KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/512
- Karar no
- 2025/573
- İncelenen kararın mahkemesi
- MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10.12.2024
- Numarası
- 2023/512 E. - 2024/836 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 07.04.2025
Karar Metni
1.598 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2024 tarih 2023/512 E. - 2024/486 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 27.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanıp malul kaldığını, davadan önce Karayolları Trafik Kanunu gereği Maddi Tazminat bakımından sigorta şirketine başvuru yapılırken yasa gereği müvekkilin Erişkinler için Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu alınmış olup iş bu raporda müvekkilin maluliyet oranı %6 olarak belirlendiğini, müvekkil ...
27.12.2021 günü saat 16.00 sıralarında Turan Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde yaya olarak seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Cumhuriyet Caddesini takiben Eski Manisa yolu istikametine seyri sırasında No:... önüne geldiği esnada motosikletin önünü kaldırarak giderken motosikleti doğrulttuğu sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek devrildiğini ve yerde sürüklenerek karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkil ...'un sol bacak kısmına çarpması sonucunda müvekkil yaralandığını,
müvekkil ... ile davalı ... arasında Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza davasında da Trafik Kazası Bilirkişi Raporunda da davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, davalı ... kazaya asli kusuru ile sebebiyet vermiş olup;
olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmayan ve kaza sonucu yaralanarak ayağına platin takılmak zorunda kalan müvekkilin uğramış olduğu zararın davalı taraftan tahsili gerektiğini, davacı müvekkil geçirdiği trafik kazası sonucu Turgutlu İlçe Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını ve tedavi altına alındığını, geçirdiği kaza neticesinde müvekkilin motosikletin sol ayağına çarpması sonucunda Turgutlu İlçe Devlet Hastanesince düzenlenen 29.12.2021 tarihli hasta epikriz formunda.
Spinal anesstezi altında önce distal fibulaya açık redüksiyon ve internal plaklı fiksasyon yapılıp daha sonra medial malleoldeki kırığa vidali tespit yapıldı şeklinde yazıldığını, müvekkilin sol ayak bileğine platin takılmış ve kalıcı hasar meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilin sol bacağı zarar görmüş olup, bacak fonksiyonlarını yerine getirme noktasında kayıp meydana geldiğini, yaşanan kaza sebebiyle müvekkil çeşitli operasyonlar geçirdiğini ve 2 ay kadar evde dinlenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin uzun süren yorucu ve acılı bir tedavi süreci ile karşı karşıya kaldığını, ruh sağlığının bu durumdan zarar gördüğünü,
kaza neticesinde müvekkilde yürüme bozukluğu meydana geldiğini, günlük işlerini yapamaz hale geldiğini, müvekkilinin ev hanımı olduğu da göz önüne alındığında hem kendi günlük işlerini hem de ev işlerini yapamaz hale gelmiştir, bu sebeple müvekkile yardımcı olacak bir bakıcı tutma ihtiyacı hasıl olduğunu, maddi tazminat hesaplanırken bu hususun dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı müvekkilinin şu an ayakta durmakta ve yürümekte zorlandığını, çektiği ağrılar sebebiyle günlük yaşantısına dair bir çok hareketinin kısıtlı olduğunu, en basit günlük ev işlerini dahi yapamadığını,
sol ayağına takılan platin sonucu kalıcı hareket kısıtlılığına maruz kaldığını, vücudunda oluşan hasar ve geçirdiği operasyon nedeni ile sürekli ağrı çeken müvekkilinin uzun süre ayakta kalamadığını, hem bir ev hanımı olarak evin düzeninin yürütememekte hem de kendi günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çektiğini, tüm bu hususların dışında kaza neticesinde oluşan yaralanma sonucunda müvekkilinin sol ayağında sabit iz meydana geldiğini, müvekkilinin estetik görüntüsünü bozduğunu, müvekkilinin bu durumdan psikolojik olarak rahatsızlık duyduğunu,
bu nedenlerle davacı müvekkilin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi ve kaza nedeniyle ruhsal çöküntü içerisinde olması nedeniyle 50.000 TL tutarında manevi tazminatın kaza ( 27.12.2021) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, şimdilik belirsiz alacak davası olarak 1.000 TL maddi(100 TLgeçici bakıcı gideri için , 200 TL Geçici iş göremezlik tazminatı ,
700 Tl sürekli iş göremezlik tazminatı) ayrıca 2500 TL (eda davası olarak) heyet raporu ücreti tazminini kaza tarihinden (27.12.2021) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsiline ( Sigorta şirketinin poliçede yazılı limit dahilinde sorumlu tutulmasına), talep edilen tazminat tutarı dikkate alınarak; dava sonucunda müvekkilinin daha fazla mağdur olmasını önlemek adına kaza sebebiyle sorumlu olan davalı ... ile davalı ...'ın adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile ... plaka sayılı aracın kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili; davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminata yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar yönünden ise manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı sigorta şirketi vekili, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğunu ancak arabuluculuk ücretinin müvekkili şirkete yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sigorta davalarında kanun tarafından zorunlu arabuluculuk haricinde belirlenmiş başka alternatif çözüm yolu bulunması ve bu yolun dava şartı olarak belirlenmesi sebebiyle zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerinin uygulanması zorunluluğunun bulunmadığını, Yargıtay 4 HD'nin 2021/23273 E. - 2022/901 K.sayılı ilamını da örnek göstererek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir.
GEREKÇE
Dava, cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davalı sigorta şirketi vekili tarafından arabuluculuk gideri yönünden istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, sadece arabuluculuk ücretine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında. "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davalıya yüklenmesi doğru olmamıştır. Davacı, dava dilekçesinde açıkça davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmalarına rağmen anlaşmanın mümkün olmadığı açıkça belirtilmiş olup, başvuru yapıldığı davacının kabulündedir.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince başvuru yapıldığı davacının da kabulünde olduğuna göre böyle bir durumda ayrıca 5325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı halde bu yola başvurmuş olması karşısında bu ücretin davalı sigorta şirketinden alınamayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, davalıya yükletilmesi doğru bulunmadığından davalı sigorta şirketinin istinaf istemi yerinde bulunarak, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/512, K. 2025/573, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama