İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1767 K.2024/1412

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2023 tarih ve 2022/999 Esas, 2023/474 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı ... tarafından istenilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre…

Esas2023/1767Karar2024/1412Tarih10 Ekim 2024Okuma13 dk · 2.503 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Ekim 2024
Esas no
2023/1767
Karar no
2024/1412
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2022/999
Karar no
2023/474
Dava tarihi
30.11.2022
Karar tarihi
06.06.2023
Dava
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Kararın yaz. tarih
11.10.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.503 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2023 tarih ve 2022/999 Esas, 2023/474 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı ... tarafından istenilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı tarafından verilen 30.11.2022 tarihli dava dilekçesi ile özetle. Davalı ... A.Ş. ile davacı arasında 27/05/2015 tarihli ...

Tam Adaptif Denetim Yönetim ve Bilgilendirme Sistemi Sinyalizasyon Projesi içerikli eser sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeden kaynaklı davacının tüm yükümlülük ve edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalının eser sözleşmesini tek taraflı ve haksız feshettiğini, uzlaşma görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ve İzmir 6. Noterliği'nin 15/05/2020 tarih ve 03249 yevmiye no'lu ihtarname ile taraf hakemini seçerek tahkim davası açtığını, davalıya taraf hakemini seçmesinin noter yolu ile 20/05/2020 tarihinde ihtar edildiğini, ancak 10 ay boyunca davalının hakemini seçmediğini, tahkim yargılamasına katılmadığını,

bu nedenle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/542 Esas sayılı kararı ile dava açtığını, Mahkemece 04/03/2021 tarih 2020/245 Karar sayılı kararı ile ..., ... ve ...'dan oluşan hakem kurulunun oluşturulduğunu, hakem kurulunun tahkim yargılamasını geciktirdiğini, hakem kurulu üyelerinden ... ve ...'nun istifa ederek çekildiğini, Mahkemece kapalı dosyada 13/12/2021 tarihli ek kararı ile ..., ... ve ...'dan oluşan yeni bir hakem kurulunun oluşturulduğunu, yine hakem kurulunun tahkim yargılamasını geciktirdiğini, tahkim yargılamasının başlatılmasını talep edebilmek için Hakem ...'in iletişim adreslerine mesaj yolu ile talepte bulunduğunu,

Hakem ...'in fiilen davaya erişim ve hukuki dinlenme hakkını kısıtladığını, 06/07/2022 tarihinde hakem kurulu üyelerinden ... ve ...'ya ıslak imzalı fiziki evraklar ile tahkim yargılamasının başlatılmasını talep ettiğini, ancak 5 ay süre içinde sonuçlandırılabilecek bir tahkim davasının 12 ay geçmesine rağmen başlatmadıklarını, bu nedenle hakem kurulu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Şubesi'nin 2022/129620 Sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, hakem kurulu ile aralarında husumet bulunduğunu, davalı ...

A.Ş. sözleşmede aracı olduğunu, ana yüklenicinin ... A.Ş. İş ortaklığının olduğunu, davalılardan ...

A.Ş.'nin aracılığı ile ana yüklenicinin haberi ve onayı ile sözleşme kapsamında bulunan işlerin tamamının davacıya devredildiğini, iş veren ... ile ana yüklenici davalıların uyuşmazlıkta müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davacının sözleşme konusu yemek hizmetini verdiğini, davalılar arasında 31/03/211 tarihinde imzalanıp, yüklenici şirket tarafından 12/09/2011 tarihli ihtarmane ile feshedilen sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde davalı şirketin davacı ile 08/04/2011 tarihli sözleşmeyi imzaladığı,

dolayısıyla davacının verdiği yemek hizmeti bedelinden diğer davalıların da sorumlu olduğunu, haksız feshi tercih eden davalıların 31/08/2015 tarihinde kesmiş ve cari hesap açığı olan 2.868,00 TL'lik faturayı ödemediklerini, 27/05/2015 tarihli eser sözleşmesinin haksız fesih nedeni ile müspet zararının fiili masraflarının ve cari hesap açığının avans faizi oranı üzerinden temerrüt faizi ile birlikte bilirkişi marifeti ile hesaplanması gerektiğini, haksız fesih nedeni ile oluşan güncel ve gerçek müspet zararı kadar da davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini,

açıklanan nedenlerle davalının ödemediği cari hesap açığı olan noktasal tamirler için kesmiş olduğu 31/08/2015 tarihli 2.868,00 TL'lik faturanın ve sözleşmenin ifa edileceğine güvenerek yapmış olduğu fiili masrafının denkleştirici adalet ilkesine göre munzam zararının haksız fesih tarihinden itibaren avans faizi oranı üzerinden temerrüt faizi ile birlikte hesaplanmak sureti ile gerçek ve güncel olan miktarlarının tespitine, tespitler ışığında TBK Md. 485 hükmü gereğince gerçek ve güncel müspet zarar tazminatının fiili masrafların ve cari hesap açığının müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

YANIT

Davalı ...

A.Ş vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle: Davacı ... arasında Alt Sözleşme olarak 27.05.2015 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmeye göre Tam Adaptif Trafik Kontrol Sistemi projesinde müvekkili ve Yüklenici Şirket ... ile Alt Taşeron olarak sözleşmede ayrıntılı şekilde belirtilen bir takım karşılıklı edimler konusunda anlaştığını, taşeron ...'in 29.05.2015 tarihinde işe başladığını ancak 08.07.2015 tarihinde işçileriyle problem yaşaması sonucu işçilerin işi bıraktığını,

bunun üzerine Müvekkili şirket tarafından 09.07.2015 tarihinden 25.07.2015 tarihine kadar gerek Davacı Taşeron ...’in gerekse işçilerin iş sahasına gelmediği tespit edilerek bu tespitlerin tutanak ile imza altına alındığını, bu süreçte Taşeron ...'in defalarca arandığını,

27.05.2015 tarihli sözleşmeye istinaden yapması gereken edimleri yerine getirmesi için kendisinin uyarıldığını ancak ilgili edimleri ısrarla yerine getirmeyen Davacının işbu haksız eylemleri neticesinde Müvekkili şirket tarafından ilgili hak ediş ücretleri davacı ve işçilere ödenerek Taşeron Sözleşmesi aynı sözleşmenin 21.1 maddesi ve TBK m. 473 gereğince sözleşmeden dönme iradesi ortaya koyularak haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini,

müvekkili şirketin yasal mevzuat ve sözleşme gereği sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ve müvekkili Şirket tarafından işbu dönme iradesinin yasal mevzuat ve sözleşmede yer aldığı şekil şartlarına uygun olarak muhataba tebliğ edilmiş olması nedeniyle, söz konusu bildirimin geçerli olduğunu, gelinen aşamada gerek esas yönünden kusurlu davranışları ile taraflar arası ihtilafı meydana getiren gerekse de taraflar arasındaki ihtilafın çözümü noktasında -taraf iradelerini tamamen bertaraf ederek usuli pek çok hatalı hukuki hamle ile kendi lehine birtakım kazanımlar elde etmeye çalışmasının kötü niyetli olduğunu,

hukuken kabulü mümkün olmadığını, dolayısıyla davacının taleplerinin evvela usulden aksi kanaatte ise muhakkak esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... A.S. Merkezi Çek Cumhuıriyeti Türkiye İzmir Şubesi ve davalı ... Merkezi Çek Cumhuriyeti Türkiye İzmir Şubesi vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketlerin işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını, davalı şirketlerin dava dilekçesinde belirtilen işin ana yüklenicisi olmadığı gibi davacı ile diğer davalı ...

A.Ş. arasında imza edildiği belirtilen 27.05.2015 tarihli eser sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacıya ait işyerinin davalı şirketlerin İşyeri sicil numarası altında hiç bir zaman herhangi bir kaydı oluşturulmadığını, dava konusu işin yapımında ne gibi sorunların meydana geldiği,

davacı ile diğer davalı ... arasında imza edilen 27.05.2015 tarihli sözleşmenin haksız olarak feshedilip edilmediği davalı şirketler tarafından bilinmediğini, dolayısıyla davacının dilekçesinde iddia ettiği hususların tamamı diğer davalı ... firması ile arasındaki ihtilaftan olup, davalı şirketlerin bir dahili bulunmadığını, davanın davalı şirketler açısından taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Başkanlığı vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Davacı ile davalı idare arasında hiçbir sözleşme veya başkaca bir hukuki ilişki bulunmadığından davanın idare yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalı idarece 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 21/e maddesi gereğince 2012/37877 ihale kayıt numaralı “Tam Adaptif Trafik Yönetim, Denetim ve Bilgilendirme Sistemi Yapılması İşi” ihalesi yapılmış olup ihale konusu işin diğer davalılar ... – ...

A.Ş. yükleniminde kaldığını, ... – ... A.Ş. ile sözleşme 29.08.2014 tarihinde imzalandığını, işin geçici kabulünün 18.08.2017 tarihinde, kesin kabulünün ise 36 aylık garanti süresinin bitimini müteakip 09.03.2021 tarihinde yapıldığını, işin niteliği sözleşmede.

900 Kavşak kapasiteli tam adaptif trafik, yönetim denetim ve bilgilendirme sistemi kurulması ve 402 kavşağın sisteme dahil edilmesi olarak belirlendiğini, davacının bu sözleşme kapsamında yüklenici tarafından alt yüklenici olarak bildirilmediği gibi, davalı idare ile davacı arasında başkaca bir sözleşme de imzalanmadığını, davacı tarafın her ne kadar bu ihale kapsamında iş yapmış olduğunu bu sebeple davalı idarenin de sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, dava dilekçesinde yalnızca ...

A.Ş. ile sözleşmesi olduğunu belirttiğini, alt yüklenici olarak davalı idare nezdinde çalıştığına ilişkin sözleşme veya herhangi bir bildirimden bahsetmediğini, davacının dilekçesinde oldukça ayrıntılı şekilde davalı ...

A.Ş. ile aralarındaki sözleşme gereği sürmekte olan tahkim sürecini de anlattığını, davalı idarenin tahkim yargılamasında taraf olmadığını, konu ile ilgili herhangi bir bilgilerinin de bulunmadığını, bu sebeplerle davalı idare ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından davanın davalı idare yönünden husumetten reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 06.06.2023 tarih ve 2022/999 Esas, 2023/474 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde. Mahkememiz nezdinde açılan davanın ise 30/11/2022 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle tahkim sürecinin devam ettiği, hakem heyetinin almış olduğu karar uyarınca sürelerin beklendiği ve bu işlemlerden kural olarak davacının haberdar olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Tahkim süreci devam ederken Mahkememiz nezdinde tahkim sürecinin sona erdirilmesi ve açılan davanın kabulünün istenebilmesinin mümkün olup olmadığı yönünden yapılan incelemeye göre tarafların karşılıklı iradeleri ile tahkim yolunun öncelikli olarak kabul edildiği ve bu sürecin henüz sona erdirilmediği hususu dikkate alındığında iş bu davanın açılabilmesi için gerekli dava şartının oluşmadığının kabulü gerektiği ve davanın aynı konuda devam eden tahkim süreci olduğu dikkate alınarak derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından dava dosyasında davalı olarak gösterilen ..., ..., ....'nun davacı ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan Taşeron Sözleşmesinde herhangi bir taraf sıfatlarının olmadığı, davalıların bu dava dosyası yönünden sorumluluklarına ilişkin olarak taşeron sözleşmesinde herhangi bir hususun tespit edilemediği anlaşılmıştır.

Bunun yanında davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme tarihinin 27/05/2015 tarihli olduğu, davacının İzmir 1. ATM'ne başvuru tarihinin 06/10/2020 olduğu, davalı ...

A.Ş. tarafından taşeron sözleşmesinin tek taraflı feshedildiğine ilişkin ihtarnamenin 04/08/2015 tarihinde düzenlendiği, bu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkların belirtilen tarihten itibaren TBK Md. 147/6 hükmü uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve yapılan başvurunun ayrıca Mahkememizde açılan davanın bu süre geçtikten sonra açıldığı görülmekle davanın süresinde olmadığı anlaşılmış, aynı zamanda istemin bu haliyle de incelenemeyeceği görülmüş, davanın reddine, " dair karar verilmiştir.

İSTİNAF EDEN

Davacı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı ... tarafından verilen 28.08.2024 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle.

27.05.2015 tarihli sözleşmenin "anlaşmazlıklar" kenar başlıklı düzenlemesi 22. Madde ile ilgili kısımda; "...bu sözleşme ile ilgili olarak müteahhid ve taşeron araşında ortaya çıkabileçek herhangi bir anlaşmazlık sulhen halledilemediği takdirde bu anlaşmazlıklar türkiye'deki tahkim mevzuatına göre yapılacak tahkim yolu ile halledilecektir, ....tahkim yolu ile çözülemeyen durumlarda ve diğer her türlü anlaşmazlık halinde izmir mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır.” şeklinde düzenleme yer aldığını,

konuya ilişkin olarak dilekçelerinde ilgili Yargıtay kararlarına değinildiği üzere Yargıtay tarafından benimsenmiş istikraralı içtihat ve kararlar ışığında tahkim sözleşmesinde tahkim idaresi dışında hakem tarafından çözümlenmeyen hususlarda mahkemeye başvurma yetkisi veren bir irade bulunuyor ise hakemler seçilmiş olsa bile tahkim şartının geçersiz olduğu mahkemece kabul edilerek tahkim ilk itirazının reddine karar verildiği ve yetkili mahkemece işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiğinin belirtildiğini,

27.05.2015 tarihli sözleşmede mütemerrit davalı tarafından haksız fesih edilmesinden dolayı sözleşmenin 22. Maddesi uyarınca 15.05.2020 tarihinde adli yargıdan önce hakeme uyuşmazlığın kısa sürede çözüme kavuşturulması için başvurduğunu, 20.05.2020 tarihinde başlayan hakem süreci ile 30.11.2022 tarihi arasında geçen sürede, tahkimde hiçbir ilerleme kaydedilmediğini, hem hakları sürüncemede kaldığını hem de uyuşmazlığın çözümsüz bırakıldığını, sözleşmenin 22. Maddesindeki yetkiye dayanarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/999 Esas sayılı belirsiz alacak davası açtığını,

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/999 Esas sayılı dosyasında 06.06.2023 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında mahkemenin vakıaya ilişkin bir tereddüttü var ise dairemizin (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) 2023/3 Esas sayılı dosyada görülmekte olan hakem kararının iptal davası sonucu usulen beklenmesini beklenmesini talep ettiğini, mahkeme iş bu talepleri dikkate almayarak hem derdestlik sebebiyle davanın reddini hem de husumet ve zamanaşımına dair verilen karar ile yargılamayı sonlandırmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı aracı 04.08.2015 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi fesih ettiğini,

şahsının hakemini seçerek karşı tarafa hakemini seçmesi için 20.05.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, beş yıllık zamanaşımını süresi içinde kestiğini, hakem heyetinin uyuşmazlığın esasını çözmeden bir karar vermiş olsa idi TBK 156 hükmü uyarınca yeniden başlayarak uyuşmazlığın on yıl zaman aşımına tabi olacağını, mahkemenin husumete dair verilen kararı ile yargılamayı sonlandırmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı aracı ile birlikte davalı işveren ve ana yüklenicinin şahsına karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,

Yargıtay tarafından benimsenmiş istikrarlı içtihat ve kararlar ışığında davalılar arasındaki sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde davacı ile sözleşme imzalandığı için davalıların müştereken ve müteselsilen davacıya karşı borçtan sorumlu olduğunun belirtildiğini, duruşma talebinin kabulünü, yerel mahkeme tarafından verilen kararın tüm hukuki sonuçları ile birlikte kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

YANIT

Davalı ... Şirketi vekili tarafından verilen 18.09.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine yanıt ile özetle; Dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere iş bu haksız istinaf talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:

Dava, eser sözleşmesi kapsamında uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesi üzerine, davacı tarafça yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunması gereken bir menfaati yoktur. Aynı kanunun 115. maddesi uyarınca, taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği gibi, mahkemece de davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilerek, dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.

Bir davanın derdest olduğundan söz edebilmek için, aynı davanın iki kere açılması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.

Kişiler arasında çıkan ihtilâfların kural olarak mahkemeler eliyle çözülmesi gerekir ise de, taraflar imzaladıkları sözleşmede ihtilâfın hakemler eliyle çözümlenmesini (tahkim şartı) kararlaştırabilecekleri gibi, asıl sözleşmeden müstakil olarak hakem sözleşmesi de imzalayabilirler. Ancak tahkim iradesi hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve kesin olmalı, tarafların ihtilâfın hakemde görülmesi iradesi kararlı bulunmalıdır.

Somut olayda, davalı ... tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 21/e maddesi gereğince 2012/37877 ihale kayıt numaralı “Tam Adaptif Trafik Yönetim, Denetim ve Bilgilendirme Sistemi Yapılması İşi” ihalesi yapılmış olup ihale konusu işin diğer davalılar ... – ... A.Ş. yükleniminde kaldığı, ... – ... A.Ş. ile sözleşme 29.08.2014 tarihinde imzalandığı anlaşılmaktadır. Davalılardan ....

A.Ş.nin alt yüklenici olarak davalı ile arasında imzalanan 27/05/2015 tarihli Taşeron Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 22. maddesinde taraflar arasında ortaya çıkabilecek herhangi bir anlaşmazlığın sulhen halledilmediği takdirde Türkiye'deki tahkim mevzuatına göre tahkim yolu ile halledileceği, hakem heyetinin toplantı yerinin İzmir olduğu,

hakem kararının tahkim masraflarının kimin tarafından ödeneceğini de içereceği, tahkim süresince taşeron sözleşmesi altındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edeceği, tahkim yolu ile çözülemeyen durumlarda ve diğer her türlü anlaşmazlık halinde İzmir merkez mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağı hususunun kararlaştırıldığı ve söz konusu sözleşmenin varlığı konusunda tarafların herhangi bir uyuşmazlığının olmadığı görülmüştür.

Tarafların kendi iradelerinin uyuşması ile imzaladıkları sözleşme ile öncelikle iş bu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlığın tahkim yolu ile incelenmesi ve giderilmesinin söz konusu olabileceği, giderilememesi halinde İzmir Mahkemelerinin yetkili olacağı hususu kararlaştırılmıştır. Davacının İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği 21/09/2020 tarihli dilekçe ile tahkim yoluna başvuruda bulunduğu, dava tarihi itibariyle de tahkim yargılamasının devam ettiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar tahkim yargılamasında taraf olmasalar da davalı ... – ... A.Ş. ve davalı ... ile davacı arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı ... A.Ş. dışındaki diğer davalıların sözleşmede taraf olmadıkları anlaşıldığından davanın bu yönden de reddi gerekeceğinden istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı ...'in istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2023 tarih ve 2022/999 Esas, 2023/474 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı ...'in bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı ...'in istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği ve herhangi bir harç yatırılmadığı anlaşıldığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361(1) maddesi gereğince, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/1767, K. 2024/1412, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Yanıt
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Eden
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Yanıt
  9. Deliller, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1767
Karar No
2024/1412
Tarih
10 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/1774 K.2024/1390
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1815 K.2024/1393
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1824 K.2024/1288
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1831 K.2024/1280
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1849 K.2024/1657
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1849 K.2024/1626

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.