KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas no
- 2024/270
- Karar no
- 2024/295
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2023/216 D.İş
- Karar no
- 2023/217
- İstek tarihi
- 23/10/2023
- Karar tarihi
- 24/10/2023
- İstek
- İhtiyati Haciz
- Kararın yaz. tarih
- 20.02.2024
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarih ve 2023/216 D.İş Esas 2023/217 Karar sayılı dosyasından verilen kararın, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İDDİA VE İSTEK
İstek sahibi vekili dilekçesinde özetle; "Taraflar arasında taşeronluk (alt yüklenici) sözleşmesi olup davacının davalıya iş yaptığı ve sözleşme gereği edimini yerine getirdiği, ancak davalının ödemediği alacakları olduğu" iddiası ile, 1.257.794,71 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
İHTİYATİ HACİZ KARARI
Mahkemece 24/10/2023 tarihli ara karar ile; "Teminat karşılığı ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, karşı taraf borçlunun 1.257.794,71 TL alacağı karşılayacak miktarda taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının İİK'nun 257(1) maddesi uyarınca ihtiyaten haczine" şeklinde karar verilmiştir.
İHTİYATİ HACZE İTİRAZ
Karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle; "İhtiyati haciz kararının hatalı olduğunu" ifade ederek, iş bu kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ EK KARARI
İlk derece mahkemesinin 13/12/2023 tarihli ek kararında özetle; ihtiyati hacze ilişkin yasal koşulların oluştuğu, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; "mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını" ifade ederek, ilk derece mahkemesi kararının ve ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DEĞERLENDİRME
İlk derece mahkemesince verilen "ihtiyati hacze itirazın reddi" kararının karşı taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
İstek; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmeye göre karşı taraftan alacaklı olunduğu iddiasına dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati haciz isteğinin teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş ve karşı tarafın itirazı üzerine açılan duruşmada da "ihtiyati haciz yasal koşullarının varlığı" gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş, iş bu karar da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile karşı taraf vekilince istinaf kanun yoluna taşınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ihtiyati haciz yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hakkındadır.
Konu ile ilgili yasal ve yargısal ilkeler aşağıda gösterilmektedir:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;
258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”
265. maddesinde ise. “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıdaki ilkeler çerçevesinde somut olaya gelince:
Eldeki uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki eser sözleşmesinde davacı alt yüklenicinin edimini yerine getirdiği ve davalı yüklenicinin borcunu ödemediği iddia edilmekle, alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirmektedir. Diğer bir ifade ile; iddia olunan alacağın olup olmadığı dahi henüz belli değildir. Alt yüklenicinin edimini eksiksiz yerine getirip getirmediği de belli değildir. Bu belirsizlikler açılacak bir davada taraf delillerinin toplanıp değerlendirilmesi ile ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla ortada muaccel bir alacağın olduğundan da söz edilemez. Buna göre somut olayda İİK.'nın 257 ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz yasal koşulları oluşmamıştır. Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir.
Bu nedenlerle karşı taraf vekilinin istinaf sebepleri yerinde olup ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun değildir.
Yukarıdaki açıklamalara göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b/2. Maddesi gereğince kaldırılarak, işin aciliyetine binaen dairemizce "ihtiyati haczin kaldırılması" yönünde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/270, K. 2024/295, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama