenler yönünden faiz başlangıç tarihi olan olay tarihine yönelik ileri sürülen istinaf itirazları bakımında istinaf eden davacının sıfatına göre istinafında hukuki yararın bulunmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nun 162. maddesine göre borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK'nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür.
Davacılar, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup kazaya neden olan her iki araç sürücü/işleten/trafik sigortacıları meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Davacı açıkça davalıların kusur oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre, davalıların müteselsil sorumluluğu bulunduğundan davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekir. (Yargıtay HGK 28.12.1983 tarih ve 9-721/1421 E/K. Yargıtay 17. HD'nin 2015/15236 E. - 2018/11491 K., 2016/10126 E. 2019/4053 K., 2018/3768 E. 2020/1237 K. )
4.6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak;
her bir davacı yönünden kabul edilen tazminat talebi yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir.(Yargıtay 4. HD'nın 29.09.2022 tarih ve 2021/22327 E. - 2022/11247 K. 20.06.2022 tarih ve 2022/3776 E. - 2022/9079 K.) Somut olayda, davacılar yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup, mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat davasının ayrı ayrı kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş olması nedeniyle ( istinaf edenin sıfatına göre) 6100 sayılı HMK'nın 323, 326/1. ile AAÜT 13/2 10.2-3 maddesi gereğince,
her bir davacı için kabul edilen dava değeri üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, davalı ...'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/457, K. 2025/1034, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama