İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/21 K.2024/965

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.10.2021 tarih ve 2016/1050 Esas, 2021/807 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre…

Esas2022/21Karar2024/965Tarih13 Haziran 2024Okuma10 dk · 2.037 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Haziran 2024
Esas no
2022/21
Karar no
2024/965
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2016/1050
Karar no
2021/807
Dava tarihi
26.08.2016
Karar tarihi
06.10.2021
Dava
Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Kararın yaz. tarih
14.06.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.037 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.10.2021 tarih ve 2016/1050 Esas, 2021/807 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin alt yüklenicisi olduğu ...nin mekanik tesisat işlerinin yapımı için davacı şirket ile davalı şirketin arasında sözleşme yapıldığı, davacı şirketin, yüklenmiş olduğu işe ilişkin tüm malzemeleri alarak mekanik işlerinin büyük çoğunluğunu tamamladığını, ancak işin inşaat alanına ilişkin davacının sorumluluğunda bulunmayan kaba inşaatın davalı şirket tarafından süresinde yerine getirilememesi nedeniyle davacı şirketin işlerinin aksamasına neden olduğu,

bu yüzden sözleşmede belirtilen 90 günlük maliyet hesabının arttığını, davacının maddi zarara uğradığını, davalı şirketin sorumluluğunu üzerinden atmak için davacı şirket çalışanlarının davacının mülkiyetinde bulunan malzemelerinin depoya girmesini engellediğini, davalı şirketin sözleşmenin fesih tarihi olan 08/07/2015'e kadar yapmış olduğu işlerin hak ediş bedelini ödemediğini, davacıya ait malzemelerin davalı şirket deposunda kaldığını, davalının engellemesi nedeniyle malzemelerin alınamadığını,

davacı tarafından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/705 D.İş dosyasında inşaat mahallinde ve depoda istiflenen malzemelerle ilgili olarak 40.000,00 TL değer biçilmişse de davacının bu malzemelerden kaynaklanan alacağının daha fazla olduğunu, davacı şirketin malzemeden ve cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunduğunu beyanla, 135.406,36 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı tarafça davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

YANIT

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2015/9432 Esas sayılı dosyası ile 84.515,94 TL cari hesap alacağı üzerinden takip başlattığı, süresi içerisinde takibe yönelik itirazları sonucu takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı taraf ayrıca bir itirazın iptali davası açmamışsa da, kabul anlamında olmamak kaydıyla iş bu eldeki davanın, takip talebinde belirtilen alacağı da kapsadığını, bu nedenle, davanın, takipte talep edilen 84.515,94.TL lik kısmının İzmir 17.İcra 4 Müdürlüğü'nün 2015/9432 Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali davası olarak görülmesi ve karara bağlanması gerektiğini,

davalı şirketin alt yüklenicisi olduğu ... işinin, mekanik işlerinin yapımını taraflar arasında imzalanan 02.01.2015 tarihli sözleşme ile davacı şirketin taahhüt ettiğini, davacı şirketin işi sözleşmede belirtilen kalite ve nitelikte yapmadığını, davacının işi yapmamasının kaba inşaatın gecikmesi ile bir ilgisi olmadığını, davacı şirkete yaptığı işlerden daha fazla ödeme yapıldığını, malzeme alımı için verilen avans çeklerinin malzeme alımında kullanmak yerine piyasada kırdırıp nakde çevirdiğini, nakdi de şirket yetkililerinin kişisel giderlerinde kullandığını,

bu nedenle gerekli malzemeleri alınamayıp işin yapımında ilerleme sağlanamadığını, davacı şirketin yaptığı tüm işin, hata ve eksikleri ile birlikte İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/705 D.İş sayılı dosyasından yapılan keşif sırasında tespit edildiğini, ayrıca şantiye alanında bulunan malzemelerin tespitinin tarafların mutabakatı ile sağlandığını, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 06.10.2021 tarih ve 2016/1050 Esas, 2021/807 Karar sayılı kararı ile özetle "...Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında ... anahtar teslim mekanik tesisat işine ilişkin eser sözleşmesi olduğu, davacının, davalının sözleşmeden kaynaklanan hakediş ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, işin devamına izin verilmediği ve davalı tarafından sözleşmenin ifasının haksız olarak engellendiği iddiası ile iş bu dava ile eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı ile inşaat alanında bırakılan malzemelerin bedeline ilişkin talepte bulunduğu,

mahkememiz ara kararı üzerine beyanda bulunan davacı vekilinin 29/03/2017 tarihli beyan dilekçesine göre dava değerinin 95.406,36 TL'lik kısmının cari hesap alacağı, bakiye 40.000,00TL'lik kısmının ise inşaat alanında kalan ve davacıya teslim edilmeyen malzeme bedeline ilişkin olduğu, tarafları tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren somut uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak kabulü gerektiği, mahkememizin bu nedenle görevli olduğu, öncelikle mahkememizce tarafların defter ve kayıtların incelenmesine karar verildiği,

bu kapsamda yapılan incelemede 17/06/2019 tarihli bilirkişi kök raporu ile 17/01/2020-25/11/2020 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davacı tarafından 2015 yılında düzenlenen toplam bedeli 832.491,74 TL olan 4 adet hakediş faturasının taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, yine taraf defterlerine göre davalı tarafından bu faturalara karşılık olarak 805.278,36 TL ödeme yapıldığı, buna göre davalının 27.213,38 TL cari hesap borcunun bulunduğu,

davalı tarafından sunulan ve sadece davalının defterlerinde kayıtlı olan 27/02/2015 tarihli 5.700,00 TL' lik ödeme belgesinin kabul edilmesi halinde davacının davalıdan 21.5313,38 TL alacaklı olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin götürü bedelli sözleşme olduğu, sözleşme bedelinin 2.600.000,00 TL+KDV olarak belirlendiği,

sözleşmede bedel götürü olarak belirlendiğinden fiziki oran yöntemine göre yapılan imalâtın bedelinin belirlenmesi gerektiği, buna göre ayıplı ve eksik imalatlar da dikkate alınarak davacının yaptığı imalâtların tüm işe oranının belirlenip bulunacak oranın sözleşme fiyatlarına uygulanması ve yapılan ödemelerin mahsubu ile davacının alacaklı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, bu ilkeler uyarınca mahkememizce bilirkişiler ... ve ...'dan alınan 22/10/2020 tarihli kök ve 29/06/2021 tarihli ek bilirkişi raporuna göre eksik ve kusurları dikkate alınarak davacı tarafından yapılan imalatın fiziki seviyesinin % 26,578 olduğu,

kdv dahil davacının hak ettiği iş bedelinin 815.413,04 TL olduğu, ayrıca İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/705 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan keşif ile tespit edildiği üzere davalıya ait inşaat alanına bırakılan davacıya ait malzemelerin bedelinin 40.000,00 TL olduğu, böylece davacının yaptığı iş bedeli ile malzeme bedeli toplamı alacağının 855.413,04 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemenin mahkemece nazara alınması gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,

buna göre davacı tarafından sözleşmeye göre yapılan imalatın kusur ve ayıpları da gözetilerek bedeli ile inşaat alanında bırakılan malzeme bedeli toplamının 855.413,04 TL olduğu, bu bedelden davalı tarafından yapılan 805.278,36 TL (her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olan ödeme miktarı) ve 5.700,00TL'lik (davacı defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte davalı defterinde kayıtlı olan ve belgesi sunulan 27/02/2015 tarihli 5.700,00 TL'lik ödeme) ödemelerin mahsup edilmesi gerektiği, böylece davacının davalıdan 44.434,68 TL bakiye alacağı bulunduğu,

her ne kadar davalı tarafından 2014 yılına ilişkin ödeme dekontları sunulmuş ve bu ödemelerin de hesaplanan alacaktan mahsup edilmesi gerektiği savunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin tarihinin 02/01/2015 olduğu, sözleşme öncesi döneme ait ödemenin dava konusu işe ilişkin olduğunun davalı tarafından ispat edilemediği bu nedenle 2014 yılına ait bu ödemelerin dava konusu alacaktan mahsup edilemeyeceği, taraflar arasındaki işin ticari iş olduğu davacının avans faizi talep edebileceği, davalının dava ile temerrüde düştüğü,

mahkememizce mali müşavir bilirkişi ile inşaat ve makine mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının yapılan açıklamalar kapsamında dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine," dair karar verilmiştir.

İSTİNAF EDEN

Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili tarafından verilen 14.12.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle.

2014 yılında yapılan ödemelerin hesaba katılmamasının doğru olmadığını, taraflar arasında dava konusu işten başka herhangi bir ilişki söz konusu olmadığını, hesapta dikkate alınmayan ödemelerin tarihlerinin 5.12.2014 tarihinde 5.660,00-TL, 31.12.2014 tarihinde ise 2.000,00-TL ödeme yapıldığını, sözleşme tarihinin ise 02.01.2015 olduğunu, tarafların 2014 yılının bitmesine bir kaç gün kala anlaştıklarını ancak vergisel anlamda uğraşmamak için sözleşmenin başlangıç tarihini yeni yılın ilk mesai günü olan 02.01.2015 olarak belirttiklerini,

sözleşmenin imza tarihi 2014 yılı olarak düzenlense idi 2014 yılı için damga vergisi ve stopaj ödenmesinin gerekeceğini, kalan bir kaç gün için bu işlemlerin 2015 yılına sarkıtıldığını ve sözleşmenin düzenlenme tarihi 2015 yılının ilk mesai günü olarak belirlendiğini, yapılan ödemelerin bu işle ilgili avans mahiyetinde yapılan ödeme olduğunu, bu durumun sadece tarihlere dikkat edilmesi ile ortaya çıkacağını, davacı tarafın alacağının hesaplama yönteminin doğru olmadığını, davacı tarafın yaptığı işin pursantaj yöntemi ile belirlenmesinin iş bu dava açısından doğru olmadığını,

dava konusu işin fiili olarak incelenmesine dayalı bilirkişi raporlarında davacı tarafın yaptığı iş miktarının doğru bir şekilde tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa haksız kazanç sağlandığını, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı tarafın yaptığı imalatlardaki eksik ve hataların hesaplanmasının doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,

bilirkişilerin yapması gereken işin davacı tarafın eksik yaptığı işlerin tek tek tespit edilmesi ve devamında da bu işlerdeki eksik ve hataların giderilmesi için gereken malzeme ve işçilik bedelini hesaplayarak davacı tarafın kesin hakediş miktarını belirlenmesinin gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını, itirazları doğrultusunda eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:

Dava konusu uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle istinaf edilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin bedeli, 6098 sayılı TBK 480. maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırılmıştır.

Götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacağı kabul edilmektedir.

(Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 14.11.2019 tarih, 2019/1350 esas ve 2019/4613 karar sayılı ilamı) Götürü bedelli sözleşmede, iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle asıl sözleşme kapsamında yapılan işin eksiklikler gözetilerek tüm işe göre fiziki oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanmalı, ilave yani sözleşme dışı işlerle ilgili olarak da yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayici ile hesaplama yapılıp (serbest piyasa rayici içerisinde KDV bulunduğundan ayrıca KDV ilave edilmemelidir.) her iki kalemin toplamı yüklenicinin hakkettiği iş bedeli olarak bulunmalı,

davacının ödediği bedel iş bedelinden mahsup edilmelidir.

Somut olayda, taraflar arasında 02/01/2015 tarihinde "...nin mekanik tesisat işlerinin yapımı" işine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7. maddesine göre sözleşme anahtar teslimi götürü bedelli olup sözleşme bedeli 2.600.000,00-TL olarak belirilenmiştir. Sözleşmenin 7. maddesi gereğince de KDV sözleşme bedeline dahil olmayıp ayrıca yükleniciye ödenecektir.

Götürü bedelli sözleşmelerde, TBK’nın 480. maddesinde düzenlen uyarlama koşullarının varlığı dışında taraflar kararlaştırılan bedelle bağlı olup yüklenici daha fazla bedel isteyemeyeceği gibi iş sahibi de bedelin indirilmesini talep edemez.

Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/2098 Esas - 2020/116 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere götürü bedelli işlerde gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek ve pursantajlar da dikkate alınmak sureti ile gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranının tespiti ve bulunacak bu oranın götürü bedele uygulanarak hakedilen bedelin belirlenmesi, bundan da kanıtlanan ödemeler düşüldükten sonra ödenmeyen iş bedelinin hesaplanacağı kabul edilmektedir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda imalat bedelinin fiziki oran yöntemine göre hesaplandığı, sözleşme kapsamındaki işlerden eksik ve kusurlar dikkate alınarak yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtların fiziki gerçekleşme oranı tespit ettirilip bu oranın toplam iş bedeline uygulanması suretiyle hak edilen iş bedelinin tespit edildiği, yapıldığı ispat edilen ödemelerin bu miktardan düşüldüğü,

malzeme bedelleri de dikkate alınarak davacının hak ettiği alacak tutarının belirlendiği anlaşıldığından mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin de reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.10.2021 tarih ve 2016/1050 Esas, 2021/807 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 3.035,33-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 759,00 TL harcın mahsubu ile kalan 2.276,33 TL harç bedelinin davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/21, K. 2024/965, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Yanıt
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Eden
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Deliller, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/21
Karar No
2024/965
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/22 K.2024/384
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/24 K.2024/175
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/25 K.2024/1003
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/25 K.2024/103
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/26 K.2024/399
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/27 K.2024/336

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.