KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/1957
- Karar no
- 2024/1003
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2018/1095
- Karar no
- 2022/638
- Dava tarihi
- 25.09.2018
- Karar tarihi
- 21.06.2022
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Kararın yaz. tarih
- 26.06.2024
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.06.2022 tarih ve 2018/1095 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2022 tarih ve 2018/1095 Esas, 2022/638 Karar sayılı görevsizlik kararı dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Dava konusu uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, davalı ... ve davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edilmiştir.
Her ne kadar hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de; dosyanın istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu dönemde davalı ... ve ... A.Ş. vekili tarafından UYAP sistemi aracılığıyla gönderilen dilekçe ile taraflar arasında sulh protokolü imzalandığı, dava konusu borcun ihtiyari arabuluculuk tutanağı gereği sona erdiği ve iş bu davanın konusuz kaldığı bildirilmiş olup, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri beyan edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 313. maddesinde, (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. 314/1. maddesinde, sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
6100 sayılı HMK'da 28/07/2020 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı HMK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 30.maddesi ile HMK 314/2 maddesinde, "Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesince veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir" 314/3. maddesinde, (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.
315. maddesinde, "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olay incelendiğinde; davalı ... ve davalı ... A.Ş. vekilinin, dosyada tarafların 02/11/2022 tarihinde sulh olduklarını, bu konuda ihtiyari arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini, bu nedenle dosyada davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan ettiği, davacı vekilinin ve davalı vekilinin vekaletnamesinde sulh konusunda özel yetkisi bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; hükmün verilmesinden sonra tarafların haricen anlaşması nedeniyle taraflar arasında yapılan sulhün HMK 313-315. maddeleri çerçevesinde bu davaya etkisi değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bu hususun değerlendirilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine bu nedenle davacı tarafın istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1957, K. 2024/1003, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama