KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/911
- Karar no
- 2023/1716
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2017/215
- Karar no
- 2019/112
- Dava tarihi
- 05/04/2017
- Karar tarihi
- 06/03/2019
- Dava
- Alacak
- Kararın yaz. tarih
- 23.11.2023
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/03/2019 tarih ve 2017/215 Esas 2019/112 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin Müdahale talep eden ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İDDİA VE İSTEK
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Taraflar arasında 26/11/2016 tarihli adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye göre ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... parsellerle ilgili davacı şirketin yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshedildiği, davalı şirketin arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yapmasının sağlandığı, ancak davalı şirketin sözleşme gereği ödemesi gereken parayı ödemediği" iddiası ile, belirsiz alacak olarak şimdilik 100.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "davacının tarafı olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmelerini davalı şirkete devretmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini" savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 06.03.2019 tarih ve 2017/215 Esas, 2019/112 Karar sayılı kararında özetle; "davacı şirketin davalı şirkete kat karşılığı inşaat sözleşmelerini devrettiğine dair noterden alınan resmi bir muvafakatname bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı, ...'ın fer'i müdahale isteğinin ise bu kişi ile davacı şirket arasındaki sözleşme ilişkisine göre yasal koşullarının oluşmadığı" gerekçesi ile, davanın ve müdahale isteğinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Müdahale talebi reddedilen ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: "müvekkili ile davacı şirket arasında inşaatın yüksek zemin ön cephe 2 adet dairenin satışı için satış sözleşmesi bulunduğunu, davacı ile davalı ... arasında taşınmazların bulunduğu parseli de içeren ortaklık sözleşmesi olduğunu, bugüne kadar taşınmazların teslim edilmediğini ve davacıya ödenen bedellerin iade edilmediğini, mahkemece müdahale talebinin reddedildiğini" ifade ederek, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince "iddiaların ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve taraf vekillerince karar istinaf edilmemiş ise de, yargılama sırasında davaya müdahale isteği reddedilen ... vekili "bu red kararının hatalı olduğu" gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Müdahale talep eden vekili 08/06/2018 tarihli dilekçesinde özetle "müvekkilinin davacı şirket ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen binanın zemin ön cepheden 2 adet köşe bağımsız bölümün satışı konusunda sözleşme yaptıklarını, satış bedeli ödenmesine rağmen bugüne kadar taşınmazların devirleri yapılmadığı gibi satış bedelinin de iade edilmediğini, taraf şirketler arasında ise söz konusu inşaat ile ilgili olarak ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, bu davanın sonucunun müvekkilini de etkileyeceğini" ifade ederek, davacı yanında müdahilliğine karar verilmesini istemiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "fer'i müdahale" başlıklı 66. Maddesinde; "üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabilir" hükmü, aynı kanunun 67. Maddesinde; "müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur, müdahale dilekçesi davanın taraflarına tebliğ edilir, mahkeme gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir" hükmü, 69/1. Maddesinde ise; "müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm taraflar hakkında verilir" hükmü düzenlenmiştir.
Müdahale talep eden vekili, sebebini açıklayarak ve müvekkilinin davacı yanında davaya katılmak istediğini bildirerek usulünce fer'i müdahillik dilekçesi vermiş olup, davacı şirket ile aralarındaki satış vaadi sözleşmesi gereğince ödenen taşınmaz satış bedeli ile ilgili olarak,
dairemizde istinaf incelemesi yapılan 2023/1608 Esas Sayılı dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, 19/06/2017 tarihli protokole göre davacının ödemesi kararlaştırılan 61.500 USD paranın müdahale isteyene ödenmesinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/215 Esas Sayılı bu davasının davacı şirketin lehine sonuçlanması süre ve koşuluna bağlandığı anlaşılmakla, eldeki davada mahkemece "müdahale talep edenin iddia ettiği hak ile dava konusu hakkın doğrudan ilgisinin bulunmadığı" gerekçesi ile fer'i müdahillik talebinin reddine karar verilmesi usulen doğru olmamıştır.
Hal böyle olmakla birlikte; eldeki davada verilen "davanın reddi" yönündeki nihai karar davanın taraflarınca istinaf edilmediği gibi, her iki taraf vekilince de "istinaf isteğinden feragat edildiği" ile ilgili dilekçe verildiği görülmekle, yargılama sonucunda verilen hüküm sadece taraflar hakkında verildiğinden ve kendisi hakkında hüküm kurulmayan fer'i müdahilin bu hükmün esası ile ilgili olarak ancak yanında yer alacağı davacı ile birlikte, diğer bir deyişle davacının kararı istinaf etmesi halinde istinaf etmesi mümkün olduğundan, diğer yandan ise "davanın reddi" kararının davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan, müdahale talep edenin artık bu aşamada davada müdahil olarak yer almasında herhangi bir hukuki yararı kalmamıştır.
Bu nedenlerle, müdahale talep eden vekilinin istinaf başvurusunun "hukuki yarar yokluğu" nedeniyle, usulden reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/911, K. 2023/1716, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama