İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/691 K.2024/650

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2021 tarih ve 2019/348 Esas, 2021/578 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre…

Esas2024/691Karar2024/650Tarih2 Mayıs 2024Okuma9 dk · 1.835 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/691
Karar No
2024/650
Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Esas no
2021/1615
Karar no
2024/589
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2019/348
Karar no
2021/578
Dava tarihi
22/07/2019
Karar tarihi
09/07/2021
Dava
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar tarihi
24.04.2024
Kararın yaz. tarih
25.04.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.835 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2021 tarih ve 2019/348 Esas, 2021/578 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle. Davalı şirketin eski unvanı ... A.Ş iken 21/11/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere yeni unvanın ...

A.Ş olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 30/01/2014 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeyi davacı şirketin yüklenici, davalı şirketin ise işveren sıfatı ile imzaladığını, söz konusu sözleşmenin işverenin sağlayacağı hususların düzenlendiği 11. Maddesi 3. Fıkrasında " İş ile ilgili tüm vergi ve harçların ödemesinin işveren tarafından yapılacağı " belirtildiğini, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Çakabey Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 2019021113Fqq0000001 ihbarname numaralı vergi cezası ihbarnamesinin davacı şirket tarafından 30/01/2014 tarihinde akdedilen eser sözleşmesinden dolayı vergi ziyaına sebebiyet verdiğini,

açıklanan nedenlerle 30/01/2014 tarihli eser sözleşmesi gereği sözleşmeden kaynaklanan tüm vergi ve harçların davalı tarafın ödemesinin gerektiğini, davalı şirket tarafından ödemenin yapılmadığı, davacı şirket yetkilisi ...'ın kredi kartından 19/04/2019 tarihinde 55.847,78 TL olarak ödemek zorunda kaldığını, söz konusu ödemeye ilişkin İzmir 10 İcra Müdürlüğü'nün 2019/9091 Esas sayılı takip dosyası ile takibin başlatıldığı, davalı şirket tarafından süresinde itiraz edildiği, takibin durduğu,

açıklanan nedenlerde itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasını talep ve dava ettikleri görülmüştür.

CEVAP

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında imzalandığı kabul edilen 30/01/2014 tarihli sözleşmenin 11/3 hükmünün açık olduğunu, madde de iş ile ilgili tüm vergi ve harçların ödemesini yapmak ibaresinin yer aldığını, ancak dava konusu edilen damga vergisinin iş ile ilgili bir vergi olmadığını, iş yapılmasa daha sözleşmenin imzalanmış olması nedeniyle verginin doğduğunu, işin sonradan yapılıp yapılmamasının ya da sözleşmeden farklı yapılmasının bu vergi yönünden önemli olmadığını, davacı şirketin sözleşmeyi imzalayan olduğunu vergi dairesinin davacı şirketten bu nedenle vergiyi talep ettiğini ve davacı tarafından ödendiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 09.07.2021 tarih ve 2019/348 Esas, 2021/578 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Her ne kadar iş ile ilgili vergi ve harçların davalı şirketin yükümlülüğünde olduğu kararlaştırılmış ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin dava konusuna konu edilmesi halini doğrudan üstlenilen edim ile ilgisinin olmadığı, sözleşmenin bizatihi delil olarak kullanılması amacıyla mahkemeye sunulduğu, bu haliyle delil olarak sunan taraf yönünden damga vergisi yükümlülüğünün doğduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Sözleşmenin uyuşmazlığa konu edilerek dava dosyasına delil olarak sunulması halinde dayanılan sözleşmenin geçerliliği yönünden kanunen belirlenen harcın tahsili gereklidir. Sözleşmenin delil olarak davacı tarafından dayanıldığı dikkate alındığında damga vergisinin yatırılması yükümlülüğünün bu durumda davacıda olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Kanunen vergi yükümlülüğünün hangi tarafta olduğu konusu doğrudan açıklığa kavuşturulmamış ise de, söz konusu belgeye dayanan tarafın bu belge için yatırılması gereken damga vergisini yatırma konusunda yükümlülüğünü de taşıması gerektiği anlaşıldığından davanın reddine '' dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından verilen 20.08.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle.

Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan eser sözleşmesinin 11. maddesinin 3. fıkrasında “iş ile ilgili tüm vergi ve harçların ödemesinin işveren (davalı) tarafından yapılacağı”nın belirtildiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu inşaattan kaynaklanan alacağının bir kısmını davalıdan alamadığından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1246 E. sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, davaya delil olarak da taraflar arasında aktedilen eser sözleşmesini sunduğunu, davaya bakan İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi hakiminin taraflarınca mahkemeye sundukları eser sözlemesinin fotokopisini ekleyerek,

Damga Vergisi Kanunu madde 26 gereğince İzmir Çakabey Vergi Dairesi Başkanlığı’na müzekkere yazarak, sözleşmeye dair damga vergisinin tahsil edilip edilmediğini, tahsil edilmemiş ise tahsil işleminin yapılarak, makbuzunun mahkemeye gönderilmesini istediğini, Çakabey Vergi Dairesi tarafindan taraflar arasındaki sözleşmeye bakılmaksızın davacı müvekkili şirketin İzmir’de, davalı şirketin ise İstanbul’da bulunması nedeniyle damga vergisi ödeme emrini sadece müvekkili şirkete gönderdiğini, davalı işverene ise her hangi bir ödeme emri göndermediğini,

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Çakabey Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 2019021113Fqq0000001 ihbarname numaralı vergi cezası ihbarnamesinin müvekkili şirkete 11.02.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu ihbarnamenin içeriğinin, karşı taraf ile müvekkili şirket tarafından 30.01.2014 tarihinde akdedilen eser sözleşmesinden dolayı vergi ziyanın sebebiyet verilmesi hususu olduğunu, yukarıda belirtildiği üzere 30.01.2014 tarihli eser sözleşmesi gereği sözleşmeden kaynaklanan tüm vergi ve harçları davalı tarafın ödemesinin gerektiğini, davalı şirket yetkilerine bu durumun telefon ve mail yoluyla bildirilmiş olmasına rağmen,

davalı tarafın söz konusu ödemeyi yapmadığını, müvekkili şirket adına şirket yetkilisi ...’a ait ...

Bankası A.Ş. ... ... nolu kredi kartından 19.04.2019 tarihinde 55.847,78 TL olarak yatırmak zorunda kaldığını, yerel mahkeme dosyasına vergi dairesinden gelen müzekkere cevabının da bu durumu doğruladığını, Damga Vergisi Kanunu gereğince sözleşmede imzaları bulunan tüm kişilerin müteselsilen ve müştereken damga vergisi ve cezasından sorumlu olduğunu, imzası olup da vergi dairesine ödeme yapan mükellefin diğer mükelleflere rücu hakkına sahip olduğunu, Kanun çerçevesinde şayet tarafların kendi aralarında verginin ne kadarından sorumlu olup, ödeneceğini belirtmişler ise o oranda (madde 7),

şayet bu oran yok ise eşit oranda ödeme yapmalarının gerektiğini, yerel mahkemece hatalı ve yanlış değerlendirme yapıldığını, davaya konu uyuşmazlığa esas teşkil eden sözleşmenin taraflarca serbest iradeleri ile imzalandığını, hukuka uygun olduğunu, söz konusu sözleşmenin işverenin sağlayacağı hususların düzenlendiği 11. maddesinin 3. Fırkasında.

“İş ile ilgili tüm vergi ve harçların ödemesinin işveren tarafından yapılacağı” nın belirtildiğini, yerel mahkemenin gerekçesinin mevzuata uygun olmadığını, müvekkili şirketçe; gerek kanuna gerekse sözleşmeye dayalı olarak davalı tarafından ödenmesi gereken damga vergisi müvekkili şirket tarafından ödendiğinden iş bu davanın açıldığını, tarafların serbest iradesi ile imzalanan eser sözleşmesinin 11. maddesinin 3. fırkası ve damga vergisi kanunu net olmasına rağmen yerel mahkemece bu durumun göz ardı edilmesinin kabul edilemeyeceğini, o zaman tarafların serbest iradeleri ile yapmış oldukları sözleşmeleri dikkate almayıp,

tarafların arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda dava açan tarafın, sözleşmenin vergi yükümlülüklerini yerine getirmesinin beklenmesi gerektiğini, ki bu durumun hukuka olan inancı körelteceğini, şayet taraflar arasında serbest irade ile imzalanan sözleşme olmasa idi, bu defa damga vergisi kanuna göre davacı ve davalı bu vergiyi %50 - %50 ödemek zorunda kalacaklarını, yerel mahkemece taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 11. maddesinin 3. fıkrası gerçersiz sayılacak ise en azından müvekkili tarafından ödenen paranın %50’sinin davalı tarafından ödenmesi kanuna uygun olarak tespit edilerek,

hüküm kurulmasının gerektiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme tarafından verilen eksik ve hatalı karar aleyhine istinaf yolunan başvurma zorunluluğu ortaya çıktığını belirterek kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı - borçlunun alacağın %20'sinden aşağıda olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptâli istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.

Taraflar arasında inşaat yapımı konulu 30.01.2014 tarihli eser sözleşmesi yapıldığı, işin bedelinin 2.800.000,00 TL+KDV olduğu, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, sözleşmenin sonuç kısmına göre sözleşmenin tek nüsha olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.

Davacı yüklenici vekili, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinin 11/3 maddesine göre iş ile ilgili tüm vergi ve harçların ödemesinin iş sahibi tarafından yapılacağının belirtildiğini, yapılan sözleşme nedeniyle vergi dairesi tarafından müvekkiline damga vergisi cezasının taahhuk ettirildiğini, müvekkili tarafından vergi dairesine damga vergisi cezasının ödendiğini belirterek ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemi ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ettiği; davalı iş sahibi ise sözleşmenin 11/3 maddesindeki düzenlemenin iş ile ilgili vergilerin ödenmesine ilişkin olduğunu, damga vergisinin iş ile ilgili olmadığından davalı iş sahibinin ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 3. maddesine göre damga vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Aynı Yasa'nın 24. maddesinde de damga vergisinin ödenmemesi veya noksan ödenmesinden dolayı alınması gereken vergi ve cezadan mükelleflere rücu hakkı saklı olmak üzere kağıtları ibraz edenler sorumlu olup vergi ve ceza, vergi için mükelleflere rücu hakkı olmak üzere kağıtları düzenleyenlerden alınacaktır şeklinde düzenleme yapılmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil sorumlulukta iç ilişki-paylaşım başlıklı 167. maddesinde aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olup, kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı olduğu, bu durumda borçlunun her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebileceği hükmü getirilmiştir.

(Yargıtay 15.H.D'nin 2018/4422 Esas ve 2019/566Karar sayılı ilamı)

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kâğıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette damga vergisine tabidir. Şu kadar ki, poliçe ve emre yazılı ticari senetlerin yalnız tedavüle çıkarılan nüshaları vergiye tabi tutulur." hükmüne yer verilmiştir. Düzenlemenin ikinci cümlesinin aksi düşüncesinden sözleşme nüshalarının tedavüle çıkarılmasa dahi damga vergisine tabi tutulacağı anlaşılmaktadır.

Üstelik, Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi gereği, damga vergisinden sorumluluk için vergiye tabi belgenin ibrazı da zorunlu değildir. Vergi sorumluluğu için, bu belgenin herhangi bir hususu kanıtlamak veya belli etmek için ibraz edilebilecek olması yeterli olup ibraz edilmesi gerekli değildir. (Yargıtay 15.H.D'nin 2016/5654 Esas ve 2018/1103 Karar sayılı kararı)

Somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11/3 maddesine göre iş ile ilgili tüm vergi ve harçların ödemesinin iş sahibi tarafından yapılacağının belirtildiği, ancak damga vergisi ve cezalarının kime ait olacağına dair bir hüküm ve düzenleme bulunmadığı, damga vergisinden sorumluluğun sözleşmenin düzenlenmesiyle doğduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin 11/3 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği;

bu durumda mahkemece davacı yüklenicinin tahakkuk ettirilip ödediğini belirtttiği damga vergisi ve cezaları ile ilgili vergi mevzuatı konusunda uzman bilirkişiden davacının taraflar arasında müteselsil sorumluluktan kaynaklanan rücu talebi 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 3, 22, 24 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddelerine göre değerlendirilip davacının davalıdan rücuen istemekte haklı olduğu damga vergisi miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp,

değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan bu husustaki davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,

2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2021 tarih ve 2019/348 Esas, 2021/578 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,

5-Davacı vekili tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine,

6-Davacı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/691, K. 2024/650, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Deliller, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/691
Karar No
2024/650
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/693 K.2024/680
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/694 K.2024/805
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/695 K.2024/651
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/695 K.2024/678
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/696 K.2024/648
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/696 K.2024/533

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.